meyve.

Anasayfa  \  Forumlar  \  Gurme  \  meyve.
 
m a b e l demiş ki:
bugün meyve topigi açmayı düşündüm sonra dedim ki music açar nasılsa ben bekleyeyim Razz

şu hindistan cevizi iyi de kabuğunu kesmek zor arkadaş Confused


meyve canavarı olarak buldugumu yerim
şeftali haricinde hepsinin olgunu tercihim


asha
ya sabah tam 2 saatimi bir hindistan cevizini kirmaya calismakla harcadim.
sonra dusundum, bunu yemek icin neden bu kadar ugrasiyorum diye.
ve sonuc bu topic oldu Confused  

music

04 Ekm 2015 03:19

Mesaj Gönder

muz  

M L H

04 Ekm 2015 12:28

Mesaj Gönder

çilek
papaz erik
her türlü kırmızı meyve (karadut böğürtlen ahududu dağçileği bla bla)
portakal
mandalina
karpuz
kavun
ekşi elma
muz
tropikal meyveler
kiraz
minik armut
kayısı
şeftali
ayy hepsini seviyorum renk renk
 
fotoğrafı yok

Larissa

04 Ekm 2015 12:59

Mesaj Gönder

m l h demiş ki:
muz
 

balkan

04 Ekm 2015 13:25

Mesaj Gönder

armut
sulu, yumusak tatli ve kucuk cekirdeklidir. rengi sari ile yesil arasinda degisir. ankara, mustabey, cengel, kumla, bey olmak uzere bircok cesidi vardir.
bobreklerin duzenli calismasini saglar. idrari bollastirir. bobrek kum ve taslarinin dokulmesine yardim eder. yuksek tansiyonu dusurur. kani temizler butun salgi bezlerinin normal calismasini saglar. kansizligi giderir, kabizligi onler. sinirleri yatistirir.
zihni yorgunlugu giderir. susuzlugu keser. tukuruk ifrazatini artirir. hamilelerin kusmalarini azaltir. hazimsizligi giderir. mafsal kireclenmesi, nikris ve romatizmada faydalidir. seker hastalari da yiyebilir. midesi zayif olanlarin kompostosunu icmeleri tavsiye edilir. yemeklerden once yenecek olursa daha faydali olur.

ananas
tropikal iklim kuşağında yetişen bir meyvedir. meyve olarak yiyebilir, suyunu çıkartıp kokteyllerinizde kullanabilirsiniz. anayurdu amerika’nın tropik bölgeleri olan ananas, kalın ve etli bir gövdeyi çepeçevre saran 30-40 kadar sert ve özlü yapraktan oluşur. orta ve güney amerika’da yetiştirilen ananas, avrupaya tanıtıldıktan sonra yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.
taze ananas içinde bulundurduğu protein sindiren enzim olan bromelain sayesinde sadece sindirime yardımcı olmakla kalmaz, vücutta meydana gelebilecek iltihapları ve şişkinlikleri de etkili bir biçimde azaltır. özellikle sinüzit, bademcik iltihabı, gut hastalığı, mafsal iltihabı yada yaralanma veya ameliyatlardan sonraki iyileşme dönemlerinde ananasın faydalı olduğu bilinmektedir.
ananasın içerdiği zengin b vitamini cildi etkili bir şekilde nemlendirir ve saçı da parlatır.
bunun yanı sıra ananas stresin giderilmesi ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine de yardımcı olur.
ananas kan dolaşımını hızlandırarak hem tansiyonu, hem de kandaki yağ oranını düşürmede etkili olabilir.
ananas az bulunan bir mineral olan manganezin mükemmel bir kaynağıdır. manganez enerji üretimi ve antioksidan müdafası için gerekli olan birkaç enzim yönünden çok değerli kofaktördür. manganeze ilave olarak ananas, yine enerji üretimi için gerekli olan ve enzimatik reaksiyonlarda kullanılan b vitaminleri olan thiamin ve riboflavin açısından da zengindir.
vücuttaki yağı azaltarak kanser riskini azaltır. lifli bir besin olduğu için kroner kalp hastalıkları riskini azaltır. doymuş yağ oranını ve kolestrolü düşürdüğü için yine kroner kalp hastalığı riskini azaltır. vücutaki sodyum oranını azalttığı için de yüksek tansiyon riskini azaltır.
meyve, sebze ya da etli salatalarınız ile birtakım yemeklere de ilave edebilirsiniz.
tombul, taze gözüken ve mümkün oldukça en geniş olanını seçin. ananas ne kadar genişse yenilebilir kısmı o kadar fazla olur.
taze gözüken koyu yeşil yapraklar iyi kalitede olduğunun belirtisidir. kokusu da iyi kalitede olduğunun bir göstergesidir.

avokado
anavatanı orta amerika olan avokado meyvesi, ülkemizin adana, antalya, alanya gibi güney illerinde yetişir.
meyvelerinin etli kısımlarında sabit yağ, potasyum ve a, d, e vitaminleri bulunan avokadonun sabit yağında da ayrıca protein ve vitamin vardır. yapraklarında yüzde 3 oranında uçucu yağ bulunan avokado, içerdiği antioksidan maddeler nedeniyle bağışıklık sistemini güçlendirirken, aynı zamanda kozmetik sektöründe cilt bakımı kremlerinin bileşiminde kullanılır.
avokadonun kabızlığa karşı etkili, bağışıklık sistemini güçlendirici özellikleri bulunmaktadır. içerdiği doymamış yağ asitleri kanda kolesterolün yükselmesini önler dolayısıyla kalp ve damar hastalıkları için en iyi doğal ilaçtır. avokado, vücutta toksik maddeleri etkisiz hale getirerek, yaşlılığa yol açan zararlı maddeleri yok eder. dolayısıyla yaşlanma sürecini yavaşlatarak hastalıkları önlemede önemli rol oynar.
avokado nasıl yenir ?
1. meyva uzunlamasına ortadan kesilir. ortadaki iri çekirdek çıkarılır. meyva ince ince cips gibi doğranır veya ezilir. tuz, kırmızı veya karabiber ekilir. limon sıkılır karıştırılır. arzuya göre biraz taze veya kuru soğan kıyılarak ilave edilir. maydanoz ve domates ilave edilebilir. salata gibi yenir, yağ istemez.
2.soyulmuş ve ezilmiş avakado sarımsaklı yoğurt ile karıştırılır. limon ilave edilmez, böyle de yenilebilir.
3. omlet yapılır. peynir yerine avokado konur.
4. mantar sote gibi sote yapılabilir.
5. ezilmiş avokado bal ve ezilmiş cevizle karıştırılır. bu takdirde tuz, limon, biber ilave edilmez.

ayva
ayvanın faydaları protein, karbonhidrat, kalsiyum, demir, fosfor, potasyum, sodyum ve c vitamini içerdiği ile vücut için bir çok yararı bulunan ayva bunların yanında bir çok derde de deva bir meyve.
ayvanın faydaları
-ayva, çocukların sağlığını korur, büyümelerini ve gelişmelerini hızlandırır.
-bir çok hastalığın şifası olan ayva, kalp, akciğer, boğaz, mide, göz, bağırsak ve ağız rahatsızlıklarının tedavisi için faydalı.
-ayva her yaştaki kişinin sinir sistemini güçlendirir
-mide ve bağırsakları zararlı mikroplardan koruyup hazımsızlık gibi sorunları önler.
-cildi ve tırnakları zinde, parlak ve daha sağlıklı hale getirir.
-grip ve nezlenin iyileşmesini hızlandırır.
-ayva veya ayva suyu ishalin geçmesi için de çok yararlı. meyvesi ya da meyvesinden hazırlanan şurup ve komposto ishale iyi gelir.
-vücudun gücünü artırarak, zinde tutmaya yardımcı olarak yorgunluk ve bitkinlikten korur.
-ayva ağız kokusunu önler.
-içerdiği vitamin ve minareler ile kalp ve damar hastalıklarından korur, varisi önler ve varis tedavisinde yardımcı olur.
-ayvanın cinsel gücü artırdığı söylenmektedir.
-ayva kandaki kötü kolesterolü düşürerek damar sertliğini önler.
-ayva hoşafı ağızdaki yaraların iyileşmesini hızlandırır.
-tereyağı ile pişirilen ayva, balgamı söker, kronik öksürüğe, solunum sistemi hastalıklarına ve bronşite iyi gelir.
-ayva çiçeği kaynatılarak içilirse anne sütünü artırır, kalbi güçlendirir ve baş ağrısına iyi gelir.
-ayva kabuklarının kaynatılıp içilmesi, idrar yolu iltihaplarında iyileşmeyi hızlandırır.
-ağızdaki yaralar, boğazdaki şişlik ve ağrı için ayvanın kendisi veya yapraklarının kaynatılarak suyu ile gargara yapılması mucize etkiler ortaya koyuyor.
-dudak çatlamalarını önlemek ya da iyileştirmek içinde ayva çekirdeklerinin kaynatılıp dudakların bu suyla yıkanması öneriliyor.
-ayva yaprakları çay gibi demlenip içildiğinde sakinleştiriyor ve uykusuzluğa iyi geliyor.
-şeker içeriğinin düşük olması nedeniyle şeker hastaları tarafından da rahatlıkla tüketilebiliyor

altin cilek
dünyanın en zengin lif oranına sahip meyvesi olan bu bitki güney amerika ve hindistan’da yetiştirilmektedir. bu bitki en çok hint tıbbında kullanılmaktadır ve birçok yararı vardır. adaptojen özelliği bulunan altın çilek vücudumuzun dengeli ve uyumlu bir biçimde çalışmasını sağlamaktadır. bunun yanı sıra yüksek tansiyon, romatizma ağrıları, şeker hastalığı, stres kaynaklı sorunların çözülmesini ve erken yaşlanmaya karşı etkili olduğu için anti-aging için de kullanılır. kişinin fiziksel dayanıklığını artıran altın çilek bitkisi yüksek ateşi düşürür ve ağrı kesici özelliği bulunmaktadır. sinir sitemini de koruyan bu bitki bağışıklık sistemini korumaya vesile olan güçlü bir antioksidandır.

fiziksel enerji sağlar ve hareket yeteneğini geliştirir. soğuk algınlığı gibi mevsimsel hastalıklarakarşı iyibir savunucu olduğu gibi, cinsel gücü de arttırır.

yapılan çalışmalar altın çileğin hastalıkları engellediğini, alyuvarlarda artışa neden olduğunu göstermiştir. kas gevşetici özelliği ve kan şekerini düşürme özelliği de tercih edilmesinin en önemli nedenidir.

kolesterolü azaltır, uykusuzluğu giderir ve vucutta var olan tümörlerin büyümesini durdurduğu söylenmektedir.

altın çilek geleneksel tıpta gençleştiriciler arasında sayılır. fiziksel sağlığı güçlendirdiği gibi zihinsel sağlığı da güçlendirir. ömrü uzatır. parkinson ve alzheimer da bilişsel fonksiyonları güçlendirir.

madde olarak sıralamak gerekirse altın çileğin faydaları şunlardır

- dünyanın en zengin lif oranına sahip meyvesidir.
- kilo vermeye yardımcı ve son derece faydalı bir meyvedir.
- diyabet ( şeker) hastalarına faydalı olduğu gözlemlenmiştir. - antioksidan oranı yüksektir.
- kalp,verem ve idrar yolu hastalıklarının tedavisine yardımcı olur.
- c,b1,b2,b3 ve keroten gibi vitamin ve mineraller bakımından çok zengin bir meyvedir.
- potasyum değeri çok yüksek bir meyvedir.
- kalsiyum değeri aşırı zengin olduğundan okul öncesi çocukların gelişiminde çok etkilidir.
- metabolizmanın hızlı çalışmasına katkıları olduğu bilinmektedir.
- kan dolaşımını düzenlemede pozitif etkileri vardır.
- idrar söktürmeye faydaları vardır.
- kalorisi azdır. sindirim sistemindeki parazitleri yok etmeye yardımcı olur.
- aroma ve mayhoş tadından dolayı pastacılık, dondurma aroması olarak ve marmelat yapımında kullanılır.
- meyve salatalarında, tatlılarda ve turtalarda kullanılır.
- reçeli son derece lezzetlidir.
- cildi güneşten korumada ve cilt kanseri tedbir olarak deri gerici özelliği olduğundan, yaşlanmayı geciktirmeye yardımcı olur.
- kandaki fazla ürik asitin atılmasına yardımcıdır.
- içerisinde 8 ayrı alkolid bulunmaktadır. bu alkolidler bitkisel kökenli ilaçların yapımında kullanılmaktadır.
- kanı arındırmaya yardımcı olur. görme sinirlerini yapılandırmaya yardımcı olur.
- prostat ve boğaz hastalıklarının tedavisinde olumlu etkileri olduğu gözlenmiştir.

ahududu
ağaç çileği ismiyle tanına ahududu, tıpkı böğürtlen gibi çalı halinde yetişen , dikenli bir bitkidir. bu meyve kümeler halinde kendiliğinden yetişir. meyveleri dut meyvesine benzer. sarımtırak, kırmızı, portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur.
kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. terletir ve idrar söktürür. kabızlığı giderir. vücuda dinçlik verir.
kullanım şekli ve hazırlanışı: ahududunun çiçekleri kaynatılıp bu su ile gargara yapılırsa bademcik, boğaz ve dişeti iltihaplarına iyi gelir. göz nezlesinde, göz banyo yaptırılırsa yararlıdır. bir miktar ahududuyu ezip püre haline getirdikten sonra yüze maske yapılırsa cildi sıkılaştırır ve serinletir. yaprakları ince kıyılıp kaynatılarak çayı hazırlanabilir.

badem çağlası
bahar gelişini önce erik ağaçlarının çiçeklenmesiyle haber verir..yeşil ve ekşi erik sevenler dört gözle bekler eriklerin çıkışını..

eriği aratmayan yeşil ve ekşiliği ile başka meyve gelir baharda önde tezgahlara..erik gibi tuzlanarak kıtır kıtır yemesi müthiş bir tad bırakır damaklarda...o meyve tabiki çağla..badem çağlası..peki bu mayhoş ve lezzetli meyve vücudumuz için hangi vitaminleri içerir ve ne gibi faydaları vardır pek bilinmez..

on yıldır kanser tedavisinde alternatif ve tamamlayıcı yöntemler üzerine çalışmalar yapan çapa tıp fakültesi onkoloji enstitüsü direktörü prof. dr. erkan topuz yüksek dozda c ve e vitamini ile selenyum ihtiva eden çağlanın; bağışıklık sistemini güçlendirerek hem kanserden koruduğunu hem de kanser tedavisi sırasında vücuda büyük destek sağladığını söylüyor. prof. dr. erkan topuz özellikle malin melanom lösemi multiple myelom (kemik iliği) ve bağırsak kanseri gibi bağışıklık sisteminin zayıf düştüğü kanser türlerinde çağlanın son derece yararlı olduğunu belirtiyor. bunun için en uygun günleri yaşıyoruz. hergün yiyeceğiniz bir avuç çağla hem bağışıklık sisteminize güç katacak hem de birçok tehlikeli kanser türüne karşı vücudumuzda kalkan oluşturacaktır. bildiğiniz gibi bademin sadece çağlası değil kurusu da sevilerek tüketilmektedir. hatta ülkemizde badem kuru yemiş olarak daha çok tercih edilmektedir. bademin tatlısı ve acısı vardır.

antioksidan zengini
tatlı bademde; b ve e vitaminleri ile protein demir kalsiyum fosfor ve yüksek oranda yağ bulunmaktadır. antioksidan yönünden de çok zengindir. kuru yemiş olarak tüketilmesinin yan sıra pasta tatlı ve şekerlemelerde de çok kullanılır bademden yapılan yiyeceklerin en bilinenleri acı badem kurabiyesi ile badem ezmesidir. ayrıca asya ülkelerinde bazı et tavuk balık ve sebze yemeklerine de badem katılır. bademyağı ise eczacılıkta çeşitli bileşimlerin hazırlanmasında özellikle yumuşatıcı olarak ve yaraları iyileştirmek için kullanılır. badem depresyona girenler streste olanlar başağrısı çekenler için adeta ilaç gibidir. sabit ve uçucu yağlar yönünden zengin olan acı badem ağız yoluyla alındığında yumuşatıcı öksürük kesici ve solucan düşürücü etkisi vardır. günde 4-5 tane (daha fazla değil) yemek şekerin düşmesini sağlar. ancak acı bademi yüksek dozda almak zehirlenmelere yol açabilir.

yağı bile şifa kaynağı
mineral katkısı yüksek olan badem yağı cildin ve saçların e vitamini ihtiyacını karşılayan çok faydalı bir yağdır. makyaj temizlemede ayrıca tırnak el ve ayak bakımında kullanılabilir. bu arada hamilelikte de karın kısmınıza günde bir defa sürdüğünüz takdirde doğumdan sonra oluşacak çatlakları engellemiş olursunuz. saç bakımı yaparken de susam yağı fındık yağı ceviz yağı ve çam terebendini badem yağı ile karıştırarak saçınıza sürdükten sonra yarım saat bekleyip saçınızı yıkayabilirsiniz. bu uygulamayı haftada bir tekrarlayabilirsiniz.
>> badem yağı ayrıca hazımsızlığa karşı iyi bir çözümdür. bunun için günde bir çay kaşığı içilebilir.
>> bademyağı kabızlığı giderir müshil olarak da kullanılır.
>> egzama ve kaşıntıların verdiği rahatsızlıkları azaltır.
>> böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardım eder.
>> kulak ağrılarını dindirir.
>> yumurtayla karıştırılıp da basur memelerine sürülecek olursa ağrı ve yanmaları giderir.
>> burun kuruluğundan kurtulmak için günde iki defa birer damla badem yağını burnunuza damlatmanız yeterli.
>> sık sık dudaklarının çatlamasından rahatsız olanlar da gün içinde birkaç defa badem yağı kullanmalıdır.

>> badem sinirleri güçlendirir.
>> göğüs hastalıklarını ve zihin yorgunluğunu giderir.
>> uykusuzluk yorgunluk baş dönmesi gibi belirtilerin azalmasına yardımcı olur.
>> böbrek idrar yolları ve üriner sistemdeki iltihapları iyileştirir.
>> hamilelerin sütünü artırır ve bebeklerin gelişimine yardımcı olur.
>> kolestrolü düşürür kalp krizi riskini yüzde 50 azaltır.
>> yumuşatıcı balgam söktürücü sakinleştirici özellikleri vardır.
>> içinde bulunan omega 3 yağı kan pıhtılaşmasını ve damar sertliğini önler; tansiyonu düşürür.
>> e vitamini bakımından zengin olduğu için antioksidan özelliği vardır ve yaşlanmayı geçiktirir.
>> sütle içilirse mide kuvvetlenir.
>> baş ağrısı karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.
>> bronşit boğaz ağrısı anjin boğaz yanması ve akciğer hastalıklarında faydalıdır.  

En son music tarafından 04 Ekm 2015 17:19 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi

music

04 Ekm 2015 16:42

Mesaj Gönder

çilek
çilekte bol miktarda demir ve fosfor bulunmaktadır. ayrıca c, b ve k vitamini açısından da zengindir.
çilek vücuda kuvvet verir. kolesterolü düşürür ve damar tıkanıklığını önler. aynı zamanda çok iyi bir antioksidan olan çilek bağışıklık sistemini güçlendirir. kansere karşı kuruyucudur. sindirim sisteminin düzenli çalışmasına çok faydalıdır. bağırsak kurtlarını döker, idrar söktürür ve vücuttaki zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır. kanı temizler. diş etlerini güçlendirir ve ağız kokusunu giderir. sakinleştirici etkisi ile tansiyonu düşürür ve stresi azaltır. ateşi düşürür. romatizma ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir. cildi nemlendirir, tazelik ve güzellik verir.
çileğin yaprakları, iyi kurutulmak şartıyla, çay yapımında kullanılabilir. çilek aç karına yenirse daha iyi sindirileceği için daha yararlı olur. çilek ezilerek püre haline getirildikten sonra süt ile karıştırılıp cildi temizlemek ve canlandırmak için kullanılabilir. çilek komposto ve reçel yapılarak da tüketilebilir. çilek yiyenlerde bazen kurdeşen görülebilir fakat kalıcı değildir ve kısa sürede geçer.

dut
uygulamada asma ve incirin yetiştirilebildiği ekolojiler, dut için de elverişlidir. vegetasyon süresi uzun ve bu süre içinde ortalama sıcaklığı 13 c’nin altına düşmediği yöreler, dut yetiştiriciliği için daha uygundur.bir yıllık sürgünleri ve üzerindeki gözler -20 c’ye kadar dayanabilmektedir.
vücuda kuvvet verir, kansızlığa iyi gelir. ağız, bademcik ve boğaz iltihabı, diş eti hastalıkları ve öksürüğe karşı faydalıdır. ateş düşürür. karaciğeri kuvvetlendirir. mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardım eder. özellikle yemekle birlikte yenildiğinde hazmı kolaylaştırır. aç karnına yenirse kabızlığı giderir ve hatta ishal yapabilir, bağırsak kurtlarını düşürmeye de yardımcı olur.
dut taze ve kuru olarak yenebilir. ayrıca dutun şurubu, reçeli ve pekmezi yapılabilir. dutun yaprakları da kullanılır. yaprakları kaynatılıp suyu içilirse kabızlığa iyi gelir. dut kabuğu ve yaprağı kaynatılıp bunun suyuyla gargara yapılırsa diş ağrılarını dindirir. dut şurubu mide ve bağırsak iltihaplarını iyileştirmeye yardımcı olur.
ibni sina diyor ki:
“tatlı dut yaprağı, üzüm yaprağı, siyah incir yaprağı yağmur suyu ile iyice kaynatılır, elde edilen mayi ile saçlar yıkanırsa, siyahlaştırır. dut ağacının kabuğu bal ile yenilirse, bağırsaktaki kurtları döker. ham dut yaprağı ağzında çiğnenirse, diş ağrısını keser. akrebin soktuğu yere konursa, ağrısını izale eder.” beyaz dut yenilirse idrarı söktürür.
dut yaprakları kaynatılıp birer bardak içilir ise ishale iyi gelir.ekşi dut yenirse ağıziçi iltipahlanmasına ve safrayı söker iyigelir.

elma
elmanın verdiği enerji 100 gramda 54 kaloridir. bu enerji yağdan değil, meyve şekeri ve organizma tarafından ağır olarak sindirilen şekerden gelmektedir. bu veriler ve genel anlamıyla elmanın besleyici özelliği, bu meyveyi özellikle spor yapanlar için vazgeçilmez yapar. gerçekten de fiziksel aktiviteler çerçevesinde elmanın içeriğindekiler spor öncesinde, sırasında ve sonrasında organizma üzerinde pozitif etkiler yaratır:
1. spor öncesinde tüketildiğinde; enerji verir.
2. spor sırasında tüketildiğinde; organizmaya çeşitli mineral ve vitaminler yükler.
3. spor sonrasında tüketildiğinde; %85 oranındaki su içeriğiyle organizmanın ihtiyacı olan suyu tamamlayarak toksinlerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır.
önlemede faydalı olduğu hastalıklar
bağırsak kanseri
düzenli tüketilmesi durumda içerdiği posadan dolayı bağırsakları çalıştırıyor. posalı yiyecekleri çok tüketen akdeniz ülkelerinde kalın bağırsak kanseri, bunları az tüketen orta ve kuzey avrupa ülkelerinden çok daha az görülüyor. meyve, sebze, salata, baklagiller ve doğal tahıl ürünlerini az tüketen zengin kuzey amerika’da kalın bağırsak kanseri oranı yüksektir.
kabızlık, kalın bağırsak kanserinin en önemli sebeplerinden biri. içerdiği antioksidanların kanseri önlediğine inanılıyor. sigaranın tüm kanser çeşitlerine sebep olduğu bilimsel bir gerçek. bunlardan bir tanesi de mesane kanseri. elmanın içindeki antioksidanlar sigara içenlerde mesane kanseri riskini azaltıyor.
kolesterol düşürücü
elma, posa ve antioksidan maddeleri içeren çok değerli bir meyve. her posalı yiyecek gibi kolesterolü iki yoldan doğal bir şekilde düşürüyor.
- dışarıdan aldığımız yağlı hayvansal gıdaların içerdiği kolesterolün bir kısmını içine hapsederek bağırsakta emilimini engelliyor ve dışkı ile vücut dışına atılmasını sağlıyor.
- sindirim için karaciğerden oniki parmak bağırsağına akıtılan safra asitlerinin bir kısmını emerek dışkı ile vücut dışına atılımını sağlıyor. artan safra asitleri ihtiyacı, kanda bulunan kolesterolün safra asitlerine karaciğer tarafından çevrilmesi ile karşılanıyor. bu durumda kandaki kolesterol miktarı az oranda da olsa düşmüş oluyor.
kalp-damar hastalıkları
kandaki ve dışardan alınan kolesterolü düşürme etkisi kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde yardımcı rol oynuyor. kandaki kolesterol, serbest radikaller (değişime uğramış oksijen molekülleri) tarafından okside olmadıkça damar çeperine yapışıp damar sertliği yapmaz. elmanın içindeki antioksidan maddeler, özellikle de quercetin, kandaki kolesterolün okside olup damar çeperine yapışmasına engel oluyor. böylece yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve felci önlüyor.
şeker hastalığı
şeker ve şekere dönüşen beyaz ekmek, beyaz makarna, beyaz undan yapılan tüm besin maddeleri, ayrıca patates ve mısır kan şekerini çok hızlı yükselttiğinden dolayı şeker hastalığının baş düşmanlarıdır. buna karşılık posalı yiyecekler, kan şekerinin ani yükselmesini önlüyorlar.
elmanın içindeki pektin maddesi şekeri içine hapsederek bağırsakta hızlı emilimi dolayısıyla kan şekerinin hızlı bir şekilde yükselmesini önlüyor. doktorunun tavsiyesi dahilinde elma, şeker hastalarının tüketebileceği en faydalı meyvelerden biri

erik
erik, gülgiller (rosaceae) familyasından prunus cinsinden meyvesi yenen bazı ağaç türlerinin ortak adı.
türkiye'de doğu anadolu'nun yüksek yayla mıntıkası ile, güneydoğu anadolu'nun kurak ve çok sıcak bir kısım yerleri hariç, memleketin her tarafından yetişir.
erik bol miktarda b vitaminleri içermektedir, ayrıca potasyum ve magnezyum minerali açısından da zengin bir meyvedir. 100 gr taze erik; 66 kalori, 17.8 gr karbonhidrat, 299 mg potasyum, 17 mg fosfor, 2 mg sodyum, 18 mg potasyum, 0.5 mg demir, 0.4 mg lif içermektedir. ayrıca a, b1, b2, b3, b6, c, e vitamininide içermektedir.
prof. dr. utku çopur, eriğin bağırsak faaliyetini artırıcı etki gösterdiğini belirterek, şöyle devam etti:
``ayrıca potasyum ve magnezyum minerali açısından da zengin bir meyve olduğu bilinmektedir. eriğin karaciğer, kalp, böbrek ve . ayrıca eriğromatizma hastalıkları ile sindirim rahatsızlığı çeken ve tuzsuz diyet uygulayan kişilerce tüketilmesi önerilmektedirin regl düzenleyici, idrar söktürücü ve terletici özellikleri de bulunmaktadır. çiğ erikte çeşitli minerallerin yanı sıra c, a ve e vitaminleri ile beta karoten de bulunuyor.``
prof. dr. çopur, eriğin komposto, reçel, marmelat şeklinde tüketildiğinde ilave edilen şekerden dolayı kalori değerinin arttığını, bu nedenle vitamin ve minerallerden daha sağlıklı bir şekilde yararlanabilmek için taze olarak tüketiminin önerildiğini bildirdi.eriğin anadolu`da kurutularak da tüketildiğini ifade eden prof. dr. çopur, "kurutulmuş eriğin besin değerinin tazesine göre daha yüksek olduğu bilinmekte ve pişirilmeden tüketilmesi tavsiye edilmektedir" dedi

greyfurt
turunçgiller familyasından; bahçelerde yetiştirilen bir ağaç ve meyvesidir. meyvesi, portakaldan daha iri, kanarya sarısı renginde, tadı hafif acımsı ve ekşidir. içeriğinde c vitamini vadır.
• soğuk algınlığına iyi gelir, iştah açar
• sindirimi uyarır,
• diş etlerinin kanamasını azaltır,
• kılcal damarlardaki kan dolaşımını hızlandırır,
• mide ve pankreas kanserlerine yakalanma riskini azaltır,
• tansiyonu dengeler,
• idrar sökücü özelliği vardır
• yağlı yemeklerin ardından içilen greyfurt suyu yediklerinizin ağırlığını giderir; (1 adet greyfurt=50 kalori)
karaciğerin normal çalışmasını sağlar, safra ifrazatını arttırır. hazmı kolaylaştırır.vücutta biriken suyu ve zehirli atıkları atar. kanı temizler. bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. felç ve kanamaları önler. akciğer ve göğüs hastalıklarında faydalıdır.
uyari==> greyfurt suyu bazı ilaçların etkisini, ölümle sonuçlanabilecek seviyede arttırabildiği için, ilaçlarla birlikte "kullanılmamalıdır"

incir
• taze ve özellikle kuru incirin yenilmesiyle insan bedeninin hücreleri yenilenir. incir, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besindir. sözgelişi, 100 gr. kuru incir yenilirse bedenin günlük gereksinimlerinden kalsiyumun yüzde 17'si, demir ve magnezyumun yüzde 30'u, fosforun yüzde 20'si, b1 vitamininin yüzde 5'i ve b2 vitamininin yüzde 4'ü alınmış olur.
• incir, içerdiği yüksek orandaki liflerle bedene giren kolesterolün kana karışmadan atılmasını sağlar.
• sindirimi kolaylaştıran incirin, bedeni bakterilere karşı koruyan etkileri de vardır.
• incir içerdiği yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla kemik ve dişlerin oluşumu ile sağlıklarını garantiler:incirin içerdiği kalsiyum, diğer besinlerdekine göre daha kolay sindirilir. süt içemeyen kişilerin incir yemeleri öğütlenir.
• incir, içerdiği 'benzaldehit' adlı maddeyle kanserli hücrelerin büyümesini önler, kansere karşı etkili olur.
• kuru incirden hazırlanan infüzyon, özellikle çocuklarda korkusuzca kullanılabilen etkili bir müshildir: bunun için iki-üç kuru incir doğranır. üzerine kaynar su dökülerek 10-15 dakika demlendirilip bir infüzyon hazırlanır. bu infüzyondan günde 2-3 bardak içilir.
• körpe incir yapraklarının sütü siğile karşı etkilidir: bu etkiyi sağlamak için körpe incir yaprağından sızan süt siğile sürülür.
• körpe incir yapraklarının ezilmesiyle hazırlanan yara lapası, çıbanların olgunlaştırılması ve baş verip delinmesinde etkili olur.
• kurutulmuş incir yapraklarıyla hazırlanan dekoksiyon, hemoroit (basur) ve çıbanlara karşı etkilidir: körpe incir yaprakları, havadar ve güneş görmeyen bir yerde kurutulur. bu yapraklar parçalanır. 2-3 tatlı kaşığı kurumuş yaprak bir bardak suda 30 dakika kadar kaynatılır. böylece hazırlanan dekoksiyonla ıslatılan bez basur memesine sürülür ya da çıbanlara sarılır. hemoroite karşı bu dekoksiyondan günde 2-3 bardak içilir.

karpuz
kiraz, bileşimindeki a ve c vitaminleri, düşük kalori değerleri nedeniyle diyetisyenler tarafında kilo vermek isteyenlere tavsiye edilirken, sapı halk arasında idrar söktürücü olarak kullanılıyor. kiraz alırken temiz, parlak ve hasarsız olmasına dikkat edilmeli, çünkü rengi koyu olanlar her zaman daha tatlı oluyor. kiraz, üzün süre dayanması için yıkamadan plastik bir kaba koyup buzdolabında saklanmalı ve daima yemeden hemen önce yıkanmalı.
en lezzetli serinleme yollarından biri olan karpuzun ana yurdu afrika’nın tropikal bölgeleri. 500′den fazla çeşidi bulunan karpuz, mayıstan eylül ayına kadar bulanabiliyor. tatlı ve sulu, olgun bir karpuz seçmek için dikkat edilmesi gereken noktalar, kabuğunun renginin parlak değil, mat olması ve tırnakla hafifçe kazındığında yeşil kısmın kolayca çıkması, ayrıca şeklinin simetrik olması. toprağa oturan kısmının renginin açık sarı olması, beyaz veya yeşil olmaması da gerekiyor. eğer kesmece karpuz alınacaksa içinin renginin parlak kırmızı, çekirdeklerinin de koyu kahverengi veya siyah renkte olmasına dikkat edilmeli. karpuz, bol miktarda c vitamini ve antioksidan özelliğiyle çeşitli kanser türlerine karşı etkili olan ‘beta karoten’ içeriyor.
içerdiği yüksek potasyum kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine yardımcı oluyor. aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenleme ve bağırsak kanserini önlemede de rol oynuyor. karpuz çekirdekleri de içinde bulunan ‘cucurbocitrin’ adlı maddeyle kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı oluyor. karpuz yağ ve kolesterol içermediğinden ve kalorisi de düşük olduğundan, yaz aylarında yapılan diyetlerde özel bir yeri var

kavun
kabakgiller familyasından; vatanı küçük asya olan, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir yıllık bir bitkidir.
yaprakları oldukça büyüktür ve yürek biçimindedir.
çiçekleri, yapraklarının koltuğundan çıkar.
meyvesi sulu ve güzel kokuludur.
vücudu serinletir. idrar söktürücüdür. kabızlığı giderir. romatizma ve basur şikâyetlerini azaltır. böbrekleri temizler. böbrek taşlarını ve kumlarını dökmeye yardımcı olur. yatıştırıcı etkisi ile rahatlık verir ve uykusuzluğa iyi gelir. cildin taze görünmesini sağlar.akciğer veremi ve kansızlıkta da faydalıdır.
kavun nasıl kullanılır? kavun taze olarak yenir. ayrıca kabukları ve çekirdekleri kullanılır. çekirdekleri dövülüp suda kaynatıldıktan sonra elde edilen su içilirse göğüs ağrısı ve öksürüğe iyi gelir. yanıklara kavun konursa ağrıyı hafifletir ve iyileşmesini hızlandırır. cilt bakımı için de faydalı bir besin olan kavun, ezilip soğuk süte katıldıktan sonra yüze sürülürse cildi nemlendirir. özellikle kuru ciltlere çok faydalıdır. kavun tam olarak olgunlaşmadan yenmemelidir. ayrıca, ülseri ve sindirim sistemi iltihabı olanlara tavsiye edilmez.

kayısı
insan sağlığına yararları
ihtiva ettiği organik ve inorganik maddeler vasıtasıyla insan sağlığına olumlu etkilere sahiptir. kayısı yüksek miktarda şeker, nişasta, protein, pektin, pektoz selüloz, organik maddeler, vitaminler, asitler,organik ve inorganik maddeler içermektedir. kayısı minerallerden potasyum ve vitaminlerden ß karoten yönünden çok zengindir. vitamin a, vücudu ve organları saran epitel doku ve gözün sağlığı, kemiklerin ve dişlerin gelişimi ile sağlığı, endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. 200-250 gram kayısı diyeti yeteri kadar yağ içeriyorsa günlük a vitamini tüketiminin 1/3’ünü karşılar.
ayrıca kayısının sodyumca fakir, potasyumca zengin oluşu bazı özel diyetlerin düzenlenmesinde yardımcı olabilir. sodyum ve potasyum, vücut sıvılarının ozmatik basıncı ve asit baz dengesi için gereklidir. vücutta sodyum birikimi ödemlere yol açar. potasyum yetersizliğinde ise glikojen yetersizliği görülür. kayısı sodyumun kısıtlanmış diyetlerde, mesela konjestif kalp yetmezliğinde, böbrek hastalıklarında, asit toplanması gereken hepatit sirozda ve uzun süre kartikosteroit tedavisi gören kişilerde kolaylıkla kullanılabilir.
beynin düzenli çalışmasını sağlar, stres azaltır.
karaciğerin tahrip olan kısımlarınının tamirini sağlar.
kemiklerin çok daha düzgün ve sağlam olmasında, önemli rol oynar.
dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında çok önemli etkisi vardır.
kan yapımını arttırarak, kansızlığa engel olur.
mide ve oniki parmak bağırsağı ülserlerinin meydana gelmesine engel olur ve bu arada meydana gelmiş ülserlerin iyileşmesinde de önemli rol oynar.
böbreklerde taş teşekkülünü azaltır.
üreme sistemi üzerinde olumlu rolü bulunup, cinsel gücü arttırır.
kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli olarak çalışmasını sağlar.
kayısının potasyumca zengin sodyumca fakir ve a vitamininin öz maddesi karotence zengin olması insan beslenmesinde çok önemli boyutlar kazandırmaktadır.

kiraz
kiraz fitokimyasallar açısından zengindir. bunlar: anthocyanins (mevye ve sebzelerin rengini veren pigmentler; ki bunlar hücreleri zararlı kanserojen maddelere karşı koruyan antioksidan özellikleri sebebiyle kansere karşı seçenek oluşturabilirler). aynı şekilde bir flavonoid olan quercetinki içinde hem anti-kanser bir oluşum, hem de anti-imflamotoral ve intihistaminik (alerji ve enfeksiyon önleyici) özellikler taşıyan bir antioksidandır.
faydalari
· kiraz hem kolesterolü hem de kan şekerini düşürmeye yardımcı olabilir.
· ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağlayabilir. bu nedenle romatizma ve gut hastalıkları, eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde kullanılabilir.
· kabızlığı önlemede etkilidir.
· kirazda bulunan kinik asit, böbreklerin taş ve kum yapmasını önleyebilir ve varsa zamanla dökülmesine yardımcı olabilir.
· kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olabilir.
· aşırı ilaç tüketimi ile karaciğerde oluşan yükün azaltılmasında yardımcı olabilir.
· nikotinin vücuttan atılmasında yardımcı olur.
· içerdiği meyve şekeri levüloz rahat sindirilebildiği için, şeker hastaları da kirazı yanında protein kaynağı besinlerle birlikte tüketebilir.
· a vitamininin önemli bir kaynağı olan karoteni içeren kiraz, göz problemlerinin önlenmesinde yardımcı olabilir.
· 20 kirazda 12 - 25 miligram arasında antosiyanin bulunmaktadır, bu da bir aspirinden on kat daha etkilidir.
kullanişi:
· 30 gram kiraz sapını 1 litre suda 10 dakika kaynatarak hazırlayacağınız çay, böbrekleri çalıştırarak, diüretik (idrar söktürücü), kan ve idrar yolları temizleyicisi, safra akımını sağlayıcı, bağırsak düzenleyici etki gösterebilir.
vitaminleri:
· 100 gram kirazda, 17 bin miligram c vitamini bulunmaktadır. her insanın günde 60-80 miligram c vitamini alması gerekiyor.
· b1, b2, b5 vitaminleri, magnezyum ve kalsiyum da bulunmaktadır

kivi
a ve c vitaminleri ile potasyum açısından çok zengin bir meyve olan kivi, ayrıca kalsiyum, demir ve magnezyum gibi mineraller açısından da zengindir. besleyici değeri yüksek bir besin olan kivinin bir tanesi ile günlük a ve c vitamini ihtiyacı karşılanabilmektedir.
lif açısından da zengin bir besin olan kivi bağırsakları çalıştırarak sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler. vücudu ve bağışıklık sistemini güçlendirir. nezle ve grip gibi soğuk algınlıklarına iyi gelir. nefes açıcı etkisi ile astımlılara faydalıdır. başta göğüs kanseri olmak üzere, kanser oluşumuna ve ilerlemesine karşı koruyucudur. kan basıncını dengeler. tansiyonu ve kandaki kolesterol oranını düşürür. karaciğeri çalıştırır ve kanı temizler. kansızlığa ve mide rahatsızlıklarına iyi gelir. yaşlanmanın ciltteki belirtilerini azaltır.
kivi nasıl kullanılır? kivinin meyvesi yenebileceği gibi cilt bakımı için de kullanılır. dilimlenmiş kivi cilde konursa cildi besler ve nemlendirir. ayrıca, kivi ezilerek suyu çıkarıldıktan sonra elde edilen püre yıpranmış ve kırışmış ciltler için maske olarak kullanılabilir.

kuşburnu
içi tüylüdür ve çok sayıda tohumu vardır. sonbaharda olgunlaşır. c vitamini açısından dünyanın en zengin meyvesidir. taze olarak tüketildiği gibi kurutularak da kullanılır. çayı yapılır. ülkemizin hemen her yerinde yetişir. yabangülü, itburnu, itgülü, gülelması,yiric gibi adlarla da bilinir.insanların geçimini saglamak için kullandıkları ticaret.
tokat,bayburt,amasya ve çorum'da perverdesi sevilerek tüketilir.
kuşburnunun faydaları:
hastalıklara karşı direnç verir.
bedene ve gözlere güç verir.
cinsel isteği çoğaltır.
kan dolaşımını hızlandırır.
kanı temizler.
sindirimi kolaylaştırır.
idrar söktürücüdür
basura karşı faydalıdır.
kabızlığı giderir.
ishali keser.
bağırsak kurtlarını düşürür.
kansere karşı koruyucu bir meyvelerdendir.
romatizma şikâyetlerini ve ağrılarını hafifleticidir.
şeker hastaları için faydalıdır.
japonyada yapılan bir araştırmada tohmunundan hazırlanan özütün vücut yağ oranını düşürdüğü gözlenmiştir.
böbreküstü bezlerine olan etkisiyle hormonların üretimini destekler  

music

04 Ekm 2015 16:47

Mesaj Gönder

music demiş ki:


meyvelerin sulari miktar acisindan biraz sikinti yaratiyor.
misal;
1 orta boy portakal = 1 porsiyon meyve
1 bardak portakal suyu = ~4-5 porsiyon meyve

herseyde oldugu gibi, fazlasi fazla Neutral


2,5 senede 47 kilo veren biri olarak şekerin yaptığı bağımlılıkla ilgili araştırmalarım sonucu ulaştığım en ciddi çıkarımdı. nitekim 1 porsiyon meyve lifli olduğu için emilimi meyve suyuna göre daha yavaş oluyor, bu da kilo alma riskini düşürüyor olsa da meyve suyunun haricinde abartıyla meyve yemek de faydasından çok zararlı.  

Serter

04 Ekm 2015 16:50

Mesaj Gönder

mandalina
sonbahar ve kış aylarının sevilen meyvalarından olan mandalina, zengin bir b ve c vitamini kaynağıdır. aynı zamanda yüksek miktarda şeker içerir, serbest asit oranı oldukça düşüktür. bir ufak mandalinada bazı büyük portakallardan daha fazla c vitamini vardır.portakalı sindirmekte güçlük çeken birçok kimse, mandalinayı rahatlıkla yiyebilir.
kanı temizler. kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucudur. kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. damar setliği ve felçte faydalıdır. sinirleri yatıştırır. akşam yemeğinden sonra yenecek 1-2 mandalina uykusuzluk çekenlere faydalıdır. bağışıklık sistemini güçlendirir. grip olanlara iyi gelir.
mandalina nasıl kullanılır? taze meyve olarak yenebileceği gibi reçeli de yapılabilir. ayrıca, kabuklarından esans elde edilir. özellikle kabukları ince kıyılıp doğrudan ya da kek, pasta gibi tatlılara katılıp yenirse kalp ve damar sağlığı açısından faydası görülür.

muşmula
muşmula, gülgillerin bir altfamilyası olan maloideae'dan bir ağaç ve bu ağacın meyvelerdir.
çiçek tablasıyla sarılmış etli meyveleri, eriksi yapıdadır. yabani olanları daha küçük olur. içinde sertleşmiş tohumları bulunur. olgunlaştığında koyu kahverengiye dönen meyve kabuğu ve koyu kahve meyve eti vardır. ilk koparıldığında buruk bir tadı vardır. bir süre beklenildiğinde yumuşar ve lezzetlenir. karadeniz ve marmara bölgelerinde yayılış gösterir.
faydaları:
böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder.
bağırsakların iyi çalışmasını sağlar.
incebağırsak iltihabı, ishal ve dizanteriyi giderir.
kan dolaşımını düzenler.
sinirleri güçlendirir.
mide hastalıklarında faydalıdır.
lumbago ve nikriste kullanılır.
ana karnındaki ceninin düşmesini önler

muz
son derece besleyici bir meyve olan muzun içerisinde % 75 oranında su, % 1,3 oranında protein ve % 0,6 oranında da yağ bulunmaktadır geri kalanı ise çeşitli karbonhidratlardan ve önemli ölçüde potasyumdan oluşmaktadır birçok hastalığın tedavisinde faydalı olduğu gibi özellikle de, ateş, sindirim bozuklukları, kas krampları ve kas gevşekliği gibi durumlarda tavsiye edilir içerdiği yüksek orandaki potasyum sayesinde, atıkların vücuttan dışarı atılması işlemini kolaylaştırır.
faydalari:
>mideye çok faydalıdır.mideyi güçlendirir ve korur.
>ülser ve gastrit rahatsızlığı olanlara çok iyi gelir.
>sindirim bozukluklarında tavsiye edilir.
>böbrek iltihabı ve bağırsak hastalıklarında yararlıdır.
>kandaki kolesterol oranını düşüren muz, kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucudur.
>stresi azaltır ve tansiyonu düşürür.
>adet sancılarını azaltır.
>vücudun ve beynin yorgunluğunu giderir.
>enerji verir.
>hastaların iyileşmesini hızlandırır.
>kemik gelişimini destekler.
>krampları engeller.
>öksürüğe ve göğüs ağrılarına iyi gelir
kullanilişi:
muz taze olarak yenmesinin yanında, yüz ve cilt bakımında da sıklıkla kullanılır. cildi besler ve temizler. muz, limon suyu ile merhem haline getirilip egzama üzerine sürülürse faydası görülür. tam olgunlaşmamış olan muzun hazmı biraz zor oluğundan muzu olgun olarak yemek gerekir

nar
haziran-temmuz aylarında kırmızı renkli çiçekler açan, iki ile beş metre boylarında ağaççıklardır. gövdeleri gayri muntazamdır. yapraklar karşılıklı, parlak renkli, ince-uzun şekilli, kısa saplı ve kırmızı kenarlıdır. çiçekler kısmen sapsız, tek tek ve birkaçı bir arada bulunur.
çanak yaprakları kırmızı renkli, dökülmeyen ve etlidir. meyveleri küre şeklinde ve portakal büyüklüğünde, önceleri yeşil, olgunlukta kırmızımsı renkte, derimsi kabuklu, çok tohumlu ve etlidir.
meyvenin yenen kısmı, etli ve bol usareli olan tohumlarıdır. bir nar meyvesinde 600 civarında tohum bulunur.tohumların renkleri beyazdan koyu kırmızıya doğru değişik renk tonlarına sahiptir.
faydalari:
>tansiyonumuzu olumlu bir şekilde düzenler
>kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur
>enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır
>enerji verir, yorgunluğu giderir
>idrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlar
>bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur
>kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller
>bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar
>ishali (diare) önler tedavide destek sağlar
>ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar
>cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır
tibbi kullanim
100ml nar suyu, yetişkin bir insanın günlük c vitamini gereksiniminin %16’snı karşılar. nar suyu ayrıca b vitamini ve potasyum içerir. çeşitli diyet ürünlerinde nar özü kullanılmaktadır. çünkü nar özü şeker, kalori ve katkı malzemeleri içermemektedir.
nar meyvesinin kabuğu, ishale karşı (% 15'lik) çay halinde kullanılabilir. nar, çarpıntıya iyi gelir. mideyi kuvvetlendirir. et kısmı ile sıkılıp içilirse, safra söker, pekliği giderir. nar ağacı kabuğu çok eskiden beri bilhassa bağırsak şeritlerine (tenyalara) karşı kullanılır. bu yüzden veteriner hekimliğinde özellikle sığırlardaki tenyalara karşı kullanılır.
uyari:yalnız zehirlenmelere yol açabileceğinden dikkatli olunmalıdır.
nar suyu virüs önleyici özelliğinden ötürü diş taşı temizlemede kulanılır. nardaki tanin maddesinin kalp krizi riskin düşürdüğünü ortaya koyan çalışmalar yapılmaktadır. nar tohumu yağının, estrojen sentezlenmesini engelleyerek, göğüs kanseri hücrelerinin üremesine karşı etkili olduğu düşünülmektedir. son zamanlarda, nar suyunun prostat kanseriyle mücadele etmede kullanılıp kullanılamayacağı araştırılmaktadır.

portakal
pırıl pırıl, kokulu, leziz, göz alıcı ve şiirle dokunmuş bir simge. hem c vitaminin yararları, hem de portakalın yararları bildiklerimizle sınırlı değildir. kış aylarının vazgeçilmez ve en bilindik meyvesidir. bugün elmadan sonra dünyanın en çok tüketilen meyvesi olan portakal, asırlar boyu az bulunan bu nedenle lüks lezzetler arasında yer almıştır. hastalara şifa niyetine yedirilmiş, sofra dekorasyonunda kullanılmış, armağan olarak verilmiştir.
tıbben sinirleri kuvvetlendirir, karaciğeri çalıştırır, ateşli hastalıklarda vücudun direncini atırır, hazmı kolaylaştırır,mide ve bağırsakları düzenler, safra ifrazatını artırır, idrar söktürür.
bu hastalıklar için;
1 adet portakal sıkılıp üzerine aynı miktarda su konur. sonra 1 tatlı kaşığı şeker ilave edilerek iki yemek arası 2-3 bardak içilir. yahut yapraklarının haşlayarak suyunu içmek de aynı görevi yapar.
kabuklarından yapılan şurup mine hastalıklarına iyi gelir. portakal sade olarak yenildiğinde kanı temizler, skorbüt ve mesane taşalrını yok eder,gripo ve nezleyi geçirir,damar sertliği ve felçi önler,karaciğeri çalıştırır,yatarken yenirse uyku getirir.

şeftali
b ve c vitaminleri ile potasyum açısından zengin bir meyvedir. ayrıca a vitamini ile kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir ve fosfor minerallerini de barındırır.
faydalari:
>ağız kokusunu alır.
>bağırsak kurtlarını öldürür ve bağırsakları yumuşatır.
>kanı zehirlerden temizler.
>gut hastalığına karşı etkili bir ilaçtır.
>kabızlığı giderir ve bağırsak solucanlarını düşürür.
>bol miktarda idrar söktürür.
>meyvesi hazmı kolaylaştırır.idrar yollarını temizler.
>basur şikâyetlerini azaltır.basur memelerinden doğan şikayetleri giderir.
>safra kesesi ve böbrekler için faydalıdır.
>vücudun hastalıklara karşı direncini arttırır.
>ateşi düşürür.
>sinirleri yatıştırır ve uykusuzluğa iyi gelir.
>kansere karşı koruyucudur.
>kalp krizi riskini azaltır.
>böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur ve böbrek taşlarını eritir.
>cildi nemlendirir ve canlandırır.
kullanişi:
şeftali taze olarak tüketilmesinin yanında komposto, reçel ve meyve suyu olarak da tüketilir. çiçekleri kaynatılıp suyu içilirse bağırsak solucanlarını düşürür. şeftali soyulup ezildikten sonra yüze maske yapılırsa özellikle kuru ve yorgun ciltlere iyi gelir.

üzüm
üzüm meyvesi, pek çok sahada kendisinden yararlanılan bir bitkidir.
kütüklerde ve asmalarda yetiştirilir.
üzümden faydalanılarak genellikle 3 şey yapılır:
kuru üzüm, pekmez ve sirke.
üzümün en güzel kısmı, çekirdeğidir.
doktorlar bundan zayıf mideler için çok büyük faydaları olan bir takım terkipler yaparlar.
üzümde şeker, asit, kalsiyum, demir, iyot, magnezyum, fosfor, potasyum gibi mineraller ve a, b, c vitaminleri vardır.
üzümün kabuğunda kremortartar, asitik tanen, selüloz ve az miktarda protein ile mineraller vardır.
üzüm bir beyin gıdasıdır; beyin ve sinir metabolizmasını destekler.
gergin sinirler için birebirdir.
öğleden sonra yiyeceğiniz bir miktar üzüm, vücudunuzu hattâ zihninizi bile günün geriye kalan kısmında zindeleştirir.
üzümün içinde bulunan demir, kansızlığa karşı da bir ilaç gibidir.
zehirli ve zararlı bir madde olan "üre"nin de vücutta birikmesine engel olarak onu vücuttan atar.
üzümle tedavî bu bakımdan önem kazanmıştır.
ilâç olarak kullanılan üzüm cinsleri açısından "çavuş üzümü" ayrı bir değer ve özellik taşır. "üzüm kürü" diye bilinen bu tedâvî; iyileşme dönemindeki hastalar, zayıflar ve kansızlık çekenler için çok yararlıdır.
(günde 250 gram yiyerek başlayın, küre ve bu miktarı yavaş yavaş artırarak günde 2 - 2,5 kiloya kadar çıkarın. yiyeceğiniz üzümü günün belli saatlerine dağıtın. buna 2 ilâ 4 hafta devam edebilirsiniz. kür yapıyorsanız mümkün olduğunca taze, yeni kopmuş ve iyice olmuş üzümleri tercih edin.)
üzüm, şişmanlarla şeker hastalarının uzak durması gereken bir meyve iken bebek bekleyen anne adayları için harika bir meyvedir.

vişne
ortalama 100 gr. taze vişnede, 58 kalori ile 14,3 gr. karbonhidrat vardır. oysa, vişnenin a vitamini yüksek olup 1.000 lu'ya kadar varır. vişnenin diğer besin değerleri kirazınkine çok yakındır yalnız şeker oranı kirazınkinden düşük olduğu için daha az kalori içerir,
vişnenin faydaları: vücudu ve mideyi kuvvetlendirir. mikrop öldürücüdür. ateşi düşürür ve idrar söktürür. ishali keser. vücuda rahatlık verir. susuzluğu giderir. öksürüğe iyi gelir. ağrıları dindirir. iltihap gidericidir. uyku düzensizliğinde faydalıdır.
• diyareyi keser,
• ateş düşürür,susuzluğu giderir.
• koyu renkli vişneler, açık renklilere oranla daha fazla mineral içerir;
(100 gr. vişne=50 kalori)
vişne nasıl kullanılır? meyvesi, meyve sapları ve vişne ağacının kabukları kullanılır. vişne reçeli ve vişne suyu farklı tadıyla severek tüketilen besinlerdir. tıbbi açıdan kabukları ateş düşürücüdür. sapları ise idrar söktürücü olarak kullanılır  

music

04 Ekm 2015 16:50

Mesaj Gönder

serter demiş ki:


2,5 senede 47 kilo veren biri olarak şekerin yaptığı bağımlılıkla ilgili araştırmalarım sonucu ulaştığım en ciddi çıkarımdı. nitekim 1 porsiyon meyve lifli olduğu için emilimi meyve suyuna göre daha yavaş oluyor, bu da kilo alma riskini düşürüyor olsa da meyve suyunun haricinde abartıyla meyve yemek de faydasından çok zararlı.


aynen.
hatta meyveyi aksam gec saatlerde de tercih etmeyin diyorlar.
yani aslinda herhangi bir besini vucudun ihtiyaci olan kadar yemek saglikliyken, porsiyonlari abartinca tam tersi etkisi olabiliyor.
ayrica tebrik ederim. epey duzenli vermissin anlasilan Confused  

music

04 Ekm 2015 16:53

Mesaj Gönder

ceviz
günde 3-5 tane tüketilmesi önerilen cevizin faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz: cevizdeki yüksek orandaki omega-3 yağ asitleri kalp hastalıklarını, diyabeti, inmeyi, yüksek kan basıncını ve klinik depresyonu azaltıyor. ceviz tüketimi kandaki kolesterol seviyesini düşürüyor ve de kalp atışlarında düzensizliği önlüyor.

cevizdeki fitosteroller, kalın bağırsak, göğüs ve prostat kanseri gibi kanser türlerinden korunma sağlıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
ceviz, damarlarda daha az pıhtılaşma özelliği olan kan tipinin üretimine ve iyi kolesterol oranının kötü kolesterol oranına göre artmasına yardım ediyor, kolesterolün damarları tıkama aşamasında önemli bir adım olan şişme ve kızarıklığı azaltabiliyor.

cevizdeki l-arginin kan damarlarının iç tarafının pürüzsüz ve düzgün olmasını sağlayarak kan-damar sisteminin rahatlamasını sağlıyor. cevizdeki yağ asitlerinin kalp hastalıklarını önleme etkileri de mevcut.

beyne benzeyen ceviz, kavrama ve anlamayı geliştiriyor. asya'da ceviz hala beyin gıdası olarak kabul ediliyor, bu ülkelerde öğrenciler, sınavlardan önce ceviz yiyerek notlarını yükseltebileceklerine inanıyor.

omega-3 yağ oranı düşük çocuklarda daha yüksek hiperaktif olma özelliği, daha fazla öğrenim ve davranış bozuklukları, daha fazla huysuzluk ve uyku düzensizlikleri gözlemleniyor. ceviz, bu sorunları önleyen omega-3 bakımından çok zengin.

cevizdeki yağ profili, fitosteroller ve magnezyum, safra taşı oluşumunun önüne geçiyor.

cevizdeki melatonin, beyin bezesi tarafından salgılanan melatoninin insan vücudunun kullanıma hazır formunu içeriyor. melatonin, gece çalışan ve zaman farkından dolayı uyku düzensizliği çeken kişilerde uyuma rahatsızlıklarını ortadan kaldırabiliyor.

cevizin, antioksidan özelliği dolayısıyla kardiyovasküler ve sinir sistemine zarar veren parkinson ve alzheimer gibi çok kuvvetli hastalıkların gelişimini erteleyebileceği veya azaltabileceği ileri sürülüyor.

ceviz, antioksidan savunmada önemli olan birtakım enzimlerde zorunlu kofaktörler olarak görev yapan manganez ve bakır içeriyor

fındık
bilgi:
demir, kalsiyum, potasyum, magnezyum ve çinko gibi mineraller, protein ve e vitamini açısından oldukça zengin bir besin olan fındık, kalp ve damar sağlığı için çok önemli olan doymamış yağ açısından da zengindir. ayrıca, b grubu vitaminler bakımından da zengindir.
faydalari:
-omega 3 kaynağı olarak kalp ve damar dostu bir besindir.
-içinde bulunan omega 3 kan pıhtılaşmasını ve damar sertliğini önler; tansiyonu düşürür, şeker hastalarında kalp hastalığı riskini azaltır.
-e vitamini bakımından zengin olması nedeniyle antioksidan ve yaşlılık engelleyici bir gıdadır, adet döneminde kan şekeri düşüklüğüne faydalıdır.
-içerdiği e vitamini şeker hastalığının gelişimini engeller; kalp, damar, beyin ve sinir fonksiyonlarını düzenler, yaraların iyileşmesine faydalı olur, prostat kanserinden korur.
-fındıkta bulunan b5 vitamini stresi giderici özelliği olan bir vitamindir.
-içerdiği b6 vitamini bağışıklık sistemini güçlü tutmaya yarar, kan şekeri düşüklüğüne faydalıdır.
-gebelikte mutlaka takviyesi gereken b9 vitamini içerir. b9 vitamini damar sertliği yapıcı maddeyi azalttığı gibi kalp krizi, felç ve bunama riskini de azaltır.
-içerdiği d vitamini kırmızı kan hücrelerinin yapımında rol alır, cilt yaralarının iyileşmesini hızlandırır.
-içerdiği krom, kan şekerindeki oynamaları engellemek için gereklidir.
-bor bakımından zengindir; kemikleri güçlendirir.
kullanilişi:
fındık yaş ve kuru olarak tüketilebilir. fındığın yağı da tüketilir. yaş fındık fazla yenirse ishal yapar. fındık yağı böbrek taşlarını ve kumunu düşürmeye yardımcı olur. böbrek ağrılarına iyi gelir. ayrıca, bağırsak kurtlarını düşürür.
uyari:yüksek tansiyon ve midesinden şikâyeti olanların fazla kullanmamaları tavsiye edilir.



kaynak: http://www.lezzetvadisi.com/meyvalarin-faydalari/index.html  

music

04 Ekm 2015 16:55

Mesaj Gönder

music demiş ki:


aynen.
hatta meyveyi aksam gec saatlerde de tercih etmeyin diyorlar.
yani aslinda herhangi bir besini vucudun ihtiyaci olan kadar yemek saglikliyken, porsiyonlari abartinca tam tersi etkisi olabiliyor.
ayrica tebrik ederim. epey duzenli vermissin anlasilan Confused


toplam 2,5 seneye yakin suren bi surecte önce 9 ayda 20 kilo verdim sonra bi sure alisma periyodu gecirdim 4 kilo aldim, sonra da 10 ayda 31 kilo verdim suan hedefime 4 kilo var ama iyice yavasladim Cool Confused  

Serter

04 Ekm 2015 16:58

Mesaj Gönder

serter demiş ki:


toplam 2,5 seneye yakin suren bi surecte önce 9 ayda 20 kilo verdim sonra bi sure alisma periyodu gecirdim 4 kilo aldim, sonra da 10 ayda 31 kilo verdim suan hedefime 4 kilo var ama iyice yavasladim Cool Confused


zaten en zor verilen kilolardasin su an demek ki
ben de 70i gormus insanim 1.53 boyumla (salonda oyle olctuler hala kabullenemiyorum gerci bu boyu ve bence en az 2-3 santim daha uzunum) Confused

daha evvel diyetisyene filan da gitmistim fakat verdigim her kiloyu geri aldim.
sonra kendi kendime yaptigim arastirmalarla ve sanirim bu sefer kararlilik da gostererek 62ye dustum. tabi bunlar vermesi kolay kismiydi. yine de kiloyu oturta oturta verdim ben.
sonra baktim saglikli ve duzenli beslenme ile spor adina dunya epey yol kat etmis.
2 arkadasimin gaziyla (buradan da kendilerine tesekkur ediyorum) ve bana beslenme receteleri onermeleriyle, duzenli spor da yaparak 58e kadar dustum. akabinde dedim ki ben bi' diyetisyene gideyim belki yeterli protein almiyorum filan falan (tabi spordan evvel boyle sikintilarim yoktu cunku pek bilmiyordum ne nedir). sonucta saglikli beslenme + spor ile 55e indim (ki bu son kilo verisler cok zordu cunku kilo ne kadar duserse vermen de o kadar zorlasiyor). hedefe 2 kilo kala tatile ciktim Confused iki gun evvel tartildim baktim 56.7 mi oyle bir sey gosterdi tarti.
ama bu sefer sorun yapmiyorum cunku o hedefe ulasacagim kesin.
cunku bu zaman diliminde onceden yediklerimin ne kadar acaip seyler oldugunu sadece zihinsel olarak degil fizyolojik olarak da anladim. kafa degisti yani.
onemli olan da bu saniyorum Confused  

music

04 Ekm 2015 17:09

Mesaj Gönder

bir de hint vereyim:
yikayip kuruttuktan sonra buz kaliplarinin her birine birer ahududu koyup 24 saat buzlukta dondurun. sonra hepsini bir posete koyup tekrar buzluga atabilirsiniz boylece tane tane donan ahududular birbirine yapismadan buzlukta daha az yer kaplayarak muhafaza edilebilir.
bu sekilde kolaylikla yulaf, yogurt/sut vesaire karisimlariniza meyve olarak kullanabilir, tatlilarinizin ustunu susleyebilirsiniz.
ayni seyi dut, bogurtlen ve yaban mersinine yapmak da mumkun. hatta ben muzu bile dilimleyip donduruyorum boyle.
tesekkurler Confused
 

music

04 Ekm 2015 17:14

Mesaj Gönder

en en sevdiğim çilek : )  

gece gibi

05 Ekm 2015 07:26

Mesaj Gönder

çiçek açıosa meyvedir Neutral
en sevdiğim meyve salatalık bu bağlamda  

jezzebel

05 Ekm 2015 10:57

Mesaj Gönder




Sayfa:   Önceki  1 2 3 4   Sonraki