okuduğunuz kitaplardan sevdiğiniz satırlar..

Anasayfa  \  Forumlar  \  Okuma  \  okuduğunuz kitaplardan sevdiğiniz satırlar..
 
yüksek topuklar, okuduğum en iyi analizleri içeren kitaplardan birisi...  

Goodbye_blue_sky

20 Ekm 2009 17:17

Mesaj Gönder

bana yalanlar söylese yetinecektim.
ama yalan söyledi.  
fotoğrafı yok

merisu

21 Ekm 2009 00:28

Mesaj Gönder

kişinin yaşamı, uzaklıklar ile yakınlıklar arasında yürür:
kişi, ne yaparsa yapsın, hep, ya, birşeylere _ birilerine _ yaklaşıyor,
ya da birşeylerden _ birilerinden _ uzaklaşıyordur _
hiçbirzaman, biryerde _ birileri ile birlikte _ duruyor değil :
hep yürüyor... bu bilinç, zor. canlı tutması, zor :
nelerden _ kimlerden _ uzaklaştığını _ uzaklaşmakta olduğunu _ düşününce, kişi, neleri _ ne çok kişiyi _ yitirdiğini anlar _
gittikçe, daha fazla...
ama, o, şimdi uzaklaşmakta olduklarına bir zamanlar ne denli yakın olduğunu düşününce de ,
neleri _ ne çok kişiyi _ kazandığını anlar

garip bir dengedir bu: yaşadığı yakınlıklar ve uzaklıklar -yakınlaşmalar, uzaklaşmalar-, kişinin yaşamında karşı karşıya gelerek, hem bir yoğun çelişmeler yumağı, hem de bir uzun uyumlar dizisi oluşturur:
yakınlaşmaları, çünkü, önceleri uzak olmuş; uzaklaşmışları da, önceleri yakın olmuştur — her bir yakını için bir uzak; her bir uzağı için de bir yakın…
bu denge, kişinin, temelinden anlaşılmaz bir dengesizlik olan yaşamını bir bütün olarak kavramasını da sağlar; anlamış olduğunu sandığı hiçbirşeyi, aslında, kavramamış olduğunu anlamasını da…
yaşam, belki, kavranınca uzak; anlaşılınca, yakındır — ya da, tersi…

yaşamı, kişinin, eylemlerinden oluşur — bunların da, kişiye şu ya da bu ölçüde uzak olan; şu ya da bu ölçüde de yakın olanları vardır.
yaşamı, kişinin, ilişkilerinden oluşur — bunların da, kişiye şu ya da bu ölçüde yakın gelen; şu ya da bu ölçüde uzak kalanları vardır.
yaşamı, demek ki, kişinin başka kişilerle ilişki içindeyken bulunduğu eylemlerden; böylece de, başka kişilere yakınlaşmaları ve başka kişilerden uzaklaşmalarından oluşur — bunların (henüz bitmemiş) toplamıdır.

böylesine bitmemiş toplamlar; ya da toplanmış bitmemişlikler, nasıl, toparlanıp bitirilebilir; ya da bitirilip toparlanabilir — burada, bu, deneniyor…

oruç aruoba - yakın  

DulcineAaa

21 Ekm 2009 13:08

Mesaj Gönder

"canim selim! nasil çirpinmissin bir yere tutunmak için… "
tutunamayanlar - oğuz atay  

DulcineAaa

21 Ekm 2009 13:32

Mesaj Gönder

aleph demiş ki:
'eğer, hayatınızın herhangi bir an'ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken... öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün... herkes aşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu.

ama aslında bu kadar basitti işte: birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan aşıksın

kürşat başar-başucumda müzik


onun elinden sımsıkı tutmuştum ama o bırakıp gitmişti.. kimseyi elinden sımsıkı tutarak hayatımızın sonuna kadar yanımızda tutamayacağımızı öğrenmiştim  

DulcineAaa

21 Ekm 2009 13:33

Mesaj Gönder

[quote="goodbye_blue_sky"]yüksek topuklar, okuduğum en iyi analizleri içeren kitaplardan birisi...[/quote


kesinlikle katılıyorum....

"hayatım içimden geçen cümlelerle geçti"  

DulcineAaa

21 Ekm 2009 13:34

Mesaj Gönder

sanmak ile olmak arasındaki uçurumdan hep nefret ettim!
sanmak içinde umutlar,düşler ve heyecanlar vaad eden çok boyutlu bir kavramken,olmak gerçeğin sert,kalın,köşeli ve katı üç boyutunu taşır yalnızca...
kumral ada,mavi tuna  

DulcineAaa

21 Ekm 2009 13:35

Mesaj Gönder

[quote="aurora aurora"]
goodbye_blue_sky demiş ki:
yüksek topuklar, okuduğum en iyi analizleri içeren kitaplardan birisi...[/quote


kesinlikle katılıyorum....

"hayatım içimden geçen cümlelerle geçti"


...gibi ve daha ilk solukta hemde...

"hayat bazilarina mutsuz olmakla, duygusuz olmak arasinda bir tercih hakki tanir, daha fazlasini degil.. "  

Goodbye_blue_sky

21 Ekm 2009 19:27

Mesaj Gönder

tude miydi neydi pek hatırlayamıyorum kaç yıl oldu... şu cümleyide yarım yamalak hatırladımda neyseki google da çıktı daha önce yazan olmuş(:  

Goodbye_blue_sky

22 Ekm 2009 00:09

Mesaj Gönder

insanlar sırf sizin gibi embesiller yürüyüş bantlarında yürüsün ve joysticklerle oyun oynasın diye savaşıp can verdi.  

pOmpOus

22 Ekm 2009 01:38

Mesaj Gönder

mavi saçlı kız -
"karışık bir odada yaşanmışlık vardır.ben düzeni severdim...al işte"
(2000 yılında okumuştum bu kitabı.lösemi hastalığından ölen kızının ardından bir babanın cümleleri)  

Essmerr

25 Ekm 2009 13:06

Mesaj Gönder

-biliyorsun eddie, var olmayan bir şeyin arkasından koşuyor. yaralı bir hayvan gibi, anlıyor musun ve her seferinde biraz daha aşağıya düşüyor.
dünyanın ona dar geldiğine inanıyorum, eddie, bütün sorunlarının buradan kaynaklandığını düşünüyorum...

-yine de yapabileceğimiz bir şey olması gerekiyor.

-evet, tabii ki, mutluluğun var olmadığını, cennetin var olmadığını, kazanılacak ya da kaybedilecek hiçbir şey olmadığını ve hiçbir şeyin özünün değiştirilemeyeceğini anlaması gerekiyor. ve eğer bundan sonra insana sadece ümitsizliğin kaldığına inanirsan bir kere daha yanılmış olursun, çünkü ümitsizlik de bir yanılsamadır. tek yapabileceğin şey akşam yatmak ve sabah mümkünse bir tebessümle kalkmaktır. sen ne düşünürsen düşün bu hiçbir şeyi değiştirmeyecek, sadece işleri karmasıklastıracaktır.

-tanrım, herife onu bu durumdan kurtarmanın bir yolu var mı diye soruyorum o kalkıp bana yapacağı en iyi işin kafasına bir kurşun sıkmak olduğunu söylüyor!!!

-hayır, kesinlikle değil, benim söylemek istediğim, hayatın, bir yığın sahte kısmetle dolu bir fuar standı olmadığı. eğer buna bel bağlayacak kadar aptal olursan çarkın asla durmadığını çabuk fark edersin. ve işte bu noktada acı çekmeye başlarsın. hayatta birtakim hedeflere saplanmak, kendini zincire vurmaktır.

-ben çocukken burada sudan cok balık vardı.

-ben çocukken yolun aydınlık olacağına inanıyordum.

betty blue  

Goodbye_blue_sky

25 Ekm 2009 14:16

Mesaj Gönder

bir şiirden bir mısrayı almak istiyorum.

kendi en yükseğinden itilince herkes incinir.
osman konuk-herkese benden  

starling

25 Ekm 2009 18:44

Mesaj Gönder

bunları affettirmem -senden özür dilemem- de, artık, anlamlı değil.
bunların ne kadarı benim özel -öznel- budalalığımdan kaynaklanıyor, ne kadarı da ilişki denen şu garip şeyin kendi genel -nesnel- niteliklerinden çıkıyor, bilmiyorum.
tek bildiğim ba...şarısız olduğum-
(-zaten ustam da en başta alıntıladığım itirafında aynı şeyi söylemiyor muydu?!...-)
kuramadım onu, gereğince; sana da, yeterince ulaşamadım -bu beceriksizlik yalnızca benden mi kaynaklanıyordu onu da bilemiyorum.
muhtemelen, öyledir.
ne sen, ne de ilişkinin kendisi -
yalnızca ben sorumluyum bu başarısızlıktan..  

DulcineAaa

26 Ekm 2009 16:00

Mesaj Gönder

"eğer, hayatınızın herhangi bir an'ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken... öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün... herkes aşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu.

ama aslında bu kadar basitti işte: birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan aşıksın."

kürşat başar / başucumda müzik..  

TGG

28 Ekm 2009 12:14

Mesaj Gönder