okuduğunuz kitaplardan sevdiğiniz satırlar..

Anasayfa  \  Forumlar  \  Okuma  \  okuduğunuz kitaplardan sevdiğiniz satırlar..
 
sanatçılar galiba!  

foo

18 Oca 2011 11:51

Mesaj Gönder

chelsea otel candır.  

foo

18 Oca 2011 14:27

Mesaj Gönder

~neva~ demiş ki:
ne kadar zaman aldı seni affetmem ya da ne zamandır böyleyim bilmiyorum.ama arkama baktıgımda gölgeni görmüyor,kalbimde agarlıgını hissetmiyorum.kızgınlık desen kalmamıs,pişmanlıksa görüşmedigim ömürlük dostum.gözlerim aramıyor seni,adını duyunca içim acımıyor,geçmiş artık hatrımda degil.
beni mutlu edemedigin gibi artık üzemiyorsunda.bu gerçek umrunda olsa da olur olmasa da.


nefis.  

marshy

18 Oca 2011 17:45

Mesaj Gönder

her gün bir yerden göçmek ne iyi her gün bir yere konmak ne güzel
ne kadar söz varsa düne ait,şimdi yeni şeyler söylemek lazım.









sağlık olsun.  

EBAM

24 Oca 2011 17:41

Mesaj Gönder

aynı dili konuşmak, akrabalık ve bağlılıktır.
insan, yabancılarla kalırsamahpusa benzer.
nice hintli, nice türk vardır ki dildeştirler (aynı dili konuşurlar).
nice iki türk de vardır ki birbirine yabancı gibidirler.
şu halde “mahremlik (yakınlık) dili” bambaşka bir dildir.
gönül birliği (gönüldaşlık) dil birliğinden daha iyidir.
gönülden sözsüz, işaretsiz, yazısız yüz binlerce tercüman zuhur eder.  

EBAM

24 Oca 2011 22:29

Mesaj Gönder

namaz kılan annemi görünce : benim için de dua et ! dedim.. ve annemin cevabıyla sarsıldım.. seni sorarsa nerede diyeyim ?
rumi.  

EBAM

25 Oca 2011 02:52

Mesaj Gönder

tekrar okumayı ve filmini tekrar tekrar izlemeyi düşündüğüm the kite runner.
"tekrar iyi bir insan olmak mümkün cümlesi, ve aynı cümlenin filmdeki repliği... hörrrrrrrrr' ağla ağla ağlaa ağla. ama önce kitap okunmalı filmi pek başarılı değil. ama gene de ağladım.  

ecehosgor

29 Oca 2011 21:40

Mesaj Gönder

gölgeler ansızın kayboldu. sözler de duyulmuyordu. gözlerini kavuran ışığı fark etmişti.. zifri bir karanlığın içindeydi. sevinçle el çırpmak geldi içinden. çünkü ancak karanlıklar yataktaki bedeni kucakladı mı çıkageliyordu küçük kız .. ancak o zaman zihin penceresi sonsuz kırların ışıklarına açılıyordu. işte şimdi tam zamanıydı !

karanlık dokunabiliceği kadar yoğundu.. sessizliğin ne anlattığını duyabiliyordu.

" hadi .. " diye fısıldadı . " gel artık .. " kendi sesini duymaya çalıştı , olmadı. oysa onunkini işittiğinden emindi.. hem zaten sadece o duyuyordu artık küçük kızı.. hem belki konuşurdu bu kez ?

birden heycanlandığını hissetti. ne kadar arzu etmişti..
her gelişinde...
sırtını döven uzun siyah saçlarını savura savura onun peşinden koşarken birden durup bakmıştı sadece. elini ona doğru uzatmak , onu kucaklamak istemiş , yapamamıştı...


gözlerinin siyahını seviyordu kızın .. yanaklarındaki gülünce oluşan herşeyi .. dudaklarındaki tarifsiz tebessümü seviyordu ..

" hadi .. " dedi yeniden ,

" dur gitme ! artık beni bekletme .. "


moskof cariye hürrem
demet altınyeleklioğlu  

dudaklarim kilitli

31 Oca 2011 23:31

Mesaj Gönder

"sol yanımdaki yolcu sanki biraz ürkerek koltuğunun önündeki cebe yerleştirilmiş uçak güvenlik önlemlerini anlatan kartı kokumak için kulaklıklarını çıkardı. karaya ya da suya gayet sakin , kuş gibi konan yolcular , topuklu ayakkabılarını çıkaran hanımlar , cankurtaran yeleklerini hünerle şişiren çocuklarla yakıtın mucizebi bir biçimde ateş almadığı , uçağın tek parça kaldığı ideal 1 kazayı gösteriyordu elindeki kart . "

alain de botton - aşk üzerine  

dudaklarim kilitli

07 Şub 2011 20:59

Mesaj Gönder

" çantalarınızı gözden geçirebilir miyim , efendim ? " diye sordu gümrük memuru. " gümrüğe tabi mal taşıyor musunuz ? alkol , sigara , ateşli silahlar gibi mesela ? ... "

wilde ve dehası gibi * bende " yalnızca aşkım " demek istedim ama benim aşkım 1 suç sayılmazdı , en azından şimdilik.

* oscar wilde'ın gümrüğe tabi bir şeyi olup olmadığını soran gümrük memuruna verdiği yanıt " yalnızca deham .. " dı.  

En son dudaklarim kilitli tarafından 09 Şub 2011 13:07 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

dudaklarim kilitli

07 Şub 2011 21:03

Mesaj Gönder

telefon aygıtı , aramayan sevgilinin şeytani ellerine düşmüşse 1 tür işkence aletine dönüşür. öykü , arayacak olanın denetimine girer , ancak arandığında yanıtverebilen edilgen 1 izleyiciye dönüşüverir insan. telefon işte böyle edilgen 1 role itti beni ;

telefon araşmalarına atfedilen geleneksel cinsellik açısından baktığımızda chloe'nin eril arayanının dişil bekleyeni ( alıcısı) konumuna düştüm.

bu durum , telefonu her an yanıtlamaya hazır olmaya zorladı beni , özgürlüğüm kısıtlandı. aletin içinde saklanan o kötülüğü ne kalıpsal plastik yüzeyi , ne de parmakucu kadar küçük çevir düğmeleri ne de renkli tasarımı ele veriyordu , bunların hiçbirinde telefonun ( ve sayesinde benim de ) ne zaman canlanacağına dair bir ipucu okunmuyordu.

alain de botton - aşk üzerine  

dudaklarim kilitli

07 Şub 2011 21:06

Mesaj Gönder

düşünceye seksten daha zıt az şey bulunur. gövdenin ürünüdür seks. düşünceyi dışlar . diyonizyak'tır anlıktır , aklın bağlarından 1 kaçıştır. fiziksel arzunun haz dolu çöküşüdür.

bunun yanında düşünce , bir tür hastalık , düzen kurmak için duyulan patolojik bir dürtü , kendini akıntıya bırakamayan aklın melankolik zaafının simgesi olabilir ancak.

seks sırasında düşünüyor olmam , cinsel birleşmeye ilişkin temel yasayı ihlal ettiğim anlamına geliyordu , bu alanı bile kendi halinde algılayacak beceridenyoksun olduğum için suçlu sayılırdım. ama başka seçeneğim var mıydı ki ?  

dudaklarim kilitli

07 Şub 2011 21:10

Mesaj Gönder

katıksız sevgiyle birine bakıp ( 1 meleğe ) onunla cennete birlikte olmanın verebileceği zevki düşlerken , önemli bir tehlikeyi gözden kaçırmamız olası ;

sevgimize karşılık verdiğinde , ona duyduğumuz ilginin ne kadar çabuk söneceği.

ne kadar çirkin , aptal , sıkıcıysak , en az o kadar güzel , zeki ve esprili birine kendimizden kaçmak için aşık oluruz ..
ama böylesi mükemmel bir yaratık kalkıp 1 gün bizi severse ne olacak ?

şaşkına dönebiliriz - bizim gibi birini sevebilecek kadar zevkten yoksunsa , nasıl umduğumuz kadar harika olabilir ? aşık olmak için sevgilinin bizi bir şekilde aştığına inanmamız gerekiyorsa , o zaman o aşka karşılık vermeleri durumunda zorlu 1 ikilem ortaya çıkmış olmuyor mu ?

söyle bir soru sormak durumunda kalıyoruz ; " eğer o kadar harika 1 insansa , nasıl oluyor da benim gibi birine aşık olabiliyor ? "

alain de botton - aşk üzerine


Bravo  

dudaklarim kilitli

07 Şub 2011 21:14

Mesaj Gönder

"iyilik adına yapılan hiçbirşey cezasız kalmaz .."  

Bulk

09 Şub 2011 23:40

Mesaj Gönder

maria puder son birkaç dakika zarfında sükunetini kaybetmişe benziyordu. bunu tespit edince memnun oldum: onun hiç sarsılmadan gittiğini görmek, beni heralde pek üzecekti. mütemadiyen elimi tutup bırakıyor :

" ne manasız şey ?.. ne diye gidiyorsun sanki ? " diye söyleniyordu.
" asıl sen gidiyorsun, ben daha buradayım ! " dedim.

bu sözümü farketmemiş göründü. kolumdan tuttu.

" raif... şimdi ben gidiyorum ! " dedi.
" evet... biliyorum ! "

trenin hareket saati gelmişti. bir memur vagon kapısını örtüyordu. maria puder merdiven basamağına atladı, sonra bana eğilerek, yavaş bir sesle, fakat tane tane:

" şimdi ben gidiyorum. fakat ne zaman çağırırsan gelirim... " dedi.

evvela ne demek istediğini anlamadım. o da bir an durdu ve ilave etti :

" nereye çağırırsan gelirim ! "  

Emreciksin

11 Şub 2011 13:36

Mesaj Gönder




Sayfa:   Önceki  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52   Sonraki