hoşunuza giden şiirleri paylaşın..

Anasayfa  \  Forumlar  \  Okuma  \  hoşunuza giden şiirleri paylaşın..
 
gözlerin

ruhumda gizli bir emel mi arar
gözlerime bakıp dalan gözlerin!
aklıma gelmedik bilmece sorar,
beni hülyalara salan gözlerin!

nigahın gönlümü-ey peripeyker!
leyal-i hasretin hüznünü döker.
karanlıklar gibi yığılarak çöker
içimde yer edip kalan gözlerin!

huzurunda bazen benliğim erir,
tavrın hulusumdan şüphe gösterir.
bazen de ne olmaz ümitler verir,
sabr-u kararımı alan gözlerin!

gamzende zahir ey ömrümün varı!
füsun-ı hüsnünün bütün esrarı,
neşr eder aleme reng-i baharı
koyu menekşeye çalan gözlerin!

sihirdir şüphesiz bütün bu şeyler,
bakışın zihnimi perişan eyler.
bana aşk elinden efsane söyler,
aşka inanmayan yalan gözlerin!

rıza tevfik bölükbaşı  

YedekteBekleyenMelek

27 Şub 2009 11:55

Mesaj Gönder

birlikte yaşayabileceğin biriyle değil
onsuz olamıyacağın biriyle ol
geldiğinde boşluk dolduranla değil
gittiğinde yeri dolmayanla ol  

meLezPasha

07 Mar 2009 14:46

Mesaj Gönder

ne içindeyim zamanın
ne de büsbütün dışında;
yekpare geniş bir anın
parçalanmış akışında,
bir garip rüya rengiyle
uyumuş gibi her şekil,
rüzgarda uçan tüy bile
benim kadar hafif değil.

başım sukutu öğüten
uçsuz, bucaksız değirmen;
içim muradıma ermiş
abasız, postsuz bir derviş;

koku bende bir sarmaşık
olmuş dünya sezmekteyim,
mavi, masmavi bir ışık
ortasında yüzmekteyim


a.h.t.  

bianka

07 Mar 2009 18:02

Mesaj Gönder

beni siz delirttiniz
evet, evet
siz delirttiniz beni
hiç kuşkum yok bundan eminim
darılmaca yok, ben bir deliyim ama;
beni siz delirttiniz..  
fotoğrafı yok

AruthaX

09 Mar 2009 17:32

Mesaj Gönder

'adın ne? diye sordu, benim adım aşk.
sonra bana döndü ve bağırmaya başladı,
yalan söylüyor çünkü
onun adı utanç, aşk benim.
ve bu güzel bahçede yalnız kalmayacağım,
ta ki bir gece aniden çıkıp gelene kadar,
ben gerçek aşkım, kızların ve erkeklerin kalbine ateş salarım.'
sonra diğeri içini çekip dedi ki, 'istediğin gibi olsun,
ben adımı söylemeye cesareti olmayan aşkım'  

primavera dell amore

19 Mar 2009 21:19

Mesaj Gönder

öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
yarım saat erkene kurulsun saatin kedi gibi gerin,
ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin

yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin
geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin
ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart
çek kızarmış ekmek kokusunu içine

bak güzelim kahvaltının keyfine..
ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin
çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile

sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
ohhh şöyle bir hafifle
bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de

hiç işin olmasa da öğle üzeri dışarı çık
yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa
yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al..

sonra, şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, sen çok dar da iken
kimler seni ferahlattı, hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler
kapını tıklattı ? ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi ?
hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..

günün güzeldi değil mi? akşamın da güzel olsun.. yemeğin ne olursa
olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
saklama tabakları, bardakları misafire
sizden ala misafir mi var bu dünyada

ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil,
şöyle keyfe keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik
bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
gece evinde, dostların olsun
sohbet mezen, kahkahan içeceğin olsun..
arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?

ama en önce ve illa ki sağlık olsun!

can yücel  

MaximuS

23 Mar 2009 12:22

Mesaj Gönder

çocuk kalmak...
küçüklük ne kadar güzeldi.
sevdiğin çocuğu öp kaç...
aşk şarkıları dinlemek yok…
'kutu kutu pense' oynarken ne kadar mutluyduk.
saklambaçta birbirimizin yerini söylemeye çalışırdık…
şimdi saklandığımız yeri bile bilmiyoruz.
düştüğümüzde dizlerimiz kanıyordu, ama bir şekilde geçiyordu izi bile dert olmuyordu...
şimdi ise kalbimiz iğleşirken pek bir sıkıntı yaratıyor.
kimsenin reddedilme korkusu yoktu mesela,
zaten işten ya da aştan ve aşktan bir haberdi herkes.
ya şimdi?
bir kez ağladık mı her şey bizim olurdu küçükken ne de olsa.
şimdi günlerce ağlasanız da pek bir şey değişmez.
başkalarının olur yahut soğuk toprağın...
küçükken ölümden bile bir haberdik oysa.
salıncakta sallanırken her rengi aynı anda görebiliyorduk.
renkler hiç bu kadar sorun yaratmamıştı.
aşk filmlerindeki en acı karakterle değil,
çizgi filmlerdeki en mutlu karakterle kendimizi özdeşleştiriyorduk.
büyümeseydik de hayat aynı kalsaydı,
kimse değişmeseydi,
her şey zorlaşmasaydı…
öyle değil mi.
a b c d olan şıklara e eklenmeseydi mesela…
işin içine bir de muammalar girmeseydi,
hep gülseydik, sahte gülüşler nedir bilmeseydik,
sahtelikleri çözemeseydik.
küçük olmak ne kadar zararsızdı oysa... ne kadar zararsız  

Lady In Blue

23 Mar 2009 16:25

Mesaj Gönder

çok güzel şeyler bunlar
hiç hesapta olmayan
hesapsızlık çok güzel
savurganlık en kıral  

novi*

24 Mar 2009 01:39

Mesaj Gönder

desteklediğimiz şeylerin çoğuyla hiç bir
ilgimiz yok, onlarla ilişkimiz
sıkıntıdan veya korkudan veya paradan
veya fazla zekadan dolayı olmuştur;
dairemiz ve mumumuzun ışığı o kadar
küçük ki, tahammül edemiyoruz.
fikirle kabarıp merkez'i kaybediyoruz:
fitilsiz mum, bir zamanlar bilgelek
demek olan bazı isimleri görüyoruz,
bunlar artık hayalet kasabalarına
giden yolları gösteren tabelalar gibi,
tek gerçek olan mezarlar.  

nola darling

28 Mar 2009 21:36

Mesaj Gönder

“işgaldeki hali sakın unutma,
atatürk’e dil uzatma sebepsiz.
sen anandan yine çıkardın amma,
baban kimdi bilmezdin şerefsiz…”

n. tevfik  
fotoğrafı yok

AruthaX

30 Mar 2009 00:27

Mesaj Gönder

akrep gibisin kardeşim,

korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.

serçe gibisin kardeşim,

serçenin telaşı içindesin.

midye gibisin kardeşim,

midye gibi kapalı, rahat.

ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.

bir değil,

beş değil,

milyonlarlacasın maalesef.

koyun gibisin kardeşim,

gocuklu celep kaldırınca sopasını

sürüye katılıverirsin hemen.

ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.

dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,

hani şu derya içinde olup

deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.

ve bu dünyada, bu zulüm

senin sayende.

ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer

ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak

kabahat senin,

— demeğe de dilim varmıyor amma —

kabahatın çoğu senin,

canım kardeşim!


1947
nazım hikmet  
fotoğrafı yok

AruthaX

30 Mar 2009 18:34

Mesaj Gönder

unutmak mı, delisin,
gitmesem de bekler orada deniz.
gelirsem bilmelisin
benim beklememdir burada deniz.
gitmek gibi geleceğim
denizin delisine.
delinin denizi gibi,
o ne kadar giderse.

özdemir asaf  

PoJo

30 Mar 2009 23:10

Mesaj Gönder

ve ben uzaktan izlemeliyim bunları
vekaleten yaşıyorum tüm herkes ölene kadar
sende böyle hissediyorsun, peki...

peki, neden sadece itiraf etmiyoruz?...

kan bir yağmur gibi gökten düşüyor
mezarların ve zeminin üstünde tamtamlar çalıyor

yarı vampir, yarı savaşçı
etobur ve röntgenci
vericiye gözünü dikmiş
ölüm çıngırağıyla şarkı söylüyor

lalalalalalla.  

seksenbuk

02 Nis 2009 03:44

Mesaj Gönder

senin geçmişini üzerime tutan o küçük ışığım
parlamasına izin vereceğim
yolunda güvenle gtmene rehberlik etmesi için.

evine giden yoluna...  

seksenbuk

02 Nis 2009 03:46

Mesaj Gönder

uzanıp yatıvermiş sereserpe
entarisi sıyrılmış hafiften
kolunu kaldırmış kolluğu görünüyor
bir eliyle de göğsünü tutmuş
içinde kötülük yok biliyorum
yok, benim de yok ama
olmaz ki
böyle de yatılmaz ki  

AcKurabiye

02 Nis 2009 11:03

Mesaj Gönder




Sayfa:   Önceki  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32   Sonraki