eleştiriyoruz-80630 sinema yazarlar/sahne 4

Anasayfa  \  Forumlar  \  Sinema & TV  \  eleştiriyoruz-80630 sinema yazarlar/sahne 4
 
diy mi...
harikulade!  

ukulelestar

02 Mar 2009 23:36

Mesaj Gönder

"3 maymun" yeşilçam ödüllerini de sildi süpürdü...helal  

bianka

03 Mar 2009 22:41

Mesaj Gönder

kötü film üzerinden polemik yürümüş. etyen mahçupyan'ı da severim ama...  

.r.

06 Mar 2009 17:08

Mesaj Gönder

diy mi...
heyecan verici!  

ukulelestar

09 Mar 2009 12:45

Mesaj Gönder

bence kesin olmaz.
çünkü her daim aç ve bulduğuna yapışan gençlermizin bayıldığı bazı kodlardan yoksun bir film synecdoche. bence sevmeyip burun kıvıracakların sayısı bir hayli fazla olur. zaten bu kez çok olgun bir muhatabı olmalı kauffman'ın. onu düşünmekten ve kauffman'a acımaktan filmi izleme süreci mendil ıslatan bi yarı-biyografi havasında akıyor...  

ukulelestar

09 Mar 2009 13:36

Mesaj Gönder

ben tedavi konusunda emin olamıyorum ama... olmalı mı acaba?.. üzülmediniz mi adama izlerken?  

ukulelestar

09 Mar 2009 14:12

Mesaj Gönder

ben de "hayatı güzel" anlattığından emin olamıyorum.
"hayat sefalet, man is miserable" demiş ya, o yetti kıl olmama.
parça parça güzellikler de ayrı mesele tabi.  

.r.

09 Mar 2009 19:44

Mesaj Gönder

starchild demiş ki:
synecdoche, ny harika! sarkan yerlerini sevdiğiminin


yapmayın etmeyin:

konuyu evirmiş çevirmiş bir türlü filme yedirememiş, yutturamamış adam. dakikalarca debelendiği 'yeni dalga'da boğulunca da, sığ sulara yelken açıp, son yarım saatte meramını bir düz metin şeklinde okumadığı, sevgili amerikan izleyicisi anlayabilsin diye bir he ce le me di ği kalmış. amerika'lıya konuşuyor yani o kadar net ki ayrımcılığı, uyuz olunası, dahası adamın kendisinin o amerikan mantığında bu denli kalmış olması müthiş sıkıcı.
son anda her şeyin blok şeklinde özetini geçeceksen film boyunca ne anlatıyorsun ha? bu kaufman basbayağı sıkıcı bir adammış velhasıl, daha önceki senaryoları kendisinin çekmediğine sevindim. şu filmin finalinde yaptığı maymunlukla tam çarli oldu artık benim gözümde.

şey gibi: bakmış ki yönetmenlik işinin içinden çıkamıyor, ben bildiğimi yapayım demiş senaristliğe dönmüş almış okumuş metni öyle görüntü üzerine, voice over ayakları falan, yandı film yandı bi bırak yeter aynı şeyi pişirdiğin dedik ama yok, cordon bleu yapıcam derken oldu mu sana hamburger. izledikten sonra beş dakika yerinizden kalkamadıysanız ondandır yani, ağırlık yapmıştır malum fast food.  

fib

09 Mar 2009 22:28

Mesaj Gönder

türk > amerikalı  

jam

09 Mar 2009 23:37

Mesaj Gönder

synecdoche new york'un dvd'sini istiyorum, evet.  

angelic_fruitcake

10 Mar 2009 19:59

Mesaj Gönder

aymekste sinema tecrübesi istiyorum (geçmişler olsun).  
fotoğrafı yok

Werder Veremem

11 Mar 2009 00:45

Mesaj Gönder

sinekdotu izlerken aaa sementa hamile galba demistim cunku acaip sismisti kadin, sevisme sahnesinde gobeeni kapamaya calismislar felan. tevekkeli (cok severim bu lafi ama tam anlamini bilmeden kullanirim babam kullanir hep cunku, sanirim however gibi bisi neese) dun imdb karistirirken gordum meer ocak ayında bi bebegi olmus. tahminim dooruymus sanirim.  

nunu

11 Mar 2009 01:13

Mesaj Gönder

fib demiş ki:
yapmayın etmeyin:

konuyu evirmiş çevirmiş bir türlü filme yedirememiş, yutturamamış adam. dakikalarca debelendiği 'yeni dalga'da boğulunca da, sığ sulara yelken açıp, son yarım saatte meramını bir düz metin şeklinde okumadığı, sevgili amerikan izleyicisi anlayabilsin diye bir he ce le me di ği kalmış. amerika'lıya konuşuyor yani o kadar net ki ayrımcılığı, uyuz olunası, dahası adamın kendisinin o amerikan mantığında bu denli kalmış olması müthiş sıkıcı.
son anda her şeyin blok şeklinde özetini geçeceksen film boyunca ne anlatıyorsun ha? bu kaufman basbayağı sıkıcı bir adammış velhasıl, daha önceki senaryoları kendisinin çekmediğine sevindim. şu filmin finalinde yaptığı maymunlukla tam çarli oldu artık benim gözümde.

şey gibi: bakmış ki yönetmenlik işinin içinden çıkamıyor, ben bildiğimi yapayım demiş senaristliğe dönmüş almış okumuş metni öyle görüntü üzerine, voice over ayakları falan, yandı film yandı bi bırak yeter aynı şeyi pişirdiğin dedik ama yok, cordon bleu yapıcam derken oldu mu sana hamburger. izledikten sonra beş dakika yerinizden kalkamadıysanız ondandır yani, ağırlık yapmıştır malum fast food.


hahahah nefretin çok şirin, ama bu kadar köşeli bakmamak lazım belki de. yani ortada fikir anlamında bazı çok iyi şeyler var. finalin filmin geri kalan kısmında fazla yüzeysel kaldığı kabul edilebilir ama bütün bir film değil de bir mırıldanma olarak ele alındığında bile ilgiye değer şeyler mevcut bence filmde. kaldı ki çok da komik ve kimsenin ilgilenmek istemeyeceği detaylara özel vurgular yapıyor olması bile klasik amerikalı seyirciye ısrarcı parantezler açma dürtüsünün o kadar da net olmadığını kanıtlıyor. filmin müdafa edilecek bir tarafı yok. nefret edilmeyi de aşık olunmak kadar hak ediyor aslında ortadaki iş. ben ne nefret ettim, ne aşık oldum, ama charlie kaufman'ın yönetmenlik olgusuyla da -bu filmde çıkardığı iş üzerinden- oynadığını ve durumu bu yüzden bir açmaza soktuğuna inanmak istiyorum sanırım. bence de bu adama film çektirmek çok tehlikeymiş, bunu görmüş olduk. sinemanın dilini metinsel anlatım dışında da kotarmış bir yönetmenin elinde (ama mümkünse artık o kişi videoklip yönetmeni olmasın) - (tamam spike jonze fena değildi) metinlerinin daha da parlayacağına ve anlamada bir netlik zorlamasına sıkışmayacağına eminim.

synecdoche'un işçiliğinin de bir ilk film için kötü olmadığını eklemek isterim bu arada.  

ukulelestar

11 Mar 2009 03:13

Mesaj Gönder

mia wasikowska'dan alice olmayacak bence. / güzel olmayacak.
ya da 2 sene sonra ben bu sözümü yiyeceğim.  

.mariposa

12 Mar 2009 21:47

Mesaj Gönder