funny games / ölümcül oyunlar / 1997

Anasayfa  \  Forumlar  \  Sinema & TV  \  funny games / ölümcül oyunlar / 1997
 
yönetmen : michael haneke
senaryo : michael haneke
oyuncular : susanne lothar, ulrich mühe, arno frisch, frank giering, stefan clapczynski

yapım yılı : 1997
yapım ülkesi : avustralya
orijinal dili : almanca, fransızca, italyanca
filmin süresi : 108 dakika
vizyon tarihi : 12.10.1997

anna,georg ve genç oğulları georgie, tatil için göl kenarındaki evlerine gelmişlerdir. komşuları fred ve eva onlardan önce gelip yerleşmişlerdir. anna ve george, komşuları ile güzel havanın nimetlerinden yararlanmak için ertesi gün golf oynamak üzere sözleşirler. daha sora baba ile oğul yeni elden geçirilmiş yelkenlileri ile ilgilenirken, anna iyi görünümlü bir genç olan peter tarafından ziyaret edilir. peter, eva'nın yemek pişirdiğini ve yumurtaya ihtiyaç duyduğunu söyleyerek, anna'dan yumurta rica eder. bu isteği iyi niyetle kabul eden anna, bir an duraladıktan sonra peter'e arazilerine nasıl girdiğini sorar. genç adam çitlerinde bir delik olduğunu, oradan geçtiğini deliği ise ona fred'in gösterdiğini söyler. iyi başlayan tatil kabusa dönüşmek üzeredir.…

 

haQQo

21 May 2010 13:17

Mesaj Gönder

michael haneke filmlerini sever ya da sevmezsiniz. ben sevip ama pekte
anlamayanlar grubundanım . çok kere bir sahne üzerine düşünürken zorlanıyor
bazılarını epey basit buluyorum.

funny games filmini popüler filmlerden daha çok sanatsal diyebileceğimiz
filmler izleyen bir arkadaşım tavsiye etmişti.
daha önce izlemiş olduğunuz bütün piskopat, cani, şiddet, dram filmlerini
unutmanızı, filmi oturup tek başınıza izlemenizi tavsiye ediyorum..
filmin o kadar sert bir havası var ki, müziği ve havasıyla sizi ciddi şekilde
rahatsız ediyor...

alışık olmadığınız çekim açıları ve kamera kullanımı.
eğer kolay sıkılan biriyseniz bazı sahneler cidden sizi sıkabilir.
mesala kamera bir sahne için dakikalarca (evet abartmıyorum, dakikalarca
hareketsiz kalabiliyor.) hareketsiz durabiliyor. "4 oda" filmini izleyenler
bilir. (2 kez izleyip 3.sü için bahane arıyorum) 4.oda da tek kamera vardır.
hiç kesilmeden görüntü devam eder. ve bu izleyiciyi yorar. funny games'te
bu yorucu sahnelerin farklı bir türünü görmek mümkün.
film daha ilk sahneler itibariyle tuhaf bir filmle karşılaşacağınız yönünde
sinyaller veriyor. klasik bir müziğin bir anda kesilip yerine marilyn manson
tarzı kulak tırmalamalayıcı bir müzik, ekranı kaplayan kıpkırmızı yazılar...

haneke sizi aslında filme hazırlıyor.
film giriş sahnesinden sonra sizi delirtircesine uzun ve bunaltıcı bir
sahneyle devam ediyor. boğuluyorsunuz cidden. nefes alamıyorsunuz.
haneke'nin piyanist filminde de oynayan susanne lothar'ın muhteşem
oyunculuğuna hayran kalacağınızın garantisini veriyorum.
böyle bir oyunculuk 40 yılda bir sergilenir. ve eğer bu harikulade oyuncuyu
izlemezseniz sinema adına çok şey kaybetmiş olacaksınız. haneke sevmiyor
olabilirsiniz.
ama sadece bu kadın için bile izlenilebilecek bir film funny games.

kapınız çalınıyor. bir mutfak malzemesine ihtiyacı olan biri tüm masum yüz
ifadesiyle karşınızda duruyor.
ne yapardınız?
anna'da sizin yaptığınız yapıyor zaten...
....
....
filmin kötü adamlarını genelde sevmeyiz. (genelde diyorum çünkü bazen kötü
tarafta olabiliyorum. kime göre kötü? sorusu da sorulabilir tabi. he-man'da
"hep" iskeletor’dan, clementine'de bazen ateş adamdan, lost'da bazen "ben"den yana olabiliyorum) işte bu filmde sevmemekle kalmayıp bu adamlardan nefret ediyorsunuz. ben öyle bir olaya maruz kalsam ve ellerinden kurtulsam onlara nasıl işkence ederim diye hayal ediyorken kaçırdığım sahneleri geri almak
zorunda kaldım.

filmde pekte alışık olmadığımız bir şeyle daha karşılaşıyorsunuz. kötü adamlar kameraya bakıyor ve sizle iddiasına girmek istediklerini söylüyorlar. bir anda iyice kafayı sıyırıyorsunuz.

bebek yüzlü denebilecek
katillerin vurdum duymazlığı, işlerini yaparken çok normal bir şey
yapıyorlarmış gibi hal ve hareketleri sizi daha da çok sinirlendiriyor...

ve son olarak şunu derim;
her an tuhaf bir şeylerlerle karşılaşmaya hazır olun. oksijeni bol bir yerde
filmi izleyin.
zira çok ihtiyacınız olacak...  

haQQo

21 May 2010 13:19

Mesaj Gönder

timis oyuncularının mezun kadrosu bu sene oyunlaştırdılar bu metni ''yap-boz'' adıyla sahneliyorlar  

Bjonez

21 May 2010 13:20

Mesaj Gönder

aynı yönetmen tarafından bu sefer ingilizce olarak çekilen 2007 yapımı versiyonuda mevcuttur.

oyuncular çok daha bilindik olmasına rağmen "yılın en kötü" filmleri arasında gösterilmiştir.

henüz izleme fısrsatı bulamadım.  

haQQo

21 May 2010 13:25

Mesaj Gönder

marcher seule demiş ki:
bu film ömrümü tüketmiştir
yumurta mevzusunda saçımı başımı yoldugumu hatırlıyorum


kamera arkasında olsaydım samimi söylüyorum o p.çi bıcaklardım.
bu kadar gerildiğimi hatırlamıyorum.  

haQQo

21 May 2010 13:26

Mesaj Gönder

yumurta olayını kapatalım isterseniz.
çünkü filmi izlemeyenler filmin yumurta sahnesinden ibaret olduğunu düşünebilir.  

haQQo

21 May 2010 13:31

Mesaj Gönder

tesadüfi bir kronolojinin 71 parçası filminde ki masa tenisi sahnesi sırasında boğuluyorum sanmıştım.
şaka bir yana izlemesi zor kavraması zor bir yönetmen.
filmlerinde soğuk bir şiddet var kansız, insanin gözüne sokulmayan ama soğukkanlılıkla sıradan insanlarca uygulanan şiddet.
modern insanın sorunlarını suratına tokat gibi vuran bir yönetmen.
tekinsizliği, kaosu,yabancılaşmayı gayet mükemmel irdeleyen yönetmen.  

cakma ninca

21 May 2010 13:33

Mesaj Gönder

marcher seule demiş ki:
Neutral aklımda kalanları söyledim


yani sadece bu kadar mı kaldı aklında Confused

tv sahnesi karşısındaki olaylar, camdan kaçma girişimleri, kayık sahnesi Confused  

haQQo

21 May 2010 13:34

Mesaj Gönder

cakma ninca demiş ki:
tesadüfi bir kronolojinin 71 parçası filminde ki masa tenisi sahnesi sırasında boğuluyorum sanmıştım.
şaka bir yana izlemesi zor kavraması zor bir yönetmen.
filmlerinde soğuk bir şiddet var kansız, insanin gözüne sokulmayan ama soğukkanlılıkla sıradan insanlarca uygulanan şiddet.
modern insanın sorunlarını suratına tokat gibi vuran bir yönetmen.
tekinsizliği, kaosu,yabancılaşmayı gayet mükemmel irdeleyen yönetmen.


Bravo çok iyiydi.  

haQQo

21 May 2010 13:35

Mesaj Gönder

yumurta değilde ben de golf sopasını çağrıştıran film, el insaf bu kadar da olumazki ...  

zeke

21 May 2010 13:39

Mesaj Gönder

mükemmel bir filmdi,,keşke amerikanlar çekmeseydi bunuda..  

tecrubeyle sabit

21 May 2010 13:40

Mesaj Gönder

bence daha fazla anlatmayın filmi.
bu arada kendisi proje konumdu. kendisine az küfretmedim. aslen bavyeralıdır. ama kendisi avusturyalı olarak bilinir. felsefe mezunudur. cinsin önde gidenidir.
hem çok sevdiğim hem de ana avrat düz gittiğim iki yönetmenden birisidir. diğeri de gaspar noe'dur  

cakma ninca

21 May 2010 13:42

Mesaj Gönder

tecrubeyle sabit demiş ki:
mükemmel bir filmdi,,keşke amerikanlar çekmeseydi bunuda..


amerikanlar çekmedi.
amerikalılar için çekti.

aynı yönetmen.  

haQQo

21 May 2010 13:48

Mesaj Gönder

cakma ninca demiş ki:
bence daha fazla anlatmayın filmi.
bu arada kendisi proje konumdu. kendisine az küfretmedim. aslen bavyeralıdır. ama kendisi avusturyalı olarak bilinir. felsefe mezunudur. cinsin önde gidenidir.
hem çok sevdiğim hem de ana avrat düz gittiğim iki yönetmenden birisidir. diğeri de gaspar noe'dur


gaspar noé'nun hiçbir filmini izlememişim.
takibe aldım amcayı  

haQQo

21 May 2010 13:49

Mesaj Gönder

marcher seule demiş ki:
kumanda ile zamanı geri alma sahnesi enteresandı evet

kayıktaki mevzuyu anlayamadım
kadının elinde bıçak vardı iplerini açmaya çalışıyordu sonra ittiler
ee? bi gösterselerdi hatunu Neutral


dediğin kadar kısa bir sahne değildi  

haQQo

21 May 2010 13:50

Mesaj Gönder




Sayfa:  1 2   Sonraki