cyrano'yu bilen...

Anasayfa  \  Forumlar  \  Okuma  \  cyrano'yu bilen...
 
iyide bunu burada sorman çok tembelce....  
profil foto

BlancheDubois

19 Nis 2007 22:23

Mesaj Gönder

o kim lan :)teşekkür ederim bu arada çatlicaktım Smile  
profil foto

qozdeys

19 Nis 2007 22:24

Mesaj Gönder

fılm bebem Smile  
 

MySelf

19 Nis 2007 22:34

Mesaj Gönder

bir versiyonu da steve martin'in oynadığı bi filmdi
günümüze adaptasyonuydu
koca burnuyla steve martin'i izlemek de ayrı zevklidir,tavsiye ederim Smile  
profil foto

Barefoot Contessa

19 Nis 2007 23:08

Mesaj Gönder

işte cyrano de bergerac'ı baz alan bi romantik komedi
bence şeker bi filmdi
steve martin'in oyunculuğu da süperdir orda  
profil foto

Barefoot Contessa

19 Nis 2007 23:12

Mesaj Gönder

evet, budur benim kusurum!
nobranlık mesleğimdir, nefret olunmak zevkim!
bilsen, nasıl yürünür, asil ve mütehakkim,
dikildi mi o gözler bir hançer gibi sana!
ne hoş lekeler yapar kendi yakalarına,
kıskançların tükrüğü, alçakların salyası!
sizlerin boynunuzu saran dostluk kolyası,
italya’da yapılan o geniş ve ajurlu
yakalara benzer ki içinde en gururlu
erkek çehresi bile bir anda kadınlaşır.
insan rahat edemez, çünkü başı dik taşır
bir kaide olmazsa yüzümüz düşer yere.
halbuki benim yakam, kinimdir, bir cendere
gibi boynumu sıkıp başımı dimdik tutar;
düşman düşman üstüne geldi mi, arşa kadar
yükselir alnım. evet, kin, boynumda laledir,
fakat aynı zamanda alnımda bir haledir!



edmond rostand dan kimse bahsetmemiş. oyunun yazarından Confused  
profil foto

kLe

10 Haz 2007 14:01

Mesaj Gönder

muhteşem karakter  
profil foto

Sinirli Ayna

25 Şub 2009 18:26

Mesaj Gönder

filmden bir sahne :

http://forum.80630.com/f8/t255498.html  
profil foto

Sinirli Ayna

26 Şub 2009 02:12

Mesaj Gönder

tiyatro litareturnun romantık şovalyesı,her deyışı bır özlu bır ıfade,alttakı tıradı gıbı :



ya ne yapmak lâzımmış?
sağlam bir dayı bulup çatmak sırnaşık gibi,
bir ağaç gövdesini tıpkı sarmaşık gibi,
yerden etekleyerek velinimet sanmak mı?
kudretle davranmayıp hileyle tırmanmak mı?
istemem eksik olsun!





herkes gibi, koşarak
yabanın zenginine methiyeler mi yazmak?
yoksa nâzırın yüzü gülecek diye bir an
karşısında takla mı atmak lâzım her zaman?
istemem eksik olsun!


ricaya mı gitmeli?
kapı kapı dolaşıp pabuç mu eskitmeli?
yoksa nasır mı tutsun sürünmekten dizlerim?
yahut eğilmekten mi ağrısın ötem berim?

istemem eksik olsun!


tazıya tut, tavşana kaç mı demeli?


belki kaz gelir diye bana tavuk mu göndermeli?


yoksa bir fino gibi susta durmak mıdır ki, acep en münasibi?
istemem eksik olsun!


bir kibar salonunda kucak kucak dolaşıp boy atmak ve sonunda,
marifet şi’re koyup kameri, yıldızları,
aşka getirmek midir, evde kalmış kızları?

istemem eksik olsun!


yahut şan olsun diye,
meşhur bir kitapçıya giderek, veresiye
şiir mecmuası mı bastırmalı?

istemem eksik olsun!
acaba bulup bir alay sersem
meyhane köşesinde dâhi olmak mı hüner?
istemem eksik olsun!


bir tek şiirle yer yer dolaşıp da herkesten alkış mı dilenmeli?
istemem eksik olsun!


yoksa bir sürü keli
sırma saçlı diyerek göğe mi çıkarmalı?

yoksa ödüm mü kopsun bir allah'ın aptalı
gazeteye bir tenkid yazacak diye her gün?
yahut sayıklamak mı lâzım:


“adım görünsün aman! ” diye şu meşhur 'mercure ceridesi'nde
istemem eksik olsun!


ve tâ son nefesinde
bile çekinmek, korkmak, benzi sararmak, bitmek;
şiir yazacak yerde ziyaretlere gitmek,
karşısında zoraki sırıtmak her abusun.
eksik olsun istemem,


istemem eksik olsun!

fakat şarkı söylemek, gülmek, dalmak hülyaya;
yapayalnız, ama hür, seyahat etmek aya.
gören gözü, çınlayan sesi olmak ve canı
isteyince şapkayı ters giymek,


karışanı olmamak.


bir hiç için ya kılıcına veya kalemine sarılmak


ve ancak duya duya yazmak,


sonra da gayet tevazuyla kendine;
”çocuğum! ” demek,

”bütün bunları hoş gör yine,
hoş gör bu çiçekleri, hattâ bu kuru dalı,
bunlar yabanın değil kendi bahçenin malı!
varsın küçücük olsun fütuhatın, fakat bil,
onu fetheden sensin, yoksa başkası değil.
ara hakkını hattâ kendi nefsinden bile.
velhasıl bir tufeylî zilletiyle
tırmanma!


varsın boyun olmasın söğüt kadar,
bulutlara çıkmazsa yaprakların ne zarar?

kavaklar sıra sıra dikilse de karşına
boy ver, dayanmaksızın, yalnız ve tek başına!  
profil foto

albert camus

14 Ağu 2009 11:42

Mesaj Gönder




Sayfa:   Önceki  1 2