ee bu kadar beğenildiyse okuyayım bende
duruyor öyle rafta maviş maviş
duruyor öyle rafta maviş maviş
kurk mantolu madonna idi benim aradigim : )
raif bey...heeyyy gidi raif bey...
sabahattin ali sevenler için; 3 ocak'a kadar aşağıdaki sergi devam ediyor:
http://evvel.org/sabahattin-ali-sergisinden-goruntuler
sabahattin ali sevenler için; 3 ocak'a kadar aşağıdaki sergi devam ediyor:
http://evvel.org/sabahattin-ali-sergisinden-goruntuler
ah ahhh, parmaklarımın çevirdiği sayfalarının bile ayrı bir kokusu vardı. kendine has benzersiz halüsinatif bir koku yaratmıştı. sanırım buna sinemada atmosfer denir. kısacası miğrim, haşmetmeabım; bu eser, her zaman ve her şartta ruhumuzu güneşin amber sarısı ışıklarıyla aydınlatan bir kitaptır.
kitabı okumaya başlar başlamaz ağlamak geldi içimden sabahattin ali'nin o naif,asil cümleleri...
sevdim seni topik.
| jass demiş ki: |
| yıllar önce okumuştum
icerigini unuttum :/ |
| kamatos demiş ki: |
|
hikaye tanidik bir portreyle asik olan adam ahmedinin cemsid-i hursidine gonderme gibi geliyor bana her neys ekiniyorum kurk giyenleri |
| ~neva~ demiş ki: |
|
bende bu kısmını cok sevmiştim ... |
benim hayat felsefem oldu o derece..
ayrıca her sene tekrar okunması gerekir bu kitabın die düşünüorum
hiç bıkmam
ama ama bu benim en birinci sevdiğim kitap
eski üyeliğimdeki ismim maria puder
ahh
eski üyeliğimdeki ismim maria puder
ahh
| dudaklarim kilitli demiş ki: |
| "...hiçbir kuvvete dayanmadan beni sürükleyebilecek bir erkek..benden bir şey istemeden, bana hakim olmadan, beni tezlil etmeden beni sevecek ve yanımda yürüyecek bir erkek..yani hakikaten kuvvetli,tam bir erkek..şimdi anlıyor musunuz, sizi neden sevmiyorum?" |
sabah yıldızı...2 nisan'da vizyona giriyor.
bu arada, filmin ismi şurdan geliyor; sabahattin ali'nin yüzü öyle aydınlıkmış ki, edremit'te geçen çocukluğunda bu lakapla çağrılırmış.
bu arada, filmin ismi şurdan geliyor; sabahattin ali'nin yüzü öyle aydınlıkmış ki, edremit'te geçen çocukluğunda bu lakapla çağrılırmış.
geçen hafta aldım, bu akşam okumaya başlayacağım. yorumları okudukça hemen eve gidip, okumak istedim nedense
iz bırakan, başucu kitaplarından..
gerek dili, gerekse duyguyusla benim ve inanıyorum ki birçoğumuz için
bambaşka, çok özel bir roman..
ah raif efendi.. hayatımda olmasını istediğim kahraman?
hele ki bu zamanda öyle birisinin varlığı zor, çok zor -ama keşke olsa.
"bir ruh ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza hesaplarımıza danışmaya luzüm bile görmeden, meydana çıkıyordu ... biz ancak o zaman sahiden yaşamaya,
- ruhumuzla yaşamaya -başlıyorduk. o zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbiriyle kucaklaşmak için, her şeyi çiğneyerek birbirine koşuyordu.
bütün çekingenliklerim yok olmuştu.
bu kadının karşısında her şeyimi ortaya dökmek, bütün iyi ve fena, kuvvetli ve zayıf taraflarımla, en küçük bir noktayı bile saklamadan, çırçıplak ruhumu onun önüne sermek için sabırsızlanıyordum.
ona söyleyecek ne kadar çok şeylerim vardı.. bunların, bütün ömrümce konuşsam bitmeyeceğini sanıyordum. çünkü bütün ömrümce susmuş, zihnimden geçen her şey için ; " adam sen de, söyleyip de ne olacak sanki? " demiştim.
eskiden her insan hakkında, hiç bir esasa dayanmadan, sırf mukavemet edilmez bir hissin, bir peşin hükmün tesiriyle nasıl : " bu beni anlamaz! " demişsem, bu sefer bu kadın için, gene hiçbir esasa dayanmadan, fakat o yanılmaz ilk hisse tabi olarak;
" işte bu beni anlar! " diyordum.. "
sabahattin ali
gerek dili, gerekse duyguyusla benim ve inanıyorum ki birçoğumuz için
bambaşka, çok özel bir roman..
ah raif efendi.. hayatımda olmasını istediğim kahraman?
hele ki bu zamanda öyle birisinin varlığı zor, çok zor -ama keşke olsa.
"bir ruh ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza hesaplarımıza danışmaya luzüm bile görmeden, meydana çıkıyordu ... biz ancak o zaman sahiden yaşamaya,
- ruhumuzla yaşamaya -başlıyorduk. o zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbiriyle kucaklaşmak için, her şeyi çiğneyerek birbirine koşuyordu.
bütün çekingenliklerim yok olmuştu.
bu kadının karşısında her şeyimi ortaya dökmek, bütün iyi ve fena, kuvvetli ve zayıf taraflarımla, en küçük bir noktayı bile saklamadan, çırçıplak ruhumu onun önüne sermek için sabırsızlanıyordum.
ona söyleyecek ne kadar çok şeylerim vardı.. bunların, bütün ömrümce konuşsam bitmeyeceğini sanıyordum. çünkü bütün ömrümce susmuş, zihnimden geçen her şey için ; " adam sen de, söyleyip de ne olacak sanki? " demiştim.
eskiden her insan hakkında, hiç bir esasa dayanmadan, sırf mukavemet edilmez bir hissin, bir peşin hükmün tesiriyle nasıl : " bu beni anlamaz! " demişsem, bu sefer bu kadın için, gene hiçbir esasa dayanmadan, fakat o yanılmaz ilk hisse tabi olarak;
" işte bu beni anlar! " diyordum.. "
sabahattin ali
sabahattin ali'nin en sevdiğim kitabı,
okuduğum en güzel kitap!
okuduğum en güzel kitap!