okuduğunuz kitaplardan sevdiğiniz satırlar..

Anasayfa  \  Forumlar  \  Okuma  \  okuduğunuz kitaplardan sevdiğiniz satırlar..
 
ona ceketimi verme önerimi reddetti.belki de onun dünyasında mevsim yazdı...
veronika ölmek istiyor - paulo coelho  

idealistkuzu

18 Nis 2011 23:03

Mesaj Gönder

‎"ölüme bunca yakın olan yaşlılarla ölüme bunca uzak olan çocukların intiharları kadar kafa karıştırıcı bir şey yoktur." (s.369)

elif şafak - bit palas  

idealistkuzu

18 Nis 2011 23:05

Mesaj Gönder

cam kırıkları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın
sussan acıtır, konuşsan kanatır

tutunamayanlar kitabından ( oğuz atay )  

Relax mode

21 Nis 2011 22:48

Mesaj Gönder

sen, belkide bu mektubu aslında sana yazdığımı hiç bilmeden okuyacaksın.

bense, senin bunu okurken parmağınla yanağına dokunduğunu, gözlerini hafifçe kıstığını, saçlarını kulağının ardına attığını görmeyeceğim

elimin uzanamadığı yerlere kelimelerle sokulmaya çalışmamın, kırılgan harflerden kurulmuş görünmez bir köprüden sana doğru yürürken düşmekten böylesine korkmamın, sana tek bir bakışla anlatabileceğime inandığım ve bir çoğunun belli bir ismi bile olmayan birçok duygunun her birine isimler bulmaya uğraşmamın beni nasıl yaralayıp yorduğunu bilmeyeceksin.

ilerde birgün çok karmaşık ve anlaşılmaz gözükecek olsalarda, şu anda bana, kendime saplamak için elimde tuttuğum çelik bir bıçak gibi sade ve içmeye hazırlandığım zehirli bir su gibi berrak gözüken duygularımın, keskin ve yakıcı tadını onların üstünü örten sözcüklerin altından çıkarıp çıkarmamakta duyduğum kararsızlığı da herhalde sana hiç anlatmayacağım.

halbuki bütün korkunçluğu sadeliğinde gizli olan duygularım o kadar açık ki...

yorulduğumda, bıktığımda, yenilginin tam kıyısında olduğumu hissettiğimde, beni sadece bana dokunarak iyileştirebileceğini biliyorum.

değmeden, hatta bazen seni görmeden hissettiğim bedeninin o yumuşak sıcaklığını istiyorum.

yalnızım

kendimi yalnız hissediyorum ki, bu yalnızlıktan da kötü

benim yalnızlığımı ve kendimi yalnız hissetmemin yalnızlıktan da kötü olduğunu anlayacak senden başka kimsem yok.

ve sen de yoksun

belki de hiç olmayacaksın

beni birgün görürsen, gördüğünün bu satırları yazan adam olduğuna inanmayacaksın

duyduğum aşkı ve özlemi güvenli bir duruşun ardına saklayacağım.

yüzümde satırlardan bir iz aradığında, onlar orda olmayacak

sana nasıl yalvardığımı hiç işitmeyeceksin. sıradan bir 'nasılsın' saklayacak o yalvarışı

ama bütün bunlar, bu sahte kibir, bu şakacı gülüş, bu sıradan 'nasılsın' sözü, bu güvenli duruş, içimdeki sesi dindirmeyecek

bütün bunlara hiç aldırmadan bana sarılmanı bekleyeceğim; ve bazen benden babandan korktuğun gibi korktuğunu, bazen beni çocuğunu okşar gibi okşadığını görmek isteyeceğim

aralarında dolaştığım kalabalıklar içinde benim yalnızlığımı gören ve kendimi yalnız hissetmemin yalnızlıktan da kötü olduğunu sezen bir tek sen varsın

o kadar sade ki duygularım...

kırılgan bir köprüden sana doğru yürüyorum

sana ulaşamazsam, sesim ve kelimelerim sana değmezse ve sen bana bir daha dokunmazsan, işte o zaman, korkarım sonsuz ve sensiz bir boşluğa yapayalnız düşeceğim

beni tut, beni her şeye rağmen tut..
ahmet altan / kristal denizaltı  

fghjk

23 Nis 2011 21:13

Mesaj Gönder

"...muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ancak birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gidecekti. bir ruh ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... biz ancak o zaman sahiden yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. o zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbiriyle kucaklaşmak için, herşeyi çiğneyerek, birbirine koşuyordu"

.........

"şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum." dedi. "bu eksiklik sana değil, bana ait...bende inanmak noksanmış... beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanmadığım için sana aşık olmadığı zannediyormuşum... bunu şimdi anlıyorum. demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar.... ama şimdi inanıyorum... sen beni inandırdın. seni seviyorum. deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum... seni istiyorum...içimde müthiş bir arzu var... bir iyi olsam!"

kürk mantolu madonna  

CauseOfDeath

27 Nis 2011 11:11

Mesaj Gönder

kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor

kürk mantolu madonna  

CauseOfDeath

28 Nis 2011 09:56

Mesaj Gönder

beni ehlileştirirsen hayatım aydınlanmış gibi olur. hiç kimseninkine benzemeyen bir ayak sesi tanımış olurum. insanların ayak sesleri beni ürkütür, duyar duymaz toprak altına sığınırım. senin ayak sesin ise tatlı bir türkü gibi beni toprak altındaki deliğimden çıkaracak.

küçük prens  

billie jean

28 Nis 2011 21:25

Mesaj Gönder

anima mundi - susanna tamaro
bir peygamber edasına bürünen öğretmenler şöyle diyorlardı: "şimdi anlamını kavrayamıyorsunuz, ama büyüdüğünüz zaman latince ve eski yunancanın değerini anlayacaksınız" bu bana babamın "senin savaş yaşaman gerekirdi" deyişini anımsatan bir davranıştı. hep inceden inceye bir acımasızlık, kendi anlamsız geçen gençliklerinin cezasını başkalarına çektirme arzusu seziliyordu

o dönemde ilk öğrenci ayaklanmaları başlıyordu. merakımdan okulun iki üç toplantısına katıldım. kapitalizme, proletarya diktatörlüğüne karşı savaştan söz ediliyordu; bunlar babamın da uğruna savaştığı gerçeklerdi; demek ki, güneşin altında değişen bir şey yoktu. insanlar diyordum kendime, her zaman aynı hayallerin peşine düşmeyi seviyorlar, hepsi korkuyor, bu yüzden bir hayal uyduruyor, onlara anlam ve ortaklık kazandıracak bir değer arıyorlar, koronun bir üyesi olmak ve hep aynı şeyleri yinelemek iyi geliyor. civcivler kuluçka makinesinin ışığı altında sıcacık oturmaktan hoşlanır, insanlar da ütopyaların olanaksız vaatlerinin sıcaklığından. hepimizin doğumdan ölüme kadar emekleyerek kat etmek zorunda kaldığımız tünelin gerçek anlamını herkes anlayamaz ve kimse bunun dışına çıkamaz.  

Gentleman Jack

24 May 2011 10:59

Mesaj Gönder

ne yapıyordur şimdi? gecikmeme bakıp sokağa fırlamasa bari. koşuyorum ama yetişecek miyim ona? bir yetişsem... konuşacağım var, konuşmalıyım, görmeliyim onu...

troya'da ölüm vardı // bilge karasu  

Imaginary Friend

24 May 2011 23:36

Mesaj Gönder

" sütlü kahve saçları , asma dalı omuzlarından usulca akıyordu. gözlerindeki anlam , dünya savaşlarından , okyanus hazinelerinden , kum fırtınalarından , meyve ormanlarından derlenmiştir.
dudakları buzulda yetişmiş bir elmanın kabukları kadar parlaktı. kaşları kestane şekeriyle çizilmişti. burnu uygarlığımızı utandıracak bir büyünün ürünüydü. dişleri başka bir gezegenin ele geçmez cevherleri , mücevherleri , biçim ve ifadenin mucizesiyle yoğurulmuş bu yüz karşısında , kim bilir ne kazanlar kaynatılıyordu..
içimde bir masal cücesi , bir orman ciniyle birlikte natürmort modellerini kemiriyordu..

içimdeki havai korsan silahını kalbime dayamıştı ... "

murat menteş - dublörün dilemması


aşık olma anı
ve 1 kadının güzelliği anca bu kadar anlatılabilir.  

dudaklarim kilitli

03 Haz 2011 12:01

Mesaj Gönder

" felaketin her an ve her yönden gelebileceğini anlarsan , kendini beğenmişliğinden kaynaklanan şimdi ve buraya ilişkin teesüfünden uzaklaşabilecek kadar hızlanırsın "

murat menteş - dublörün dilemması  

dudaklarim kilitli

03 Haz 2011 12:02

Mesaj Gönder

" eleştirmek için gereken enerji , büyü için gerekenden çok daha fazladır. üstelik , 1 çok şeyin yanında mesela cahillerin suçlama , dahilerin itiraf tutkusu ; tabiatın , ağırlığını büyüden yana koyduğunu gösterir. "

m. menteş - dublörün dilemması  

dudaklarim kilitli

03 Haz 2011 12:04

Mesaj Gönder

eğer aşktan iki ruhun birleşmesini anlıyorsan--sırf kadın ve erkek hormonlarının seksüel, biyolojik birleşmesi değil-- o zaman aşk sana seni uçuracak kanatlar ve yaşamla ilgili harika fikirler verebilir


osho
aşk yalnızlık özgürlük  

idealistkuzu

10 Haz 2011 15:42

Mesaj Gönder




Sayfa:   Önceki  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52   Sonraki