bugününüz hangi şiir?

Anasayfa  \  Forumlar  \  Okuma  \  bugününüz hangi şiir?
 
ateşten zehrini tattım bu okun.
bir anda kül etti can elmasımı.
sanki burnum, değdi burnuna (yok) un,
kustum, öz ağzımdan kafatasımı.

bir bardak su gibi çalkandı dünya;
söndü istikamet, yıkıldı boşluk.
al sana hakikat, al sana rüya!
işte akıllılık, işte sarhoşluk!

nfk  

Lostcontrol

08 Şub 2015 23:53

Mesaj Gönder

heyhat diyesim geldi  

olimbera

09 Şub 2015 01:36

Mesaj Gönder

trafik

kentin baskısı kaldı bize
ve ışıkları trafiğin ya da kazası

oysa biz hep bir düş kazasında
yitirdik arkadaşlarımızı

karşıdan karşıya geçerken
eli bırakılan çocuklardık..


o insan kalabalığındaki
son gülümsemesiydi annemizin

sonra hangi tarafa geçsek karşıda kaldık!

zafer ekin karabay  

benvedunya

26 Mar 2015 23:47

Mesaj Gönder

eski diyarlardan bir gezgine rastladım.
iki büyük ve çıplak taş bacak dedi,
çölde dikili duruyor.
yanında, kumların üzerinde
yarı gömülü, parçalanmış bir baş duruyor.
onaylamayan kaşları,
soğuk ve alaycı gülümsemesi.
belli ki heykeltraşı onu çok iyi yakalamış.
öykünen eli ve besleyen yüreği ile
o cansız şeylere öyle bir damgalamış ki tutkuları,
bu güne kadar dayanmayı başarmış.
kaidesinde şu sözler yazıyor:
"benim adım ozymandias, kralların kralı.
eserlerime bak ey güç sahibi, ve kederlen!"
geriye başka hiç bir şey kalmamış.
o yokolmakta olan devasa harabenin etrafında ise
sınırsız ve çıplak,
yalnız ve dümdüz kumlar uzaklara doğru uzanıyor.  

tecrubeyle sabit

27 Mar 2015 21:42

Mesaj Gönder

kimsesizlik
yıllardır bir kıvılcım kapalı kında,
kimsesizlik dört yanımda bir duvar gibi;
mustaribim bu duvarın dış tarafında,
şefkatına inandığım biri var gibi.

sanıyorum saçlarımı okşuyor bir el,
kıpırdamak istemiyor göz kapaklarım;
yan odadan bir ince ses diyor gibi gel!
ve hakikat bırakıyor hülyamı yarım.

gözlerimde parıltısı bakır bir taşın,
kulaklarım komşuların ayak sesinde;
varsın yine bir yudum su veren olmasın,
baş ucumda biri bana ‘su yok’ desin de!  
fotoğrafı yok

itsmylife

06 May 2015 22:24

Mesaj Gönder

binlerce geyik ya da binlerce kuşun beraberliği
aşk, o benim en güzel hayvanımdır
en yeşil ormanların en yeşil mantığında
duyulmaz, öpülmez balığında deniz altlarının
ya da bir akşamüstü lokantası gibi
çöküp de köylülerin yorgun argın
aşk
çok belli bir dudakta iki kişi olmanın.

çok gördüm bir kadındır atlanıp gözlerinden
göz, o benim en deli hayvanımdır
bir fiildir ne zaman, durakalmış bir fiil
ucuza yaralanmış, vurulmuş serserilikten
gözdür, kim ne derse desin, bütün aşkların en serserisi
karasız, durgun ve küçülmüş bunca serüvenden
aşk
en bitirim acılarda en dayanıklı büyüyen.

tükenmez ağızlarda tükenmez seslenişler
ses, o benim en çoğul hayvanımdır
değil ki yaşarken, niteliksiz sevişirken
bendeki her şeye, sizdeki her şeye bir uzanım
ya da bir sıkıntıya renk katar gibi
fışkırmış içinden bunca kısırlığın
ses
en kesin çığlıkları kendiyle konuşmanın.

duygular patronu, özeti meyhanelerin
laleler, onlar ki benim en çiçek hayvanlarım
elinde bir çakıyla her zaman bahriyeli
durup en değersiz yerinde kaldırımların

ya da bak kardeşim benim adım süleyman
orası karşı kaldırım, orospu bahçeleri..
bana kalırsa yan yana gelmeyelim
bahriyeli!
belki bir sıkıntı var denizsiz gemilerin.

bir sorumsuz kapı çalar her sabahleyin
kapılar, onlar ki benim en kadın hayvanlarım
oysa ben her türlü kıpırtının ardından
bir böcek, bir ışık ve yoksullar gibi korkarım
ya da bir yolculukta bunalmış gibi
varıp da farkına uzaklığımın
korkular
bak kardeşim benim adım ismayıl
kafamı kızdırma adamı bıçaklarım.

binlerce yıl da binlerce yılın niteliği
zulümler, onlar ki benim en kesin hayvanlarım
tunç öküzler içinde yanması esirliğin
en soysuz ağızları en katı mantıkların
ya da bir neron'un yeniden gelişi gibi
görüp de halini deşilmiş karınların
aşk
en bitirim acılarda en dayanıklı kalmanın.

sen miydin acı lale, cam dışları gibi gösterişli
laleler, onlar ki benim yakınlık arkadaşlarım
en canlı yüreklerin en canlı mantığında
sürüler, sürüler, insan sürülerinin
ya da bir sivaslının gölgesi gibi
karanlık, ağır, mahzun dönmenin
laleler
kim bilir nerde kim bilir kimi sevdiğimin.  

bojack

07 May 2015 07:30

Mesaj Gönder

nazım baba'nın, varşova'da aşağıdaki bach eserini dinlerken yazdığı şiiri..ne kadar da benziyor günlerimize..

http://tinyurl.com/pehksbr

güz sabahı üzüm bağında
sıra sıra büklüm büklüm kütüklerin tekrarı,
kütüklerde salkımların,
salkımlarda tanelerin,
tanelerde aydınlığın.

geceleyin çok büyük çok beyaz evde,
herbirinde ayrı ışık,
pencerelerin tekrarı.

yağan bütün yağmurların tekrarı,
toprağa, ağaca, denize,
elime, yüzüme, gözüme
ve camda ezilen damlalar.

günlerimin tekrarı
birbirine benzeyen,
benzemeyen günlerimin.

örülen örgüdeki tekrar,
yıldızlı gökyüzündeki tekrar,
ve bütün dillerde “seviyorum”un tekrarı
ve yapraklarda ağacın tekrarı.
ve her ölüm döşeğinde acısı tez biten yaşamanın.

yağan kardaki tekrar,
incecikten yağan karda,
lapa lapa yağan karda,
buram buram yağan karda,
esen tipide savrularak
ve yolumu kesen kardaki tekrar.

çocuklar koşuyor avluda,
avluda koşuyor çocuklar.
ihtiyar bir kadın geçiyor sokaktan,
sokaktan ihtiyar bir kadın geçiyor,
geçiyor sokaktan ihtiyar bir kadın.

geceleyin çok büyük, çok beyaz evde
herbirinde ayrı ışık
pencerelerin tekrarı.

salkımlarda tanelerin,
tanelerde aydınlığın.

yürümek iyiye, haklıya, doğruya
dövüşmek yolunda iyinin, haklının, doğrunun
zaptetmek iyiyi, haklıyı, doğruyu.

sessiz gözyaşın ve gülümsemen gülüm,
hıçkırıkların ve kahkahan gülüm.
pırıl pırıl beyaz dişli kahkahanın tekrarı.

güz sabahı üzüm bağında
sıra sıra, büklüm büklüm kütüklerin tekrarı
kütüklerde salkımların
salkımlarda tanelerin
tanelerde aydınlığın,
aydınlıkta yüreğimin.

tekrardaki mucize gülüm,
tekrarın tekrarsızlığı…  

bojack

14 May 2015 06:42

Mesaj Gönder

bugün de ince
bugün de kırıldı kırılacak
bugün de
tam nerede kalmışsam  

bojack

03 Haz 2015 21:51

Mesaj Gönder

bi kuşun kanadında
bi zeytin dalında
ünleyelim mutlulukları
haber yollayalım
tüm dünyaya

gelin bırakalım
tüm korkuları
sevgiyle evrene
tutuşalım kardeşçe
dostça elele
dans edelim birlikte
yaşam diye çekelim havayı içimize
üfleyelim mutluluğu tüm evrene

atalım
sevgi, aşk tohumlarını
kararsız, huzursuz
kalplerin üzerine
bıkmadan, usanmadan,asla vazgeçmeden
sabırla bekleyelim
umutların yeşermesini

saatlerce bakalım
denize, gökyüzüne, yeşile
sevgili her an gelecek gibi
verdiğimiz sözü tutalım evrene
ömür geçsede

yaşadık mı en büyük aşkı yaşayalım
evrene karışalım birlikte

neşe, sevinç verelim
tüm evrene
en güzel mutluluk şarkılarını dinleyelim alabildiğince

doğan kuşunun mutluluk kanatları gibi
çırpalım ellerimizi özgürce
ünleyelim mutlulukları evrene
bekleyelim mucizeleri
gelsin ailemize, ülkemize...  

kelebex

04 Haz 2015 13:10

Mesaj Gönder

kimsenin öldüğü yok, yaşadığı da
herkes biraz var o kadar!  

bojack

02 Tem 2015 19:21

Mesaj Gönder

.....  

En son prd tarafından 15 Ağu 2018 09:51 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
fotoğrafı yok

prd

26 Tem 2015 02:44

Mesaj Gönder

göğe bakma durağı/turgut uyar  
fotoğrafı yok

apso

28 Tem 2015 15:06

Mesaj Gönder

her şeyden biraz kalır
kavanozda biraz kahve
kutuda biraz ekmek
insanda biraz acı
#turgutuyar  
fotoğrafı yok

italyanmaz

05 Ağu 2015 08:59

Mesaj Gönder

zamansız gelme elim kolum dağınıksa sarılamam.

#turgutuyar  
fotoğrafı yok

italyanmaz

05 Ağu 2015 09:00

Mesaj Gönder

ceyhun yılmaz - müjgan  

Obs

09 Ağu 2015 23:51

Mesaj Gönder