dostuma

Anasayfa  \  Forumlar  \  İlişkiler  \  dostuma
 
ay bu yazı nie böle çıktı sinirlendim şuan K?zg?n  

melonimo

11 Ara 2009 13:50

Mesaj Gönder

kofte demiş ki:


bide " gök yüzünde yanlız gezen yıldızlar "

var Kahkaha




ahahha sn bayaa bi yalnızmşsn yaaa Very Happy  

En son melonimo tarafından 11 Ara 2009 13:52 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

melonimo

11 Ara 2009 13:51

Mesaj Gönder

olmaz öle yalnızlık allaha mahsus Confused  

melonimo

11 Ara 2009 13:54

Mesaj Gönder

Confused Confused Confused  

melonimo

11 Ara 2009 13:59

Mesaj Gönder

Kahkaha Kahkaha Kahkaha  

melonimo

11 Ara 2009 15:50

Mesaj Gönder

2. mektup tek dost Smile

aziz dostum , sevgili insan.
mektubunu aldım. bu aralar pek az gülümseten şey var beni. sağ olasın, varolasın. hayat her zaman ki gibi. zira dışarıda da, içerde de fırtınanın olduğu bir ilk bahar var. her ilk bahar gibi geleneksek ruh çalkantısı fırtınasını rota olarak tam üzerimden geçtiğini bilerek gülümsüyorum. her ruh çalkantısı fırtınası gibi bu da gelip geçecek. dikkat etmek gereken husus içeri girerken ne getirdiği, içeriden çıkarken ne götürdüğü değil midir. geri kalanı alışılabilir hayaller toplamı.
bana şehirden bahsetmişsin ama şehrinden bahsetmemişsin dikkatimi çekti. zaman hasret dolu oysa ki. zaman hepimizi alıp şehirleri geride bırakacak. bir şehre duyduğun hasret, bir şehre duyduğun özlem, binalara mı yoksa yansımalarından şehirleri gördüğün gözlere mi aittir?
hasretler yaşarken kapılarımı özlersin, yoksa ardındakileri mi? ailendekilere duyduğun hasret, sevdiğine duyduğun hasret, huzura duyduğun hasret. en önemlisi hangisiyse senin için.
hayatımıza giren çıkanların pek de belli olmadığı, garip dönemler vardır ya. işte o dönemlerden birinde gelmiştim bu şehre. ve işte şimdi anlıyorum ki; bu şehirden ayrılmam için cesaret, para yada şanstan daha fazlasına ihtiyacım var. sevgili dostum anlatmak isteyip de anlatamadığım o kadar farklı bir dünya ki yalnızca gösterebilirim sanırım. çünkü benim bile geveze çenem için çok değişken ve kalabalık bir dünya.
sevdiklerinden bir adım ötedeyken binlerce mil uzaktaymışcasına soğuk kalıyorsun. kelimelerin tekliyor bazen. doğrular yerine mazeretlere sarılı veriyorsun. mazeretler ve yalanlar.
zamanın çok ötesinde kalan pek çok şey var seninle paylaştığımız sevgili dostum. zaman akıyor ve yaşlanıyoruz. eskiyoruz. senin tabirin ile “modamız geçiyor” bir zamanlar top oynadığımız açık alanlar artık yok demiştin gülerek. bir zamanlar top oynadığımız alanlardan çok uzaktaki bir ülkedeyim ben. hep söylemek istediğim anlatmak istediğim garip bir ülke... kuralları çok farklı olan bir ülke. senin nefret ettiğin her şeyin hükmettiği bir ülke. maskelerin ve hançerin toprakları.
ikimizde biliyoruz ki zaman aktıkça benden nefret edeceğin kadar değiştim. ve ikimizde biliyoruz ki ben haklıydım. fakat nasıl anlatabilirdim ki? beni neden suçladığını anlasam da bunu hiç gözlerin haricinde söylemedin. biliyorum söylemek istediklerin sen daha söylemeden ben cevaplasaydım da bunları hiç düşünmemiş gibi yapacaktın. ikimizin de uzun zamandır bildiği bir oyun bu. hiç konuşulmamış kurallarla oynanan...
zamanını ve şehrini iyi değerlendirebildiğin sürece o şehri yaşarsın. oysa ben bu şehirde çok az yaşadım ve kendi şehrimi özledim. her nereye aitsem… artık bende bilmiyorum. böyle oluyor demek ki gezginler. her yere ait olup, hiçbir yere ait olmamak. oysa ne yorucu gönlün o şehirden bu kalbe taşınması. beklide bırakmalısın artı gölgedeki ayak izlerini ve düşük devirli, devrik cümleleri kovalamayı. yoksa biliyorsun ki yorulacaksın. her defasında her günden ve o gün içinde yaşadığın her yerden bıkacaksın. yoruldukça suçlanacak birileri aranacak –öl yada diri uygun bir ödülle- bulundukça, nefret edecek ve ettikçe o şehirden kopacaksın. içinde yaşadığın bir şehirde yalnız ve elinde çayla beklemeni istemem. içinde yaşadığın bir şehirde yalnız ve elinde çayla o şehre ait olmamanı da bekleyemem. ama sen yine de bekleme beni. çok uzaktır senin şehrin. hele ki insanlar yaşıyorsa içinde birde… çok kalabalıktır. sen sev kendi şehrini. bir de iyi demli bir çayı, bende aranayım gönlün avcılarının namlu uçlarında. dünya artık gezilesi değil benim için. kendi sığınağımdayım. nasıl bir mazeret bulsan da kendine, o şehirden yenilgilerle ayrılacaksın ya. işte ben o yenilgilerle kendi sığınağıma dönüyorum.
bu seferlik beni affet dostum. çayın soğumasın, ben kendi küçük şehrimi yeniden inşa etmeliyim, ikimizde biliyoruz ki küçük şehirlerin problemleri büyük olur...
aşkları kadar...
saygılarımla
gri  
fotoğrafı yok

gri

11 Ara 2009 16:20

Mesaj Gönder

canım dostlarım...
iyi ki varlar...  

minicupcake

11 Ara 2009 17:12

Mesaj Gönder

dostum dediğim biri birkaç gün önce milletin içinde beni zikti. o yüzden bu kavrama biraz mesafeliyim .  

haQQo

12 Ağu 2010 13:56

Mesaj Gönder

düşmanımın düşmanı benim dostumdur stayla  

Met

12 Ağu 2010 14:00

Mesaj Gönder

gnc yusırı Confused  
fotoğrafı yok

pearly

18 Ağu 2010 02:42

Mesaj Gönder

onu bazen çıldırtsamda beni seviyor balıyım onun Very Happy  

boo

12 Ekm 2010 19:24

Mesaj Gönder

yapma ya Very Happy  

Kovenant

12 Ekm 2010 22:00

Mesaj Gönder

dost dost diye nicesine sarıldım benim sadık yarim kara topraktır Crying or Very sad  

Federico

12 Ekm 2010 22:01

Mesaj Gönder

dostumu yedim bekliyorum  
fotoğrafı yok

y 0 k

12 Ekm 2010 22:38

Mesaj Gönder

dost hayatı yaşıorm  
fotoğrafı yok

feridun berk

13 Ekm 2010 00:32

Mesaj Gönder




Sayfa:   Önceki  1 2 3 4   Sonraki