neşet ertaş

Anasayfa  \  Forumlar  \  Müzik  \  neşet ertaş
 
usta ozan neşet ertaş için nil karaibrahimgil, önce “tanımıyorum” sonra da “sayemde reklamı oldu” demişti. nil'e, onu kırmadan, üzmeden olgun cevaplar veren ertaş ‘gönül adamı’ olduğunu bir kez daha gösterdi.
nil “sayemde reklamı oldu” şeklindeki ikinci çıkışıyla herkesten tepki gördü. halk müziğinin büyük ozanı neşet ertaş, ilkinde “tanımak zorunda değil, gözlerinden öperim” dediği nil’in ikinci salvosunu da aynı olgunlukla savuşturdu. ancak bu kez iğneli bir mesaj gönderdi: “olmadan oldum sanan birinin çocukça lafları. olgun insan düşünerek konuşur. olgun olmayan ham meyve gibidir, aklına geleni konuşur. kendini bilmeyenin kusuruna bakmam.” bu olgun ve manidar cevaplar aslında tam onun kişiliğini ortaya koyan net cümlelerdi. nil karaibrahimgil, usta sanatçı neşet ertaş'a yazdığı duygusal mektupla özür diledi.

neşet ertaş kimdir?


neşet ertaş, 1943 yılında kırşehir'in çiçekdağ'ı ilçesine bağlı kırtıllar köyünde doğdu. babası saz ustası muharrem ertaş annesi döne hanımdır. ertaş, ilkokul gittiği yıllarda önce keman, sonra da saz çalmayı öğrendi. babası muharrem ertaş ustayla birlikte yörenin düğünlerinde sazı ile çalıp o güzel sesi ile türküler söylemeye başladı. ertaş, etkilendiği tek kişinin babası muharrem ertaş olduğunu söyler. kendi ifadesi ile bunu şu şekilde ifade eder; "babamla ben aynı ruhun insanlarıyız." neşet ertaş 1950'li yılların sonunda istanbul'a gelerek ilk plağını "neden garip garip ötersin bülbül" adı ile babası muharrem ertaş’a ait bir türküyle çıkarır. halk tarafından çok beğenilen bu plağı ardından diğer plak, kaset ve halk konserleri takip eder. daha sonra neşet ertaş ankara`ya yerleşir. burada yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle kardeşinin daveti üzerine almanya`ya gider. çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre almanya`da kalan usta, 2000 yılında istanbul`da verdiği konserle hayranlarına tekrar merhaba der.

albümleri

1988 – gönül ne gezersin seyran yerinde
1988 – kendim ettim kendim buldum
1988 – kibar kız
1989 – hapishanelere güneş doğmuyor
1989 – sazlı sözlü oyun havaları
1990 – gel gayri gel
1992 – türküler yolcu
1992 – gitme leylam
1993 – kova kova indirdiler yazıya
1995 – seçmeler 2
1995 – seçmeler 3
1995 – seher vakti
1995 – altın ezgiler 3
1996 --polis lojmanları
1997 – benim yurdum
1998 – gönül yarası
1999 – zülüf dökülmüş yüze
1999 – gönül dağı
1999 – mahur gözlüm
1999 – zahidem  

En son amphitrite d2 tarafından 14 Ağu 2009 09:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

amphitrite d2

14 Ağu 2009 09:01

Mesaj Gönder

mektubu okusaydık.  
fotoğrafı yok

kLe

14 Ağu 2009 09:03

Mesaj Gönder

red sun demiş ki:
nil in böyle bir saygısızlık yapacağını sanmıyorum bence magazincilerin abartması kız bu zamana kadar kiseye atıp tutmadı kendi halinde bir yaşam sürdürdü

neşet ertaş gibi bir ustaya da dil uzatacağını sanmıyorum


tv de ropörtajını izledim Confused . daha sonra yazdığı mektupta özür dilemiş seslerle değil yazıyla arasının ıyı oldugunu konusarak ıstedıklerını anlatamadıgını orada aslında "bana ne mutlu ınsnalara onu hatırlatabıldıysem" demek istediğini söylemiş Confused  

amphitrite d2

14 Ağu 2009 09:04

Mesaj Gönder

bolu zamanlarında çok dinlerdim beni sakinleştiriyodu sesi  

Psikolojik DeLi

14 Ağu 2009 09:05

Mesaj Gönder

özür mektubu

kusurum varsa affola çok saygıdeğer neşet ertaş, bugün yüzümü solgun gören babam sordu: “neyin var kızım?..” “sorma baba” dedim, “neşet ertaş’ı üzmüş olabilirim. sözlerim yanlış anlaşıldı, o gerçek sanabilir. kelimeleri sevmiyorum, çok kayganlar...” babam, “neşet ertaş’ı babaannen çok dinlerdi. çok severdi. evde bir dolu plakları vardı” dedi. son zamanlarda kendi kendime söylediğim şeyleri herkese aktaramaz oldum. bu halime şaşırıyorum. çünkü demek istediğini söyleyebilen biri sanırdım kendimi. en iyisi yazmak yine dedim. size sesleniyorum: her şeyden önce şunu bilmenizi isterim ki, ben, nil karaibrahimgil, sizin binlerce gönülle, kuşaklar boyu kurmuş olduğunuz o dostluk bağını, kendi adına kurmaya çalışan besteciden fazlası değilim. hayat yolunda, bir nevi yan yana yürüyen bu iki insanı karşı karşıya getirmeyi üç beş başlık beceremez. ben, sizin gibi büyük bir âşığın türküleriyle henüz tanışmamış olsam da, o mirasın bir küçük taşıyıcısıyım. size saygıda kusur etmem söz konusu olamaz. sizinle ilk karşılaşmam, bir radyo programında oldu. o programın kaydını bugün dinleme fırsatım oldu. ününüzü tabii ki duyduğumu, fakat türkülerinizi henüz dinleme fırsatım olmadığını söylemişim. bunun üzerine, “dinleyelim mi o halde tanışmış olursun” denilince, “evet, çok isterim dinlemeyi” demişim. kucak açmaktan başka, öğrenmeyi istemekten başka bir şey yapmamışım. sonra her şey nasıl bu hale geldi bilmiyorum. insan bazen, kelimelere basıp yuvarlanabilir. o “sayemde” kelimesini de “vesile olabildiysem ne mutlu”yla değiştirmek isterim. babaannem saliha anıl’ı, ne yazık ki hiç tanımadım. şairdi. şimdi bütün bu olayları, onun bana bir selamı olarak görüyorum. belki de babaannem, neşet ertaş türküleriyle gönlüne girip bakmamı istedi çok uzaklardan. ne güzel köprüler bunlar, gözleri dolduran. eminim siz bunlardan pek çoğunu inşa ettiniz. darısı başıma. bir kusurum olduysa affola. kim bilir belki bir gün siz sazınızla, ben de gitarımla beraber bir şarkı yazar, o şarkıda tüm bunlara güler, dalga geçeriz. hayata “âşık” olmak, onu her haliyle bağrına basmak değil midir?  

amphitrite d2

14 Ağu 2009 09:05

Mesaj Gönder

tanımıorum Hick  

irony

14 Ağu 2009 09:09

Mesaj Gönder

çok iyi cevap vermiş , nil sen kimsin?  

En son Design34 tarafından 14 Ağu 2009 09:17 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

Design34

14 Ağu 2009 09:15

Mesaj Gönder

yeni yetme bi amerikalı popçunun bob dylan'ı, lou reed'i tanımaması gibi bişey...normaldir....  

irony

14 Ağu 2009 09:15

Mesaj Gönder

iyiydir.  

cbaris

14 Ağu 2009 09:17

Mesaj Gönder

tony peris demiş ki:
zahidem...

buyur canım  

amphitrite d2

14 Ağu 2009 09:17

Mesaj Gönder

tony peris demiş ki:
kurbanın olam Hi

kimseler duymadan yar oy. gel gizli gizli Hi  

amphitrite d2

14 Ağu 2009 09:22

Mesaj Gönder

nilin reklamı oldu neşet ertaş sayesinde..  

inner

14 Ağu 2009 09:23

Mesaj Gönder

büyük sanatçıdır..altını çiziyorum türkücü değil sanatçıdır..zahide sine 70 likler devirdiğim muhterem şahsiyettir..  

CNKT

14 Ağu 2009 09:25

Mesaj Gönder

jamie stark demiş ki:
büyük sanatçıdır..altını çiziyorum türkücü değil sanatçıdır..zahide sine 70 likler devirdiğim muhterem şahsiyettir..


evet ya
bır kadına yazılmıştır şarkı ama
beni de az ağlatmadı namıssız
sivasta, soğukta, içimizin yandığı günlerdi
askeri bir yatakhanenin kullanıma kapatılmış müdür odasınının masasının altında, içeriye kaçak soktuğumuz ufak rakıya meze yaptığımız peynirin kokusu, dudaklarımı ısırarka ağlayışım
tey tey yawrum be ne yıllardı sesimiz duyulmasın diye içimizde parçalanırdı hıçkırıklarımız  

amphitrite d2

14 Ağu 2009 09:44

Mesaj Gönder

way ya
şuraya bi paris hilton topiği açsaydım şimdiye 50.sayfayı görmüştü  

amphitrite d2

14 Ağu 2009 10:26

Mesaj Gönder




Sayfa:  1 2 3 4 5 6 7 8 9   Sonraki