"abi sana ulaşmak için aylardır uğraşıyorum", yazıyordu ondan gelen mesajda, mesajı 80630'a üye bir arkadaşımla iletmişti, "hocu adamın bizim kasede gözü var herhalde" diye düşünerek, tüm tedirginliğimle sordum,
"neden?"
heyecanla cevabı beklemeye başladım, bir türlü cevap gelmiyordu, aradan günler geçti, haftalar geçti, "bu adam ip'mi tespit ettirdi, adresi buldu, buraya mı geliyor?" diye düşünmeye, çalan kapıları önce delikten bakarak açmaya başlamıştım ki, cevabı geldi; "abi ben senin yazılarını 80630 denen bir siteye kopyalıyorum sürekli, ama altına experimental'a teşekkürler yazıyorum, yani referans veriyorum, izin alamadım sana ulaşamadığım için, sorun değil di mi?".
bir sigara yaktım, "bir yandan sorun değil hocu" demem gerekiyordu, ama bir yandan da gıcık olmuştum, "experimental'a teşekkürler" ne demek hocu, sanki benden ilham alarak kendin yazmış gibi, adam gibi yaz işte "bu yazı şu siteden alınmıştır", diye, ne hocu öyle experimental'e teşekkürler, kendimi bodrum belediyesi gibi hissetmiştim, hani filmlerin sonunda adettendir ya bodrum belediye'sine teşekkürler yazar, ama şimdi yazar kimliğimle cool olmalıyım diye düşünerek, "önemli değil tabi ki de hocu, benim için önemli olan yazılarımın daha çok kişiye ulaşması, daha çok kişi ile paylaşılması" yazdım., bunu yazarken de kendi kendime "peh peh peh" demeyi ihmal etmedim. büyük laf etmiştim.
bir süre sonra yine mesaj geldi ondan, "abi" diyordu gelen mesaj da "sen de üye olsana bu siteye seni merak eden bir sürü kişi var, hem okuyanın var, sıvayanın var, eğlenceli olur", bu merak edilme mevzusu az çok bir şeyler karalayıp yayınlamaya başladığımdan beri başımdaydı, sözlüklerde zirve olurdu, eğer katılacağım dersem, "abi seni görmeye geleceğiz, abi seni çok merak ediyoruz, abi bir hocu dersin artık bize, abi bir süpersonik dersin bize" tarzı mesajlar alıyordum, bu beni mutlu olmak yerine sirk maymunu gibi hissettiriyordu. fıstık atacaklar bana diye tedirginlikle gidiyordum her yere. bir insanın neyi merak edilebilirdi ki, hele ki yazılarında herşeyini bu kadar açık anlatan birinin.
yazılarımda gözükmeyen tek şey tipimdi, onu da zaten merakları gidermek için açıklamıştım, "kel, göbekli, bodur, pis, iğrenç, iç güveysi bile benden hallice". biscolata starz reklamındaki adamlar gibi olsam anlayacaktım bu merakı da, benim yazılarım da hep yok orada ağlamak, burada ağlamak, orada aldatılmak, burada çok feci terkedilmek tarzındaydı, ki bunları yaşamıştım, hadi şöyle şeyler yazsam mesela, çıplakken çikolata sosu hazırlamak, sırtında hatun otururken 500 şınav çekmek, barfix çekerken aynı zamanda ayaklarınla piyanoda romantik şarkılar çalmak, heh o zaman kabul ederdim bu merakı.
gireyim mi bu hakkında hiç bir fikrim olmayan siteye yoksa girmeyeyim mi oldukça düşündüm, oldukça dediğim yaklaşık 2 sigara içimlik bir süre kadar ki, bu süre her camel'dan slim sigaraya dönmüş insanda olduğu gibi 120 saniye oluyor.
canım çok sıkılıyordu, bunalımlı günler geçirmiyordum belki, ama sürekli bir şeyler ile meşgul olmam gerekiyordu, her boş kaldığımda düşünmekten delirecek gibi oluyordum, kendimi bu nedenle nispeten bana göre hareketli bir hayata atmıştım, hafta içleri bursa'da işe konsantre oluyor,hafta sonları yalnız'dan kalabalığa geçici bir yolculuğa çıkıyordum, cuma akşamları istanbul'da rakı soframın başındaydım, cumartesi ise asmalı da başlayıp pazara karışıyordu, pazar akşamları ise kendimden tiksinerek bursa'ya dönüyordum. sadece sığlaşarak unutabilirdim derinlerdeki acıları, bunu biliyordum. şu an vaktimi çalacak herşeye "evet" demeliydim.
facebook olayını bir türlü anlamlandıramadığımdan, önce twitter açtım, sonra "at avrat braveheart"'a "ok" dedim, twitter hemen açıldı, fakat 80630; yok profil oluştur, yok fotoğraf ekle, yok onay için tıkla, yok onaylanamadınız bekleyin aman da bu sürede fotoğraf çektirin, aman da bu sürede şınav çekin tarzı yorumlarla epeyce oyaladı beni, denilene göre bir benim başıma gelmiş, onaylanmışım ama nedense aktive olmamış, onlarda anlamamış, ben de sonunda pes ettim ki, bu sitede ki tek tanıdığım olan aftereight, abi ben 7 senedir üyeyim o siteye, toplasan 70 kere girmişimdir, zaten kullanmıyorum account'umu, al sen kullan dedi de, en sonunda bugün girebildim.
yaptığımız yasaktır muhtemelen, ama dürüstçe bunu belirtince başımıza bir şey gelmez herhalde diye böyle de bir açıklama yapma ihtiyacı duydum (silinirsek falan da en azından denedim), ben şimdi şu "at avrat braveheart"'ın bahsettiği yorumları okuyayım, bakalım nasıl sıvamışlar, yani yazar söylemiyle, ne şekilde yapıcı eleştirilerde bulunmuşlar.
ps: işbu yazı öncesi bu profilden atılan mesajların tarafımla alakası yoktur, işbu profilde arkadaş olarak ekli kişilerle de tanışmışlığım yoktur, tamam hocu tamam, bazıları ortak tanıdıkmış, ama ben eklemedim.
-bodrum belediyesi'ne teşekkürler-
"neden?"
heyecanla cevabı beklemeye başladım, bir türlü cevap gelmiyordu, aradan günler geçti, haftalar geçti, "bu adam ip'mi tespit ettirdi, adresi buldu, buraya mı geliyor?" diye düşünmeye, çalan kapıları önce delikten bakarak açmaya başlamıştım ki, cevabı geldi; "abi ben senin yazılarını 80630 denen bir siteye kopyalıyorum sürekli, ama altına experimental'a teşekkürler yazıyorum, yani referans veriyorum, izin alamadım sana ulaşamadığım için, sorun değil di mi?".
bir sigara yaktım, "bir yandan sorun değil hocu" demem gerekiyordu, ama bir yandan da gıcık olmuştum, "experimental'a teşekkürler" ne demek hocu, sanki benden ilham alarak kendin yazmış gibi, adam gibi yaz işte "bu yazı şu siteden alınmıştır", diye, ne hocu öyle experimental'e teşekkürler, kendimi bodrum belediyesi gibi hissetmiştim, hani filmlerin sonunda adettendir ya bodrum belediye'sine teşekkürler yazar, ama şimdi yazar kimliğimle cool olmalıyım diye düşünerek, "önemli değil tabi ki de hocu, benim için önemli olan yazılarımın daha çok kişiye ulaşması, daha çok kişi ile paylaşılması" yazdım., bunu yazarken de kendi kendime "peh peh peh" demeyi ihmal etmedim. büyük laf etmiştim.
bir süre sonra yine mesaj geldi ondan, "abi" diyordu gelen mesaj da "sen de üye olsana bu siteye seni merak eden bir sürü kişi var, hem okuyanın var, sıvayanın var, eğlenceli olur", bu merak edilme mevzusu az çok bir şeyler karalayıp yayınlamaya başladığımdan beri başımdaydı, sözlüklerde zirve olurdu, eğer katılacağım dersem, "abi seni görmeye geleceğiz, abi seni çok merak ediyoruz, abi bir hocu dersin artık bize, abi bir süpersonik dersin bize" tarzı mesajlar alıyordum, bu beni mutlu olmak yerine sirk maymunu gibi hissettiriyordu. fıstık atacaklar bana diye tedirginlikle gidiyordum her yere. bir insanın neyi merak edilebilirdi ki, hele ki yazılarında herşeyini bu kadar açık anlatan birinin.
yazılarımda gözükmeyen tek şey tipimdi, onu da zaten merakları gidermek için açıklamıştım, "kel, göbekli, bodur, pis, iğrenç, iç güveysi bile benden hallice". biscolata starz reklamındaki adamlar gibi olsam anlayacaktım bu merakı da, benim yazılarım da hep yok orada ağlamak, burada ağlamak, orada aldatılmak, burada çok feci terkedilmek tarzındaydı, ki bunları yaşamıştım, hadi şöyle şeyler yazsam mesela, çıplakken çikolata sosu hazırlamak, sırtında hatun otururken 500 şınav çekmek, barfix çekerken aynı zamanda ayaklarınla piyanoda romantik şarkılar çalmak, heh o zaman kabul ederdim bu merakı.
gireyim mi bu hakkında hiç bir fikrim olmayan siteye yoksa girmeyeyim mi oldukça düşündüm, oldukça dediğim yaklaşık 2 sigara içimlik bir süre kadar ki, bu süre her camel'dan slim sigaraya dönmüş insanda olduğu gibi 120 saniye oluyor.
canım çok sıkılıyordu, bunalımlı günler geçirmiyordum belki, ama sürekli bir şeyler ile meşgul olmam gerekiyordu, her boş kaldığımda düşünmekten delirecek gibi oluyordum, kendimi bu nedenle nispeten bana göre hareketli bir hayata atmıştım, hafta içleri bursa'da işe konsantre oluyor,hafta sonları yalnız'dan kalabalığa geçici bir yolculuğa çıkıyordum, cuma akşamları istanbul'da rakı soframın başındaydım, cumartesi ise asmalı da başlayıp pazara karışıyordu, pazar akşamları ise kendimden tiksinerek bursa'ya dönüyordum. sadece sığlaşarak unutabilirdim derinlerdeki acıları, bunu biliyordum. şu an vaktimi çalacak herşeye "evet" demeliydim.
facebook olayını bir türlü anlamlandıramadığımdan, önce twitter açtım, sonra "at avrat braveheart"'a "ok" dedim, twitter hemen açıldı, fakat 80630; yok profil oluştur, yok fotoğraf ekle, yok onay için tıkla, yok onaylanamadınız bekleyin aman da bu sürede fotoğraf çektirin, aman da bu sürede şınav çekin tarzı yorumlarla epeyce oyaladı beni, denilene göre bir benim başıma gelmiş, onaylanmışım ama nedense aktive olmamış, onlarda anlamamış, ben de sonunda pes ettim ki, bu sitede ki tek tanıdığım olan aftereight, abi ben 7 senedir üyeyim o siteye, toplasan 70 kere girmişimdir, zaten kullanmıyorum account'umu, al sen kullan dedi de, en sonunda bugün girebildim.
yaptığımız yasaktır muhtemelen, ama dürüstçe bunu belirtince başımıza bir şey gelmez herhalde diye böyle de bir açıklama yapma ihtiyacı duydum (silinirsek falan da en azından denedim), ben şimdi şu "at avrat braveheart"'ın bahsettiği yorumları okuyayım, bakalım nasıl sıvamışlar, yani yazar söylemiyle, ne şekilde yapıcı eleştirilerde bulunmuşlar.
ps: işbu yazı öncesi bu profilden atılan mesajların tarafımla alakası yoktur, işbu profilde arkadaş olarak ekli kişilerle de tanışmışlığım yoktur, tamam hocu tamam, bazıları ortak tanıdıkmış, ama ben eklemedim.
-bodrum belediyesi'ne teşekkürler-
aaa çok memnun olduk
experimental'a teşekkürler
biz de seni bekliyoduk hocu mocu
hocu,yazılarını beğenmeyerek okuyoruz..
tyhgjgfdfhhg
at avrat brave heart'ta kişilik bölünmesi var sanıodum ben
şu an saadetten ölcem
asdfghjklşi
aa exper-i mental
hoşgeldin
eee şimdi kim experimental'a teşekkür edecek?
işbu lar başta olur yazar kimlikli arkadaş . .
