en cok sevdiginiz siir

Anasayfa  \  Forumlar  \  Okuma  \  en cok sevdiginiz siir
 
devrim-

temiz kalan tek yerdir devrim
butun bir yil
kirlenen duvarda
ama gorebilmek icin
asildigi cividen indirilmelidir
yapraklari biten takvim

zorbalara direnmektir devrim
bir cocugun
annesinin cantasindan aldigi paralari
altina gizledigini soylememi$tir dovulen hicbir hali

icinde ya$amaktir devrim
diki$ kutusunun
ve topluigneler gibi
bir arada olmayi gerektirir
kar$i koyabilmek icin zulmune
makas denilen patronun

gece i$iklar arasinda ko$maktir devrim
ate$boceklerini
yakalamak isteyen cocuklarin
pe$ine takilir gun gelir
yanip sonen mavi i$iklari
polis arabalarinin

kagit bir gemidir devrim
butun gemiler
hurdaya ciksa da sonunda
ta$idigi ozgurluk $iiriyle
batmadan yuzer nicedir
dunya sularinda

kim bilir kac yunus gormu$
kac deniz gezmi$...

sunay akin Bravo Razz  

JaniSSary61

27 Eyl 2007 14:44

Mesaj Gönder

en çok sevdiğiniz şiir
en sevdiğiniz şiir  

irreplaceable

27 Eyl 2007 14:46

Mesaj Gönder

pablo neruda + sunay akın tabiki  

S Garen Yucel

27 Eyl 2007 14:49

Mesaj Gönder

ağir ölüm
ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar, her gün aynı yoldan yürüyenler, yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler, giysilerinin rengini değiştirmeye yeltenmeyenler, tanımadıklarıyla konuşmayanlar.

ağır ağır ölür tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar, beyaz üzerinde siyahı tercih edenler, gözleri ışıldatan ve esnemeyi gülümseyişe çeviren ve yanlışlıklarla duygulanımların karşısında onarılmış yüreği küt küt attıran bir demet duygu yerine “i” harflerinin üzerine nokta koymayı yeğleyenler.

ağır ağır ölür işlerinde ve sevdalarında mutsuz olup da bu durumu tersine çevirmeyenler, bir düşü gerçekleştirmek adına kesinlik yerine belirsizliğe kalkışmayanlar, hayatlarında bir kez bile mantıklı bir öğüde aldırış etmeyenler.

ağır ağır ölür yolculuğa çıkmayanlar, okumayanlar, müzik dinlemeyenler, gönlünde incelik barındırmayanlar.

ağır ağır ölür özsaygılarını ağır ağır yok edenler, kendilerine yardım edilmesine izin vermeyenler, ne kadar şanssız oldukları ve sürekli yağan yağmur hakkında bütün hayatlarınca yakınanlar, daha bir işe koyulmadan o işten el çekenler, bilmedikleri şeyler hakkında soru sormayanlar, bildikleri şeyler hakkındaki soruları yanıtlamayanlar.

deneyelim ve kaçınalım küçük dozdaki ölümlerden, anımsayalım her zaman: yaşıyor olmak yalnızca nefes alıp vermekten çok daha büyük bir çabayı gerektirir.

yalnızca ateşli bir sabır ulaştırır bizi muhteşem bir mutluluğun kapısına.


pablo neruda  

S Garen Yucel

27 Eyl 2007 14:52

Mesaj Gönder

üçüncü şahsin şiiri

gözlerin gözlerime değince
felaketim olurdu, ağlardım
beni sevmiyordun, bilirdim
bir sevdiğin vardı, duyardım
çöp gibi bir oğlan, ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felaketim olurdu, ağlardım
ne vakit maçka'dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
sessizce bir cigara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin, bakardın
üşürdüm, içim ürperirdi
felaketim olurdu, ağlardım
akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felaketim olurdu, ağlardım

attila ilhan....  

of Dorthonion

27 Eyl 2007 14:53

Mesaj Gönder

birde necip fazılın kaldırımlar şiiri .  

S Garen Yucel

27 Eyl 2007 14:55

Mesaj Gönder

olur mu be olur mu
buda benim gibi adama yapılır mı
vefa bu kadar basitmi alınır mı satılır mı
dağğ gibi adamı eze eze
hangi anası tipli parlak çömeze
hangi alemlerde kahkahanı ettin meze  
fotoğrafı yok

sntyng

27 Eyl 2007 14:55

Mesaj Gönder

yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi meselâ,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.

yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani, o derecede, öylesine ki,
meselâ, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut, kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel, en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak, yani ağır bastığından.


nazım hikmet ran  

GULYABANI

27 Eyl 2007 14:55

Mesaj Gönder

lal demiş ki:


kaldırımlar 1,2,3

bende çok severim...



üstad işi bilio.


var ol.  

S Garen Yucel

27 Eyl 2007 15:00

Mesaj Gönder

sizli bizli bir şiir vardı. çok sevmiştim.

bulana teşekkür edicem.


"veyahut zamanınız yoktu" gibi bişi hatırlıyorum şiirden. ya da benzeri bişi.  

SAMPLER

27 Eyl 2007 15:05

Mesaj Gönder

herşey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin, uçurtma mesela.
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın.
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine..

bir beyaz kağıda
herşey yazılabilir,
senin dışında..
güzelliğine benzetme bulmak zor,
sen iyisimi sana benzemeye çalışan
herşeyden:
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor.
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin..
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim..
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok..
köklerim içimde gizlidir
gelen giden, açan soran, bere budak yok
bir şiir istersin
"içinde benzetmeler" olan
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel birşey yok
uzun bir yoldan gelen
tedariksiz, katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
herşeyi anlattım..
olan olmayan, acıtan sancıtan..
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine..

sana bakmak
suya bakmaktır..
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır..
sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar..
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvan değil tüccarlardır
sen öyle göz,
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken,

sana şiir yazmak ahmaklıktır..



bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar
verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz..
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz

sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır.
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır..
gördüğün suretten utanmak..
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır..
sana bakmak

allah'a inanmaktir....


yilmaz erdoğan  

Hello Kitty!!!

27 Eyl 2007 15:08

Mesaj Gönder

ohoo çok var ama bu yapılmazki  

rahmetlibaskankenedi

27 Eyl 2007 15:09

Mesaj Gönder

ben sana mecburum

ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum

ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski istanbul mudur?
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

fatih'te yoksul bir gramafon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

belki haziranda mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
belki yeşilköy'de uçağa biniyorsun
bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin..

.

attila ilhan  

rahmetlibaskankenedi

27 Eyl 2007 15:10

Mesaj Gönder

eşdeğeriyle yan yana yürürken
cehennem sokağında birey olmak,
ve en inceldikten sonra
ilkel sözcüklerle konuşmak seninle.

saat beş nalburları pencerelerden
madeni paralar gösteriyorlar,
yalnızlığı soruyorlar, yalnızlık,
bir ovanın düz oluşu gibi bir şey.

hiç bir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

cemal süreya  

En son rahmetlibaskankenedi tarafından 27 Eyl 2007 15:17 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

rahmetlibaskankenedi

27 Eyl 2007 15:16

Mesaj Gönder

sevgileri yarınlara bıraktınız
çekingen, tutuk, saygılı.
bütün yakınlarınız
sizi yanlış tanıdı..
bitmeyen işler yüzünden
(siz böyle olsun istemezdiniz)
bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
kalbinizi dolduran duygular
kalbinizde kaldı..
siz geniş zamanlar umuyordunuz
çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek..
yılların telâşlarda bu kadar çabuk
geçeceği aklınıza gelmezdi..
gizli bahçenizde
açan çiçekler vardı,
gecelerde ve yalnız.
vermeye az buldunuz
yahut vaktiniz olmadı…


behçet necatigil


( ya ne güzelmiş ya. )  

En son SAMPLER tarafından 27 Eyl 2007 15:19 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

SAMPLER

27 Eyl 2007 15:18

Mesaj Gönder




Sayfa:  1 2 3 4 5 6   Sonraki