okuduğunuz kitaplardan sevdiğiniz satırlar..

Anasayfa  \  Forumlar  \  Okuma  \  okuduğunuz kitaplardan sevdiğiniz satırlar..
 
1 keresinde yabancı 1 cumhurbaşkanının türkiye gezisini ozganize ediyorduk.
adam için 1 tv röportajı hazırlanmıştı. yüzlerce kişi koşturuyor. canlı yayın ekipleri teyakkuzda , ortalık ana baba günü , adam da heycanlı. sra makyaja geldi.
makyöz kız , ısrarla cumhurbaşkanını oturduğu koltuktan kaldırıp başka 1 koltuğa oturtmak istiyordu ..
adam sakin halini bozmadan " neden burada yapmıyorsun makyajı kızım ?? " diye sordu .
makyöz kendinden çok emin , sözleyenecek hiç 1 lafa aldırış etmeyeceğini belli eden bir mimikle " bu koltuğun ışığı daha iyi de ondan " dedi.

herkes sonucu merak ediyordu. adam bir taştışma yaşanmamış gibi , gösterilen koltuğa yöneldi . kilolıydu ve bir hayli zorlandı. makyaj bitti , kız gitti.
cumhurbaşkanı bana bakarak gözüyle , yanıma gel dedi .
ona doğru yaklaştım ..
kulaklarına dikkat ettim .. öne doğru uzayan kulakları , daha çok dinlemeye dönük bir insan olduğunun kanıtıydı

" bak evladım " dedi , " herkesin vazifesinden doğan bir imtiyazı vardır. ve herkes , yeri geldiğinde o imtiyazı mutlaka kullanır . "  

dudaklarim kilitli

11 Kas 2009 10:21

Mesaj Gönder

yan masada garip 1 çift oturuyordu. üst baş düzgün , yalnız biraz alkollüydüler.
birden kız kusmaya başladı , masanın , hatta biraz yenmiş tabağın tam üzerine. kız sürekli adama bir şeyler söylüyor ve ağlıyordu. kendi kusmama bile dayanamazdım , midem bulandı ; bakamıyordum ..

şimdi deftere yazarken bile midem bulanıyor. ama adam hiçbirşey olmamış gibi kızın saçlarını topladı.. eliyle yüzüne su serpti ve yemeğine devam etti..
aşk buydu galiba , midenin çok güçlü olması gerekiyordu ..  

dudaklarim kilitli

11 Kas 2009 10:24

Mesaj Gönder

bir erkek kendisine hayranlık duyan bir başkasını buldu mu , hayatın akışı değişir. kaçak gecelerin kaçak sevişmelerin tadını çıkarır.
bunun için karısını , sevgilisini bırakması gerektiğini kolay kolay aklına getirmez.. yeni sevgili tam saha pres yapmıyorsa tabi !!
kadın için bir başka erkek , eldeki erkeğin önce göze batması , zamanla da nefret edilmesi anlamına gelir oysa ..  

dudaklarim kilitli

11 Kas 2009 10:31

Mesaj Gönder

o halde git, bundan başka dünyalar da var..
kara kule  
fotoğrafı yok

AruthaX

16 Kas 2009 00:37

Mesaj Gönder

önce gülümsemeler gelir ardından yalanlar ve sonunda silahlar..
kara kule  
fotoğrafı yok

AruthaX

16 Kas 2009 00:39

Mesaj Gönder

görünenle yetinirsen eğer sadece tırtılı bilirsin.çirkindir ya tırtıl, gönlünü çelmez.görünenin ötesine geçmek istersen eğer, aradan örtüyü kaldırıp da gönül gözüyle bakarsan, kelebeği bulursun karşında. güzeldir ya kelebek, gönlün ona akar.lakin gönül gözünle görürsen eğer, kelebeğe değil tırtıla sevdalanırsın... elif şafak-pinhan  

gulgun

16 Kas 2009 22:51

Mesaj Gönder

duvarın senı sevdıgını nerden bıle bılırsınkı  

EBAM

17 Kas 2009 02:29

Mesaj Gönder

muhteşem lorenzo de' medici'ye

niccolo machiavelli.  
fotoğrafı yok

Werder Veremem

17 Kas 2009 03:31

Mesaj Gönder

....aşk'ın hiçbir sıfata veya tamlamaya ihtiyacı yoktur.başlı başına bir dünyadır aşk.ya ta ortasındasındır,merkezinde. yada dışındasındır,hasretinde..e.ş.  

raphael

18 Kas 2009 00:26

Mesaj Gönder

bir insana bir insan herhalde yeterdi. fakat o da olmayınca? her şeyin bir hayal, aldatıcı bir rüya, tem bir vehim olduğu ortaya çıkınca ne yapılabilirdi? bu sefer inanmak ve ümit etmek kabiliyetini ben kaybetmiştim. içimde insanlara karşı öyle bir itimatsızlık, öyle bir acılık peyda olmuştu ki, bundan zaman zaman kendim de korkuyordum. kim olursa olsun, temasa geldiğim herkesi düşman, hiç değilse muzır bir mahluk telakki ediyordum. seneler geçtikçe bu his kuvvetini kaybedeceğine şiddetlendi. insanlara karşı duyduğum şüphe, kin derecesine çıktı. bana yaklaşmak isteyenlerden kaçtım. kendime en yakın bulduğum veya bulacağımı zannettiğim insanlardan en çok kaçıyordum. “o bile böyle yaptıktan sonra!..” diyordum…"  

pretty little devil

18 Kas 2009 14:27

Mesaj Gönder

"kendisinden daha dun ayrilmis gibi taze bir hasret duydum. kaybedilen en kiymetli esyanin, servetin, her turlu dunya saadetinin acisi zamanla unutuluyor. yalniz kacirilan firsatlar asla akildan cikmiyor ve her hatirlayista insanin icini sizlatiyor. bunun sebebi herhalde, 'bu boyle olmayabilirdi!' dusuncesi, yoksa insan mukadder telakki ettigi seyleri kabule her zaman hazir."  

pretty little devil

18 Kas 2009 14:33

Mesaj Gönder

gayri ihtiyari çıkmıştı bu kelimeler ağzından. dünyanın iki ayrı ucuna dağılmamışlar, bağlarını kopartmamışlar gibi; şecereleri kesintiler ve kopuşlar silsilesine dönüşmemiş, eksilen parçaların telâfisi her zaman mümkünmüş gibi; kaldıkları yerden devam edebilir, geçmişsiz hafızasız bir ebedî şimdi'de barınabilirlermiş gibi... içinde yaşadıkları zaman bir masal zamanıydı sanki, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallarken.. öylesine müsait silip silip yeniden şekillendirmeye, her an geri döndürülebilir bir çember... bir varmış bir yokmuş, belki de yaşananlar hiç yaşanmamış  

pretty little devil

18 Kas 2009 14:45

Mesaj Gönder

"kelebeğin ömrü tam olması gereken uzunlukta"
dur bir mola ver / tom robbins  

InJin

18 Kas 2009 22:02

Mesaj Gönder

(...)
halil tetikteydi. eli her an tabancasındaydı. havayı hemen sezmiş, başına geleceği anlamış, bekliyordu. kapıdan içeriye bir karartı süzüldü, halil ayağa fırladı. karartı birden uzandı, geldi, halilin boynuna sarıldı.

- halil, halil, halil, dedi. seni dünya gözüyle bir daha görmeyi nasip edene şükrolsun. seni bana öldü, dediler. kanlı gömleğini önüme serdiler. kimsenin eli...
- biliyorum, dedi.

bir süre öyle kaldılar. konuşamadılar. ceren terliyordu. titriyordu. uçar gibi... eli halil'in elindeydi. hiçbir şey düşünemiyordu. bir korkuda göğünüyordu. ne olacaktı? aklı durmuştu. halil'i görünce, geldiğini duyunca her şeyi, dünyayı, kendini unutmuştu. her şey, bütün dünya, elleri, gözü, kulakları, saçları hep halil olmuştu. halil düşünüyor, halil soluk alıyordu.

halil:
- ceren, dedi. her şeyi biliyorum. olanı biteni... başına gelenleri. senin yaptıklarını... her şeyi.

ceren ona sokuluyor, sığınıyor, titriyordu.

- çabuk olalım ceren. obalı beni öldürecek. süleyman kahya söyledi.
- bana da söyledi, dedi ceren.
- ne iyi adam, dedi halil. ne yürekli bir adam.

halil kalktı, titreyen cereni kucakladı. dışarı çıkardı. dışarda gölgeler kaçıştılar. halil önce cereni ata bindirdi, sonra kendisi bindi, sürdü. atı sürer sürmez de birden ona doğru kurşunların vızıldadığını duydu. atı döndürdü. bu gece sabaha kadar dağları tutmazsa hali yamandı. şimdi obalılar da candarmayla birlik olacaklar, onu en büyük can alıcı düşmanları gibi kovalayacaklardı. halil'in atı gün burnuna kırmacılıyı aştı, akyola düştü. dikenliyi geçip, karatepenin kayalıklarını tutunca halil ardına yarım döndü:

- ceren, dedi. ceren...

(...)  
fotoğrafı yok

y 0 k

24 Kas 2009 00:02

Mesaj Gönder

adım yüzümden yolumu;yolum yüzünden adımı değiştirmem...  

secko

26 Kas 2009 18:06

Mesaj Gönder