hoşunuza giden şiirleri paylaşın..

Anasayfa  \  Forumlar  \  Okuma  \  hoşunuza giden şiirleri paylaşın..
 
ben
senden önce ölmek isterim.
gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
ben zannetmiyorum bunu.
iyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni gorebilesin
fedakarliğimi anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
ve toz oluyorum
yaşiyorum yanında senin.
sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
toprağa beraber dalacagız.
ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasndan nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
ben
daha ölümü düşünmüyorum.
ben daha bir çocuk doğuracağım
hayat taşıyor içimden.
kaynıyor kanım.
yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
ama ölüm de korkutmuyor beni.
yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
içimden bir şey :
belki diyor.

18.02.1945

nazım hikmet ran
Bravo  

oopheLiaa

06 Şub 2011 16:54

Mesaj Gönder

dizlerinde kalırsın bir akşam vakti
soluklarına uğrarsın, kısılmış gözlerine
geçersin geçersin geçersin
gökteki tek yıldızdan üşüyerek.

görüyorsun değil mi
ne kadar inceldi kent
ansızın bir kent daha görünecek.

bak işte, duyuyor musun
öpüldün bırakıldın sanki
bir değil iki tülü senin de soluğun. / e.c.  

gandhi

07 Şub 2011 18:44

Mesaj Gönder

sizin hiç babanız öldü mü? / cemal süreya

sizin hiç babanız öldü mü?
benim bir kere öldü, kör oldum.
yıkadılar, aldılar, götürdüler.
babamdan ummazdım bunu kör oldum.
siz hiç hamama gittiniz mi?
ben gittim lambanın biri söndü
gözümün biri söndü kör oldum.
tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
söylelemesine maviydi kör oldum
taslara gelince hamam taslarına
taslar pırıl pırıldı ayna gibiydi
taslarda yüzümün yarısını gördüm
bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
yüzümden ummazdım bunu kör oldum
siz hiç sabunluyken ağladınız mı?  

a s

10 Şub 2011 00:50

Mesaj Gönder

aldanı-aldatı

i

benim düşlerimin içinde
o uyuyordu, duyuyordum.
ben bir uykusunda onun
bir düşünde bulundum...
uyuyordu, duyuyordu,
avundum.

ii

benim düşlerimin içinde
o uyumuyordu, biliyordum.
ben ne bir uykusunda onun,
ne bir düş'ünde bulundum...
bulunsaydım,
vururdum.

özdemir asaf  

JEF COSTELLO

04 May 2011 00:05

Mesaj Gönder

karşımdasın işte...
bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
tıkandığım o an,
elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.

ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
ellerim buz gibi, ben harda kaldım.

bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi...
köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
bakış açım belli oldu yine.
geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
dağlara çarptım her esişimde.
yollara küfrettim her gidişinde.

demiştim sana hatırlarsan:
"önemli olan
'zamana bırakmak' değil,
'zamanla bırakmamak'tır..."
şimdi bana, geçen o zamanın
unutulmaz sancısı kalır.

gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...

nazım hikmet  

arwen

05 Kas 2011 20:26

Mesaj Gönder

uyum

boşluğa bulut
buluta yağmur
yağmura toprak
ne güzel uymuş

gündüze güneş
güneşe tarla
tarlaya başak
ne güzel uymuş

başağa buğday
buğdaya insan
insana emek
ne güzel uymuş

emeğe eylem
eyleme yürek
yüreğe sevgi
ne güzel uymuş

bülent ecevit  

Sagir Sultan

05 Kas 2011 21:44

Mesaj Gönder

aldanma cahilin kuru lafına
kültürsüz insanın kulu yalandır
hükmetse dünyanın her tarafına
arzusu hedefi yolu yalandır

kar suyundan süzen çeşme göl olmaz
gül dikende biter diken gül olmaz
diz diz eden her sineğin bal'olmaz
peteksiz arının balı yalandır

insan bir deryadır ilimle mahir
ilimsiz insanın şöhreti zahir
cahilden iyilik beklenmez ahir
işleği ameli hali yalandır

cahil okur amma alim olamaz
kamillik ilmini herkes bilemez
veysel bu sözlerin halka yaramaz
sonra sana derler deli yalandır

aşık veysel  

arwen

07 Kas 2011 18:17

Mesaj Gönder

güneşli şafaklar olurum kar tutan gecelerde.
kör akşamlarda, mavi gözlü sabahlar olurum.

sular seller olurum çöl iklimlerinde.
ölüm denizlerinde, suya sevdalı balık olurum.

dost gülüşlü yarınlar ararım gri havalarda.
kuytu yalnızlığımda, birden kalabalık olurum.

alaaddin külcüoğlu  

Emreciksin

10 Kas 2011 13:49

Mesaj Gönder

bana ithaf edilmiş her şiir hoşuma gidiyor da benim sevdiğim bir şiir yok sanırım z9  

MeDDaH

10 Kas 2011 17:28

Mesaj Gönder

dün “canım” olan yarın “düşmanım” olmaz benim…

yaşananların hatırı hep saklı kalır hatırları sorulur selamları hep alınır…

“sildiklerim” vardır bir de ! onlar yanlışlarım ve pişmanlıklarımdır adları anılmaz hatırları sorulmaz sadece beddualarımdır…
...
vicdanla birlikte… “şeref” ararım ben sevdiklerimde;

her zaman doğru değildir elbet seçimlerim… zaman gelir “şerefsizleri” de severim…

her yerde gözüm kulağım vardır benim “eksik söylemek yalan söylemek değildir !” mantığındaki beni değil kendini kandırır yalnızca…
bilmezden gelişlerim aptala yatışlarım kaybetme korkumdan değil karşımdakilerin yalan söyleme potansiyellerine olan merakımdandır…

“inkar” olmaz benim hayatımda… yaşananı “yaşanmamiş” saymam sayanlarıda saymam…

nazım hikmet  
fotoğrafı yok

balıkakıllı

10 Kas 2011 22:54

Mesaj Gönder


vücutlarımız birbirimize en kolay vereceğimiz şeydir; asıl mesele, hayatımızı verebilmektir. baştan aşağı bir aşkın olabilmektir, bir aynanın içine iki kişi girip, oradan tek bir ruh olarak çıkmaktır...  

suzim

28 Kas 2011 20:02

Mesaj Gönder

seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
yani tahiri zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
tahir ne kaybederdi tahirliğinden?

tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

nazım hikmet ran  

arwen

28 Kas 2011 22:04

Mesaj Gönder

aslında hiç kimse sevmedi,
bir ben sevdim seni...
severmiş gibi değil,
kana kana se...vdim seni.
tıka basa ...sevdim...
dolu dolu sevdim...
aslında kimse sevmedi seni,
sevmekten çekindi
oysa ben;yana yana sevdim seni...
bile bile sevdim...
aklımdan zorun var gibi,
aklıma silah dayanmışcasına,
mecburmuş gibi,
ve başka çarem yokmuşcasına,
bir ben sevdim seni...
aslında bir sen sevmedin beni,
herkesi sevdiğin gibi...  

EBAM

29 Kas 2011 23:12

Mesaj Gönder

rücu şiirine bir örnek..rücu, geriye dönüş sanatı olarak da tarif edilir. bir düşünceyi daha güçlü anlatmak için, söylenen sözden döner gibi davranmaya rücu denir. sanatçı; nükte, üzüntü, sevinç, heyecan, dehşet gibi durumlarında anlatımı daha güçlü ve canlı kılmak için rücu sanatına başvurur. rücu’da, önceki sözden dönüş yok, fakat döner gibi yapma vardır. amaç, anlamı pekiştirmektir. dönüşler art arda sıralanır. (3)
rücu sanatı ile yazdığı bir şiiriyle tanınan sünbülzade vehbi’yi rivayete göre dönemin padişahı huzuruna çağırır ve der ki “bana öyle bir şiir yazacaksın ki şiirin ilk iki satırı seni cellatın eline verecek, son iki satırı ise cellatın elinden azat edecek. bunu başarırsan mükafatlandırılacaksın, başaramazsan öleceksin”
sünbülzâde vehbi, padişahın huzurundan ayrılır. rücu sanatının en üst zirveye oturduğu bir şiir yazar. şiirini bitiren vehbi efendi varır padişahın huzuruna çıkar. padişah kütüğü meydana koydurur. cellatın eline keskin bir satır verdirir. vehbi efendi’yi celladın yanına yollar. vehbi efendi’ye: oku bakalım şiirini, der. vehbi efendi kendinden emin bir şekilde başlar şiirinin birinci dörtlüğünü okumaya: bezm-i hamam edelim / sürtüştürem sana ben, deyince padişah: bak bu münasebetsize diye kızarak celladına: vur bunun kellesini, der. cellat vehbi efendi’nin boynunu kütüğe yatırır. tam keskin satırı vurma anında vehbi efendi şiirini: kese ile sabunu / rahat etsin cism-i can, diye tamamlar. padişah: azat et, diye ünler. şiirin diğer kıtalarında da bu olay devam eder. en sonunda vehbi efendi yüzünün akıyla bu imtihandan çıkıp ödüller alır.....şiirin tamamı aşağıdadır

azm-ü hamam edelim,sürtüştürem ben sana,
kese ile sabunu,rahat etsin cism-ü can..
lal-ı şarab içirem ve ıslatıp geçirem,
parmağına yüzüğü,hatem-i zer drahşan..
***
eğil eğil sokayım,iki tutam az mıdır?
lale ile sümbülü kahkülüne nevcivan..
***
diz çökerek önüne ılık ılık akıtam,
bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan..
***
salınarak giderken arkandan ben sokam,
ard eteğin beline,olmasın çamur aman..
***
kulaklarından tutam,dibine kadar sokam,
sahtiyandan çizmeyi,olasın yola revan..
***
öyle bir sokayım ki,kalmasın dışarda hiç,
düşmanın bağrına,hançerimi nagehan..
***
eğer arzu edersen ben ağzına vereyim,
yeterki sen kulundan lokum iste her zaman..
***
herkeze vermektesin,birde bana versene
avuç avuç altını,olsun kulun şaduman..
***
sen her zaman gelesin,ben vehbi'ye veresin,
esselamun aleyküm ve aleykümüsselam...  
fotoğrafı yok

Radebaba

06 Ara 2014 20:51

Mesaj Gönder

umduğun inceliğe inmiyorsa söz,
çekil suskunluğun tüneklerine;
ucuz etme anlamı...
böyle zamanlarda insan
çokluk yalnız kalmalı...
sevgisiz seslerle çevren çiğ,
uysan uzaklaşırsın kendi özünden,
dirensen günün karanlık...
bu yüzdendir gecelerin güzelliği,
geceler aydınlık
al getir kendi derinliklerine,
ufuksuz sularda duran gemini...
getir ki sabaha çok var...
hem bakarsın gecelerin koynundan
bir 'bilen' çıkar...

şükrü erbaş  

ikiekmekbisu

20 Ara 2014 01:15

Mesaj Gönder




Sayfa:   Önceki  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31   Sonraki