- tam iki göğüsümün ortasından sokacaksın, kaburgaların bittiği yerden tam, heh orası...
+ hayır eksper ya, yapamam!
- yap, yap bir şey olmaz merak etme...
+ nasıl olmaz ya!
- bak halen inanmıyorsun bana...
+ tamam inanıyorum, tamam.
- hayır inanmıyorsun, sok şunu artık, tam buradan sokup aşağıya doğru dik bir şekilde çekeceksin, bu kadar basit...
+ bak gidiyorum...
- hayır, madem inanmıyorsun, keseceksin!
+ hayır ya!
yapamayacağını anlayınca, bıçağı tutan eline bastırdım, onun çığlıkları arasında bıçağı göğsüme tamamıyla sokup, elini aşağı doğru ittirdim, kan akmadığını görünce bağırmayı kesti, merakla benim desteğime ihtiyaç duymadan, bıçağı göbeğimin bitimine kadar çekti ve çıkardı. bıçak kirlenmemişti. ellerimle kesiğin iki yanını tutarak, tüm gücümle içimi açtım.
merakla kafasını eğdi, içeriye baktı, "nasıl olur ama" dedi şaşkınlıkla, "boşmuş" gerçekten. ellerimi çektim, kesiğin iki yanı bir araya geldi tekrar, "diker misin, açık kalmasın böyle" dedim, halen şaşkındı, "olur" anlamında başını salladı. elimi uzatıp, yanağını okşadım. "bak iğne ile ip dolabın orada", ayağa kalktı, "neden ama, nasıl olur ki" diye mırıldandı. üzülmüştü benim için, ona bir açıklama borcum vardı.
kalın siyah ipi, iğneye geçirip, kesiği dikmek için yanımda diz çökünce, anlatmaya başladım;
***
en çok hayatında hiç bir kız ile birlikte olmamış erkekleri kıskanıyorum, zira onların içleri halen dolu, yaşamlarına ödünç bir ruh ile bomboş devam etmek zorunda değiller, halen bir şansları var, aslında özenir erkekler, çok sayıda kız ile birlikte olmuş olanlara, ama bilmezler ki, hayatına soktuğun her kız bir şeyler alıp götürür giderken, hadi evinden aldıkları ve asla geri getirmedikleri; dvd'ler, kitaplar, fotoğraf makinaları bir şey değil de, içinden aldıklarını yerine de koyamazsın ki...
benim mesela;
midemi kızartma yapmayı çok seven, patlıcan kızartırken tüm yağı patlıcana emdiren, küp şeklinde kestiği soğanları pembeleşenciye kadar değil de, kararıncaya kadar pişirmeyi seven bir kız aldı...
akciğerimi günde iki paket sigara içen lakin buna rağmen ağzı güzel kokan bir diğeri. iki sigara alır ağzına, ikisini de aynı anda yakar birini bana uzatırdı her seferinde, onun dudağıyla ıslanmış izmaritin tadı yüzünden tiryaki oldum ben de...
karaciğerimde hepsinin biraz payı var, ya çok mutlu ettiler beni keyfimden içtim, ya da çok üzdüler hüznümden, ama en çok kısa süreli varolanlar bitirdi onu, ben en çok sevmediğim biriyle sevişebilmek için içtim, anılarımla yüzleşmemek, yanımda biri ile uyuyabilmek için hatta...
solunum sistemimi iki tanesi paylaştı;
peşinden çok koşturan biri, dalakımı aldı, meğersem şişmiş dalak severmiş, ondan sökmeden önce onu benden, koşturmuş o kadar peşinden...
nefessiz bırakmıştı birinin güzelliği beni, onu görsem yeter, nefes almasam da olur dedim, soluk borumu almasına ses etmedim...
değerli organlar bitince zaten, batan eksper'in malları bunlar diye lime lime ettiler beni, pankreasım, apandisim, bağırsaklarım, ne işe yaradığını bilmediğim tüm organlarım kapışıldı gitti...
kalbi sorarsın sen şimdi, yani ruhumu, en son zaten o gitti, beni nasıl acıtabileceğinin planlarını yapan biri aldı, götürdü onu, o zamandan beri hissetmiyorum da artık...
ilk kaybettiğim organı sökerlerken çok acımıştı, sonra alışmaya başladım ama yine ufak sızlamalar oluyor, az da olsa canım yanıyordu, fakat ruhum gittikten sonra artık hiç bir şey hissetmez oldum, baksana az önce göğsümü yardın, bıçağın soğukluğunu bile hissetmedim...
***
dikişi bitirmişti, ipi ağzına götürüp kopardı, iğneyi yere fırlatıp yanıma uzandı, "gördün mü bak, sana verebileceğim hiçbir şeyim yok" dedim, "iç organlarından bana ne" dedi ukala bir tavırla, "bana beyin lazım, söylemiştim sana", hatırlıyor muyum diye anlamaya çalışarak suratıma baktı, hatırlıyordum, herhangi bir insan evladının beni seksi bulmasının imkansız olduğunu ispatlamaya çalışırken ona, "ben zeki erkekleri seksi bulurum" demişti ilk tanıştığımızda, annemin bana hamileyken yediği keçi boynuzları, içtiği ballı sütler sonunda işe yaramıştı. "hatırlıyorum" dedim, eğilip alnımı öptü.
bir beynim kalmıştı benden geriye, onu da kaptırmak üzereydim "brain,brain" diye dolaşan bir zombiye.
+ hayır eksper ya, yapamam!
- yap, yap bir şey olmaz merak etme...
+ nasıl olmaz ya!
- bak halen inanmıyorsun bana...
+ tamam inanıyorum, tamam.
- hayır inanmıyorsun, sok şunu artık, tam buradan sokup aşağıya doğru dik bir şekilde çekeceksin, bu kadar basit...
+ bak gidiyorum...
- hayır, madem inanmıyorsun, keseceksin!
+ hayır ya!
yapamayacağını anlayınca, bıçağı tutan eline bastırdım, onun çığlıkları arasında bıçağı göğsüme tamamıyla sokup, elini aşağı doğru ittirdim, kan akmadığını görünce bağırmayı kesti, merakla benim desteğime ihtiyaç duymadan, bıçağı göbeğimin bitimine kadar çekti ve çıkardı. bıçak kirlenmemişti. ellerimle kesiğin iki yanını tutarak, tüm gücümle içimi açtım.
merakla kafasını eğdi, içeriye baktı, "nasıl olur ama" dedi şaşkınlıkla, "boşmuş" gerçekten. ellerimi çektim, kesiğin iki yanı bir araya geldi tekrar, "diker misin, açık kalmasın böyle" dedim, halen şaşkındı, "olur" anlamında başını salladı. elimi uzatıp, yanağını okşadım. "bak iğne ile ip dolabın orada", ayağa kalktı, "neden ama, nasıl olur ki" diye mırıldandı. üzülmüştü benim için, ona bir açıklama borcum vardı.
kalın siyah ipi, iğneye geçirip, kesiği dikmek için yanımda diz çökünce, anlatmaya başladım;
***
en çok hayatında hiç bir kız ile birlikte olmamış erkekleri kıskanıyorum, zira onların içleri halen dolu, yaşamlarına ödünç bir ruh ile bomboş devam etmek zorunda değiller, halen bir şansları var, aslında özenir erkekler, çok sayıda kız ile birlikte olmuş olanlara, ama bilmezler ki, hayatına soktuğun her kız bir şeyler alıp götürür giderken, hadi evinden aldıkları ve asla geri getirmedikleri; dvd'ler, kitaplar, fotoğraf makinaları bir şey değil de, içinden aldıklarını yerine de koyamazsın ki...
benim mesela;
midemi kızartma yapmayı çok seven, patlıcan kızartırken tüm yağı patlıcana emdiren, küp şeklinde kestiği soğanları pembeleşenciye kadar değil de, kararıncaya kadar pişirmeyi seven bir kız aldı...
akciğerimi günde iki paket sigara içen lakin buna rağmen ağzı güzel kokan bir diğeri. iki sigara alır ağzına, ikisini de aynı anda yakar birini bana uzatırdı her seferinde, onun dudağıyla ıslanmış izmaritin tadı yüzünden tiryaki oldum ben de...
karaciğerimde hepsinin biraz payı var, ya çok mutlu ettiler beni keyfimden içtim, ya da çok üzdüler hüznümden, ama en çok kısa süreli varolanlar bitirdi onu, ben en çok sevmediğim biriyle sevişebilmek için içtim, anılarımla yüzleşmemek, yanımda biri ile uyuyabilmek için hatta...
solunum sistemimi iki tanesi paylaştı;
peşinden çok koşturan biri, dalakımı aldı, meğersem şişmiş dalak severmiş, ondan sökmeden önce onu benden, koşturmuş o kadar peşinden...
nefessiz bırakmıştı birinin güzelliği beni, onu görsem yeter, nefes almasam da olur dedim, soluk borumu almasına ses etmedim...
değerli organlar bitince zaten, batan eksper'in malları bunlar diye lime lime ettiler beni, pankreasım, apandisim, bağırsaklarım, ne işe yaradığını bilmediğim tüm organlarım kapışıldı gitti...
kalbi sorarsın sen şimdi, yani ruhumu, en son zaten o gitti, beni nasıl acıtabileceğinin planlarını yapan biri aldı, götürdü onu, o zamandan beri hissetmiyorum da artık...
ilk kaybettiğim organı sökerlerken çok acımıştı, sonra alışmaya başladım ama yine ufak sızlamalar oluyor, az da olsa canım yanıyordu, fakat ruhum gittikten sonra artık hiç bir şey hissetmez oldum, baksana az önce göğsümü yardın, bıçağın soğukluğunu bile hissetmedim...
***
dikişi bitirmişti, ipi ağzına götürüp kopardı, iğneyi yere fırlatıp yanıma uzandı, "gördün mü bak, sana verebileceğim hiçbir şeyim yok" dedim, "iç organlarından bana ne" dedi ukala bir tavırla, "bana beyin lazım, söylemiştim sana", hatırlıyor muyum diye anlamaya çalışarak suratıma baktı, hatırlıyordum, herhangi bir insan evladının beni seksi bulmasının imkansız olduğunu ispatlamaya çalışırken ona, "ben zeki erkekleri seksi bulurum" demişti ilk tanıştığımızda, annemin bana hamileyken yediği keçi boynuzları, içtiği ballı sütler sonunda işe yaramıştı. "hatırlıyorum" dedim, eğilip alnımı öptü.
bir beynim kalmıştı benden geriye, onu da kaptırmak üzereydim "brain,brain" diye dolaşan bir zombiye.
baba kızma da ama senin ilacın haydar dümen.
valla bak deli çözümleri var haydar dümenin
valla bak deli çözümleri var haydar dümenin
bana bir erkeğin böyle şeyler hissetmesi garip geliyo.
başlık çok çekici hakkaten fdsggf
başlık ve devamı hakkında topıccılere katılıyoorum
hahaaaaa
hahaaaaa
hikayenin plants of zombies'e bağlanmasını ve başlığı cidden sevdim
cok basarılı tebrikler..
sonu sankim bağlanamamış gibi....
güzelmiş
içimde koskoca egoları olan güzel kadınların bitmeyen ekoları var..
'ben gidiyorum' diye yankılarıyor tüm kaburgalar..
değiş tokuş yaptığım gecelerden bana kalan birkaç saç teli, bir paslı toka, bir yusufcuk kolyesi, 2 gözyaşlı mektup, 4 seni özledim, on küsür gülümsemeyi önüme koyup 'biraz adalet' diyorum şimdi..
'gülüşlerinden aldım ömrümden verdim..içimde hiçbir şey kalmadı şimdi.. sadece biraz adalet..'
(otopsinin devamı gibi olmuş- eline sağlık)
'ben gidiyorum' diye yankılarıyor tüm kaburgalar..
değiş tokuş yaptığım gecelerden bana kalan birkaç saç teli, bir paslı toka, bir yusufcuk kolyesi, 2 gözyaşlı mektup, 4 seni özledim, on küsür gülümsemeyi önüme koyup 'biraz adalet' diyorum şimdi..
'gülüşlerinden aldım ömrümden verdim..içimde hiçbir şey kalmadı şimdi.. sadece biraz adalet..'
(otopsinin devamı gibi olmuş- eline sağlık)
beğenen herkese teşekkürler...
snitchbone: bunu kafamda yazmaya otopsi'yi yazdığımız gün başlamıştım, o gün pek çok şey çıktı aslında, vaktim oldukça yazacağım... yine bir akşam yapalım zincir öykülemeyi... hörmetler
snitchbone: bunu kafamda yazmaya otopsi'yi yazdığımız gün başlamıştım, o gün pek çok şey çıktı aslında, vaktim oldukça yazacağım... yine bir akşam yapalım zincir öykülemeyi... hörmetler
farkettim. yaparız yine. önce zamanlı iç. geride kalma.
saygı bizden.
saygı bizden.
içmiyorum bu aralar pek... yeni alkolüm nescafe xpress'ler oldu... farkındalığımın yüksek olması gereken bir dönemdeyim...
bu sefer ben başlayacağım öyküye ama, kafamda bir mekan var...
bu sefer ben başlayacağım öyküye ama, kafamda bir mekan var...
oldu. gözümü kapadım aç diyince açıcam söyleme mekanı.
bacardi ile schweppes limon deniyosun.
istediğin mekana gidiyosun.
bacardi ile schweppes limon deniyosun.
istediğin mekana gidiyosun.
