- abla peki napıyo şimdi?
+ uyumuş...
- odası nasıl peki ?
+ güzel.
- ya anlatsana abla ya, geçen ne güzel anlatıyordun...
+ uykum geldi eksper, yarın anlatcam söz, uyu canım şimdi...
- offf abla ya...
+ hadi ama, hadi iyi uykular...
- yaaa!!
ne kadar yalvarsam, ne kadar bacaklarımla ranzanın üstünde yatan ablamın yatağını tekmelesem de artık işe yaramazdı, ablam bir kere uyudu mu uyanmazdı. ben de gözlerimi kapadım, iş başa düşmüştü, o an ne yaptığını hayal etmeye çalıştım, odasını, geceliğini, uyurken ne tarafa döndüğünü.
***
ablam beni arkasında gözü olduğuna inandırmıştı, böylece herkesin o an ne yaptığını görebiliyordu, 6 yaşındaydım ve bu sayede benim süper kahramanım olmuştu. akşam yattığımızda, ranzanın altından seslenir, uyumasın diye dua ederek, merak ettiğim insanların o an ne yaptığını sorardım, o da "tamam şimdi buldum evini", "dur eve gireyim, tamam şimdi gördüm, odası şöyle, odası böyle", diye anlatır, ben de heyecanla dinlerdim.
sınıftan hoşlandığım kızı ilk ablama anlatmıştım, o da söz vermişti, bir akşam onu da anlatacaktı bana, o akşam uykusu vardı ama, en azından yarının sözünü almıştım.
ertesi gün, adile naşit'in uykudan önce programını izleyip odamıza yollandıktan sonra, yatağıma yatar yatmaz sordum, "abla baksana ya napıyor?", "tamam" dedi, anlatmaya başladı;
odasında oturmuş, bebekleriyle oynuyordu, annesi geliyordu sonra, saçını tarayıp yatırıyordu onu, geceliği, yorganı, tüm oda pembeydi, yatar yatmaz uyumuştu. ablam anlatırken kafamda canlandırıyor, arada merak ettiğim detayları soruyordum. sonunda ablam yoruldu, "hadi bakalım eksper" dedi, "bak o da uyudu, biz de uyuyalım", teşekkür ettim, huzurla uyudum.
***
"acaba şu anda ne yapıyordur" sorusu ile ablam sayesinde erken yaşta tanışmıştım, gerçi o zamanlar bu soruyu sormak kolaydı, çünkü cevabı genelde "uyuyor" oluyordu, o zamanlar bu soru bilmek istemeyeceğiniz, ya da kafamızda canlandırmaktan korkacağımız cevaplara sahip olmuyordu.
askerde nöbet tutarken uzaklara bakar, "acaba arkadaşlarım ne yapıyordur şimdi" diye düşünürdüm, "kesin bardadırlar, baksana cumartesi akşamı, eğleniyorlardır" diye geçirirdim içimden, gurbetteyken ise ailemin ne yaptığını düşünürdüm, "annem çayı demlemiştir şimdi, kurabiye de vardır, ohh mis" diye düşünür, sigaramdan derin bir nefes çekerdim.
eski sevgililer için aklıma gelirdi en çok bu soru, ayrıldıktan sonraki gün hele, telefonu açılmazken ya da, düşünürdüm, "acaba napıyordur şimdi", kafamda hiç bir zaman iyi şeyler canlanmazdı, nerede olduğunu ne yaptığını merak ederdim, bir yandan da düşünmek istemez, kafamı dağıtmaya çalışırdım.
hangimiz bilmek isterdik ki; "uyuyor" cevabı yetmezdi zira, sonrasında sesimiz titreyerek şunu sorardık, "peki nerede?", o da yetmezdi ama, en zor olanı "kiminle?" idi.
asıl öğrenmek istediğimiz, bizimle yaptıklarını yapıp yapmadığıydı, özel olmak istemekti biri için zaten onu sevmek.
ve onun şu an bize özel sandığımızı başkalarıyla paylaşıyor olduğu düşüncesiydi ölüm.
terkedildiğinde "nereye gidiyorsun" diye sormak belki de.
nereye giderlerdi ki, bıraktıktan sonra?
***
ablamla yine bu oyunu oynadığımızı gördüm rüyamda, yaramaz değildim artık, hareketsiz yatıyordum ranzanın altında;
- abla o napıyor ?
+ dur buldum apartmanını.
- ...
+ tamam odasına girdim.
- ...
+ ...
- napıyor?
+ ...
- söyle ya!
+ boşver eksper...
- söyle lütfen!
+ boşver dedim!
- abla yaaaa!!!
+ ...
- eskiden sen çok yaramazdın eksper hatırladın mı?
+ o zamanlar yaram azdı abla, o zamanlar yaram azdı...
+ uyumuş...
- odası nasıl peki ?
+ güzel.
- ya anlatsana abla ya, geçen ne güzel anlatıyordun...
+ uykum geldi eksper, yarın anlatcam söz, uyu canım şimdi...
- offf abla ya...
+ hadi ama, hadi iyi uykular...
- yaaa!!
ne kadar yalvarsam, ne kadar bacaklarımla ranzanın üstünde yatan ablamın yatağını tekmelesem de artık işe yaramazdı, ablam bir kere uyudu mu uyanmazdı. ben de gözlerimi kapadım, iş başa düşmüştü, o an ne yaptığını hayal etmeye çalıştım, odasını, geceliğini, uyurken ne tarafa döndüğünü.
***
ablam beni arkasında gözü olduğuna inandırmıştı, böylece herkesin o an ne yaptığını görebiliyordu, 6 yaşındaydım ve bu sayede benim süper kahramanım olmuştu. akşam yattığımızda, ranzanın altından seslenir, uyumasın diye dua ederek, merak ettiğim insanların o an ne yaptığını sorardım, o da "tamam şimdi buldum evini", "dur eve gireyim, tamam şimdi gördüm, odası şöyle, odası böyle", diye anlatır, ben de heyecanla dinlerdim.
sınıftan hoşlandığım kızı ilk ablama anlatmıştım, o da söz vermişti, bir akşam onu da anlatacaktı bana, o akşam uykusu vardı ama, en azından yarının sözünü almıştım.
ertesi gün, adile naşit'in uykudan önce programını izleyip odamıza yollandıktan sonra, yatağıma yatar yatmaz sordum, "abla baksana ya napıyor?", "tamam" dedi, anlatmaya başladı;
odasında oturmuş, bebekleriyle oynuyordu, annesi geliyordu sonra, saçını tarayıp yatırıyordu onu, geceliği, yorganı, tüm oda pembeydi, yatar yatmaz uyumuştu. ablam anlatırken kafamda canlandırıyor, arada merak ettiğim detayları soruyordum. sonunda ablam yoruldu, "hadi bakalım eksper" dedi, "bak o da uyudu, biz de uyuyalım", teşekkür ettim, huzurla uyudum.
***
"acaba şu anda ne yapıyordur" sorusu ile ablam sayesinde erken yaşta tanışmıştım, gerçi o zamanlar bu soruyu sormak kolaydı, çünkü cevabı genelde "uyuyor" oluyordu, o zamanlar bu soru bilmek istemeyeceğiniz, ya da kafamızda canlandırmaktan korkacağımız cevaplara sahip olmuyordu.
askerde nöbet tutarken uzaklara bakar, "acaba arkadaşlarım ne yapıyordur şimdi" diye düşünürdüm, "kesin bardadırlar, baksana cumartesi akşamı, eğleniyorlardır" diye geçirirdim içimden, gurbetteyken ise ailemin ne yaptığını düşünürdüm, "annem çayı demlemiştir şimdi, kurabiye de vardır, ohh mis" diye düşünür, sigaramdan derin bir nefes çekerdim.
eski sevgililer için aklıma gelirdi en çok bu soru, ayrıldıktan sonraki gün hele, telefonu açılmazken ya da, düşünürdüm, "acaba napıyordur şimdi", kafamda hiç bir zaman iyi şeyler canlanmazdı, nerede olduğunu ne yaptığını merak ederdim, bir yandan da düşünmek istemez, kafamı dağıtmaya çalışırdım.
hangimiz bilmek isterdik ki; "uyuyor" cevabı yetmezdi zira, sonrasında sesimiz titreyerek şunu sorardık, "peki nerede?", o da yetmezdi ama, en zor olanı "kiminle?" idi.
asıl öğrenmek istediğimiz, bizimle yaptıklarını yapıp yapmadığıydı, özel olmak istemekti biri için zaten onu sevmek.
ve onun şu an bize özel sandığımızı başkalarıyla paylaşıyor olduğu düşüncesiydi ölüm.
terkedildiğinde "nereye gidiyorsun" diye sormak belki de.
nereye giderlerdi ki, bıraktıktan sonra?
***
ablamla yine bu oyunu oynadığımızı gördüm rüyamda, yaramaz değildim artık, hareketsiz yatıyordum ranzanın altında;
- abla o napıyor ?
+ dur buldum apartmanını.
- ...
+ tamam odasına girdim.
- ...
+ ...
- napıyor?
+ ...
- söyle ya!
+ boşver eksper...
- söyle lütfen!
+ boşver dedim!
- abla yaaaa!!!
+ ...
- eskiden sen çok yaramazdın eksper hatırladın mı?
+ o zamanlar yaram azdı abla, o zamanlar yaram azdı...
tebrikler.harikulade
teşekkür ederim, beğendiğinize sevindim.
okumadım
pişman değilim
hee emege saygı ? o baska..
yüreğine saglık.
iyi geceler
pişman değilim
hee emege saygı ? o baska..
yüreğine saglık.
iyi geceler
"o şimdi ne yapıyordur" düşüncesi yalnızlığın kabuğunu kaldırıp kanatmaya çalışmaktan başka bişey değil.......
uyuyordur
cok iyimiis tebrriiklleeer
yaram-az-dı, yaram-azdı!
| Alıntı: |
| ve onun şu an bize özel sandığımızı başkalarıyla paylaşıyor olduğu düşüncesiydi ölüm. |
budur insan en derinden yaralayan...
güzeldi emeğine, yüreğine sağlık..
önyargılı davranıp yazanı gördükten sonra okumadım
+ uyuyordur
+ uyuyordur
ne gerek vardı...
herzamanki gibi yine başarılı olmuş.
kimyon, redwine, neyin pesindesiniz : teşekkürler.
emelaydogan, manevra: çok şey kaybettiniz.
emelaydogan, manevra: çok şey kaybettiniz.
acaba ne yapıyor endişesini uyuyor gülümsemesiyle cevaplamak iyi gelecek teşekkürler : )
yine tebessümle kendime ait anıları canlıdırarak okudum eline sağlık..
yine tebessümle kendime ait anıları canlıdırarak okudum eline sağlık..
seninle ilgili hiçbir şey duymasam şimdi.. dişlerimi çürüten o bakışlarının, kimlerin ağzını tehdit ettiğini bilmesem; neredesin, kiminlesin hiç haber almasam..
yarasını değil belki ama hikayesini seven biri gibi hiç iyileşmesem diyorum..
zaten neden sevdim ki, git yanan bir kibriti avucunun ortasında söndür diyorum.. yara en çok avucunun içindeyse sana aittir; sıkarsın avucunu, canın yanar ama senden başka kimse bilmez neden acıdığını..
bazen yalan için çekilen acı, gerçek için çekilen acıdan daha gerçek..
şimdi yaralarımla konuşuyorum..
beraber, sahte ya da gerçek, zamanlı ya da seçilmiş, merhaba ya da elveda bir sevişmenin sonrasında; buz gibi bir suyla yüzlerimizi yıkayıp, vantilatörün karşısına geçmek istemiştik ya hani.
biz bunu bile yapamadık..
ve sen şimdi başka bir yerde de mutlu olabiliyorken, unutmayı seçebiliyorken, başka birinin hiç sözü edilmeyecek hikayesiyle bile hayatta kalabiliyorken..
ben seni soranlara 'bana uygun gördüğü ayrılık, kendine hazırladığı aşklı yalnızlıktan daha kıymetliymiş' diyorum gülümseyerek..
artık nasıl sevdiğimizi, nasıl seviştiğimizi sormuyor ki kimse;
bir ayrılığı hikayesi büyütür, bir yarayı kabuğu özetler, bir aşkı unutma süresi anlamlı kılar..
hem sen artık uyuyabiliyorsun bile.. bizi şimdi kim merak eder?
yarasını değil belki ama hikayesini seven biri gibi hiç iyileşmesem diyorum..
zaten neden sevdim ki, git yanan bir kibriti avucunun ortasında söndür diyorum.. yara en çok avucunun içindeyse sana aittir; sıkarsın avucunu, canın yanar ama senden başka kimse bilmez neden acıdığını..
bazen yalan için çekilen acı, gerçek için çekilen acıdan daha gerçek..
şimdi yaralarımla konuşuyorum..
beraber, sahte ya da gerçek, zamanlı ya da seçilmiş, merhaba ya da elveda bir sevişmenin sonrasında; buz gibi bir suyla yüzlerimizi yıkayıp, vantilatörün karşısına geçmek istemiştik ya hani.
biz bunu bile yapamadık..
ve sen şimdi başka bir yerde de mutlu olabiliyorken, unutmayı seçebiliyorken, başka birinin hiç sözü edilmeyecek hikayesiyle bile hayatta kalabiliyorken..
ben seni soranlara 'bana uygun gördüğü ayrılık, kendine hazırladığı aşklı yalnızlıktan daha kıymetliymiş' diyorum gülümseyerek..
artık nasıl sevdiğimizi, nasıl seviştiğimizi sormuyor ki kimse;
bir ayrılığı hikayesi büyütür, bir yarayı kabuğu özetler, bir aşkı unutma süresi anlamlı kılar..
hem sen artık uyuyabiliyorsun bile.. bizi şimdi kim merak eder?