hoşunuza giden şiirleri paylaşın..

Anasayfa  \  Forumlar  \  Okuma  \  hoşunuza giden şiirleri paylaşın..
 
hayat bir gün bana oynarsa,maskeleri yırtıp her yerimden,yine beni görebilir misin??
ne şart ve konum olursa olsun,göz bebeklerimin hep aynı bakacağını bilebilir misin?

ya da ben hayatla oynamaya kalkarsam bir gün nefesimden sıkılıp
ölsem bir gün,yaşadığın her gün için benimle, 'bir saniyesi için bile pişman değilim' diyebilir misin?


sevgilim ol diyorsan bana....
sen bu sevgiyi kaldırabilir misin?  

ZIPIRRRR

07 Mar 2007 01:00

Mesaj Gönder

yaşadığımı sandığım zamanlardan birindeyim.
burukluk hüzünlere karışmış,
bitmeyen bir kırgınlık var.
yalancı gülüşlerde.

bu kadar acımasız olmak,
yakışmıyor aslında yaradılışa.
unutturmuş ne de olsa aldanışlar,
insan olmanın gereğini düşüncelere.

yaşamak çok basit aslında,
zorlaştıran,
yitirilmiş sevgiler.
bulmak aramaya eşdeğer,
aramak ise istemekte.
gururunu yaşamak lazım istemenin.

yeminimi sana yazdım,
gözlerinde açacak bir çiçek uğruna.
yaşadığım tüm güzel anıları geri verdim,
seninle yaşamak istediğim hatıralara.

hayatın anlamını,anlamsız kıldım,
sana olan sevgimin anlamına,

olur olmaz aşklar yaşadım,sana inat.
umuduma bir virgül attım,
yerine koyamadığım noktalar için.

tüketemediğim bugünlere seni yazdım,
yarınlardan korumak için.

yakıcı bir güneşti,
benliğimi çevirdiğim,
korumak için ruhunu,gölgesinde.

yağmurun damlalarıydı aslında,
adını yazdığım bulutlara.

yüreğindeki sönmeyen yangından,
seni korumak içindi,döktüğüm gözyaşı seli.

ben böyleyim işte,
bir ömrü adadım,
kalbindeki aynaya.
yansıtması için,aşkını,
yalnızlığımın karasına.

bilemezdim,
affet beni.

kırıldığını yıllar önce.  

seksenbuk

07 Mar 2007 01:01

Mesaj Gönder

zipirrrr demiş ki:
gel desem sana ....
hiçbir şey sorma,hiçbir şey konuşma,sadece gel...
gelir misin??
hadi desem yada..??
hiçbir şey sormadan yine benimle yürür müsün sonu belirsiz...??
bakmasan,görmesen,duymasan beni günlerce...aylarca belki....
yine beni sever misin?
gözden ırak olan gönülden uzak olurmuş derler ya..
yanımda olup uzak olanlardansa,uzakta olup içimde olmayı becerebilir misin


kim yazmış bilmiyorum ama şiir gibi gelmedi bana bu Confused  

mustivitamin

07 Mar 2007 01:02

Mesaj Gönder

yağmur yağınca,
gözden kayıp oluyor insanlar.

bir ben kalıyorum,
hissetmek için yağmuru iliklerime kadar.

yağmurun dansı benimle güzel,
ritmini hissetmek ise çok özel.

avuçlarımda birikmiş bir parça,
gözyaşlarım sandım ilk anda.

anlaşılmaz sandım, ne de olsa
hıçkırıklarla ağlamam.

bu yüzden seviyorum yağmurla dansı,
onlar ki akan gözyaşlarımın sihirli perdesi.

ne bilen olur,
bu zamanlarda ne de anlayan.
damla damla akan gözyaşlarımı.  

seksenbuk

07 Mar 2007 01:06

Mesaj Gönder

susmak var bende kendi içtenliğimde ve kendi karanlığımda yalnız yaşamak var
o yalnızlıkta düşünmek var sadece düşünmek korkmak yok, ama bazen de var..
çekinmek var ama çekilmek de var..
içime çekilmek..
negatiflik var bende
pozitiflik de var..
olması gerekenin uzağında olmaması gereken bir yerdeyim..
uzaklardayım, ruhum uzaklarda..
bulanık bir ruh, atıklardan arda kalan..
paramparça bir beden ve onarmayı henüz beceremeyen
natural çekimin gücüne teslim olmuş bir beden..
mutluluktan bi kırıntı bile kalmamış bir hayat ve mutsuzluklarında artık dibe vurması
yarım kalmış bi insan modeli..
herşeyin tepetaklak olması ve belkide tamamlanamicak bi hayat..
incilmek, incitmek belki boş yere..
öfke..
kin..
nefret..
gurur..
acı..
korkuyorum..
gideli çok oldu
gittin evet..
gittim evet..
içimde kaldı ama gittim..
yarım kaldı ama gittim..
kalbim acıyo ama gittim..
gittim işte ötesi yok..
yazdım işte gerisi boş..  

En son seksenbuk tarafından 09 Ara 2009 19:25 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi

seksenbuk

07 Mar 2007 01:11

Mesaj Gönder

behçet necatigil şiirlerini nereye yazardı



renksemez camgöz
hep arka pencereden baktı,
orada, oralarda sabah akşam
solgun ay altında kasımpatı

- nereye mi yazardı dizelerini
bir şey çıkmamış biletlerin kenarına yazardı.

bir kapı mı açılıyor
hemen menteşeye kayardı gözleri
küçük ev aletleri kerpeten mengene
giderek onda alışkanlık yarattı

- nereye mi yazardı dizelerini
ilaç kutularının üstüne yazardı.

yazısı 1928 yazısı
atatürk'ün elyazısı
ama sıkılganlıktan mı neden
fazlaca bastırılmış bir yazı

- nereye mi yazardı dizelerini
kağıt peçetelere yazardı.

çiğnediği sözcükler, ağzının kenarında
salya değil köpük halinde toplanırdı
ve zarif kemerini örtme duygusuyla
şal gibi aşağı akardı boyunbağı

- nereye mi yazardı dizelerini
plastikten oyuncakların üstüne yazardı.

koca barbaros'a karşın
beşiktaş biraz odur artık,
küçük bir oda versinler
kehribar yüzü öylece kalsın

- nereye mi yazardı dizelerini
tırnaklarının üstüne yazardı.


cemal süreya  

seksenbuk

07 Mar 2007 12:20

Mesaj Gönder

eğer
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

o kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

o büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

o kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

inanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...

evet sevgili,
kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!
can yücel  

seksenbuk

07 Mar 2007 19:21

Mesaj Gönder

bir anne vardı
çocuğunu tuttu kolundan aşkına teslim etti
ama o çocuk sadece onu gördü
bakmadı
bakamadı istenilen o gözle..
ve gitti sığındı tekrar annesinin yanına
ailesini istiyordu
annesi de aile istiyordu
farklıydı kavramları ikisi içinde
biri aşktan doğabilecek geniş bi aile
diğeri anne kokusundan oluşan bir aile
çocuk annesine
annesi çocuğuna adamıştı herşeyini
oysaki annesi aşkının yanına gitmesini istiyordu
aile istiyordu
çocuk anlamıyordu
neden?
annesi bir gün öldü
çocuk yalnızdı
aile istiyordu
annesini sonunda anlamıştı
ama
artık çok geçti..  

seksenbuk

08 Mar 2007 03:32

Mesaj Gönder

adam

adam şapkasına rastladı sokakta
kimbilir kimin şapkası
adam ne yapıp yapıp hatırladı
bir kadın hatırladı sonuna kadar beyaz
bir kadın açtı pencereyi sonuna kadar
bir kadın kimbilir kimin karısı
adam ne yapıp yapıp hatırladı.

yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda
çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı
adam bulut gibiydi, hatırladı
adamın ayaklarının altında
yıldızların yıldız olduğu vardı
adam yıldızlara basa basa yürüdü
çünkü biraz önce yağmur yağmıştı.

cemal süreya  

Goodbye_blue_sky

09 Mar 2007 22:53

Mesaj Gönder

sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayâle.
halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle
ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var
ve âsi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile...

nazım hikmet ran  

En son Goodbye_blue_sky tarafından 09 Mar 2007 22:59 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Goodbye_blue_sky

09 Mar 2007 22:56

Mesaj Gönder

"- şarapla doldur tasını, tasın toprakla dolmadan," - dedi hayyam.
baktı ona gül bahçesinin yanından geçen uzun burunlu, yırtık pabuçlu adam:
"- ben, bu nimetleri yıldızlarından çok olan dünyada açım," - dedi,
"şaraba değil, ekmek almaya bile yetmiyor param..."

nazım hikmet ran  

Goodbye_blue_sky

09 Mar 2007 22:58

Mesaj Gönder

3-2

birdik, biz olduk
çok yalnızlığa yettik
ama ikimiz yanyana
iki yalnızlık ettik.  

SILENZION

10 Mar 2007 14:45

Mesaj Gönder

tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş tahirle zühre olabilmekte
yani yürekte.

mesela bir barikatta dövüşerek
mesela kuzey kutbunu keşfe giderken
mesela denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
yani tahiri zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
tahir ne kaybederdi tahirliğinden?

tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

nazım hikmet  

seksenbuk

11 Mar 2007 00:37

Mesaj Gönder

bu sene bahar bir başka
sadece çiçeklerle, kuşlarla değil
seninle çıkıyor tadı
ilk defa dilimde yok keşke
ne ilk bahar, ne nevbahar değil
senin adındır artık bu mevsimin adı

5 dk önce yazıldı  
fotoğrafı yok

kLe

18 Mar 2007 19:57

Mesaj Gönder

özledim sesini ne olur konus
bir gül actir zamanlarin ötesinden
karanliklar icindeyim, kapkarayim bugun gel
gök mavisinden, deniz mavisinden
bana bir sarki söyle

icimde bir seyler kimildiyor
gözlerim kan canagi, yorgunum, uykusuzum
bir baksana ne haldeyim deli divane
yaraliyim, caresizim umutsuzum
bana bir sarki söyle

yagmur ol yag üstüme, günes ol isit
dökül karanligima isiklar gibi
al beni al, en uzaklara götür
sesin aksin icimde bir pinar gibi
bana bir sarki söyle

ümit yasar oguzcan  

stardust

19 Mar 2007 02:09

Mesaj Gönder




Sayfa:   Önceki  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32   Sonraki