hayattaki vedalar...

Anasayfa  \  Forumlar  \  İlişkiler  \  hayattaki vedalar...
 
sevgiliye
aileye
dosta
yaşadıgın şehire
hayata...

aralıksız geçen 56 saatin ardından ve bu 56 saatin 3360 dakikasının her birinde kalbinin attığını hissediyorsan, uykunu, tenindeki tuzu, ruhundaki tortuyu, adındaki heceyi, yüzündeki ifadeyi, gülümsemeni, geçmişini, geleceğini, küçücük ellerinin katalitik soba ayarındaki ısısını, saçlarının dolaşan kıvrımlarını, başını gövdende yasladığı çukuru onunla birlikte yaşıyorsan köküne kadar, işte o veda etme vakti geldiğinde araya giren ayrılık bir gün bile olsa bir ömür bile olsa aynı tesirdedir.

o gelirken yanında getirdiklerini bilmeden gelir. sen onun gelirken kaç milyar kilovoltla geldiğini bilmeden beklersin o'nu. sonra çıkagelir o ve sanki hiç gitmemiş gibidir. korku yoktur. cehennem hiç yaratılmamıştır sanki. acı sadece bir eski zaman hikayesidir senin sadece duyduğun ama hiç tatmadığın.

geçirilen her saniyenin iki insanı eritip bir evin içinde akkor haline getirdiği ve tek kıldığı bir evrende, bu iki kişiden birisi bambaşka bir şehre aitse, o gideceği anda onun sadece gölgesi gider sanki. bedeni değil. içerde bir yerlerde hala sesi duyulur o evin içinde.

sabahın bir köründe elde içilmek üzere bekletilen 76 paket sigara işte tam o gittikten sonra, eve gelinip kapının kilidi açıldığı an için yaratılmıştır. o kilit açıldığı anda yakılan sigara sanki hiç sönmez. otobüsün dibinde beklersin o'nunla. saçma sapan şeylerden konuşursun o anda. en sevilen arkadaşlardan birinin saçının nasıl attırdığıni mesela. ya da mimiklerinden bahsedersin. para üstünü nereye koyduğunu unuttuğundan. sanki bir sigara içimlik bir vakit varmış gibi, bu bekleyiş uzun sürecekmiş gibi birer sigara yakılır. ama vakit tamamdır. o pencerenin kenarına doğru yönelmeden önce hiç olmadığı kadar dolu gözlerle boynuna ruhundan bir kolye asar. sarılır sana. sarıp bıraktığı kendi içindendir. kolların sıkmaya kıyamaz o'nu. kaç hayat geçmiş gelmemişsin, şimdi çıkıp gelmişsin, adın, yaşın, kapladığın şehir, kalakaldığın o terminal önemsizdir önemsizdir. çok bilindik cümlelere sığınılır. acizsindir. ne kadar bilindik olursa olsun ağızdan ağır ağır çıkar ''seni çok özleyeceğim''. o anda içinde yanmaya başlar beklemenin damarları bir fitil gibi yakan kibriti. o'nu tekrar göreceğin gün, yeniden yaratılacaksındır.

o gider, pencereden seyretmeye koyulur seni. ''git hadi bekleme '' gibisinden bir el hareketi yapar. mal mal bakarsın onun yüzüne. gülümsersin ama için acıyordur o anda. ''git hadi bekleme '' hareketini bir daha yapar. sen parmaklarını dudaklarına götürüp bırakırsın. dudakların o sabaha değip geçmiyordur artık.

otobüs yavaşça kapılarını kaparken, ayakta, öylece ayakta seni tutan ayakların hafifçe titrer. o koltuğundan geri dönüp bakar sana penceresinden. o anda bir kaç damar daha kesilir içinde. en çok gidişinin eyleme dönüştüğü bu an zordur. bir kaç saniye yutkunamazsın. adem elmana parmaklarını koyup seni yutkundurduğu ve gülüşlere boğulduğu an aklına gelir. yutkunursun ve gülümsersin.

o geri gelecektir. geri geleceği güne dek sen o'nun sende bıraktığı izleri toplarsın bir köşeye ve seyre koyulursun evi. banyoda bıraktığı saç telleri, acik unuttugu yatak odasinin isigi, içip bitirdiği sigara paketleri, şeftali suyu, ayakkabısının holdeki izi. hepsi birer birer selam verir sana. gülümsersin.

o geri gelecektir.
o geri gelir.
gelir.

bitmez bu hikaye o terminalde. hiç bir veda, sonsuza dek sürmez. hepsi birer birer yokulur o'nun yarattığı sessizlikte.


koyar sanırdım.
ööyle az uz değil. çok pis koyar.
hani değer verdinse birine,
hani kadir kıymetini bildinse,
bir de adamsan üstüne,
koyar sanırdım.
adam olana koyar işte,
dokunur.
sanırdım.

tamam yine ööyleymiş. koyarmış da, beterin beteri varmış. zulün zulü. bilmez idim. bunu da öğrendim. beni kapıya kadar geçirmeye üşenip, mideme tekmeyi geçirenler sağolsun,
öğrettiler.
anlatmak boynumun borcu. vebali dağlara taşlara, uçan kuşlara. arılık duruluk, sarıkız aşkına bir cum su!

işte bunun beteri, senden bir 'hoşçakal'ın dahi esirgendiği, aniden kendini içinde bulduğun adı konmamış ayrılıklar imiş. adı konmamış konmamasına da, bilen bilirmiş. gören göze kılavuz ne hacet! iki kişinin arasında kocaa bi' çizgi. susarak çizilmiş. istemiyorum deme hakkın yok. lüksün? hiç.

çizginin dibine kıvrıldım bir vakit. takatim kalmadı yetiş! diktim gözlerimi. âfakta bir ışık? yok oğlu yok. bir söz için çıldırdım allah seni inandırsın, bana sabır sukunet versin. verdi ama yalan yok. dilimi domuz bağıyla bağladım, inan olsun çıkmadı gıkım. etlerim çekildi, gözlerim yerinden oldu. ben düzenimden. hak edecek ne yaptım? bilmem, belki yaptım. sormadım. ama sorarım size, insan ne kadar aşağılık da olsa insan bir vedayı olsun, bir açıklamayı olsun hak etmez mi hee? darağacına çıkarılanlara bile "söyleyecek sözün var mı?" demiyorlar mi hee? bir sikim bildiğim yok benim.

artık bilmek de istemiyorum. bir sıkımlık canım var. boğazımdan geçiyor. sebebini bilmiyorsam sebebi odur. dişlerimi sıkıyorum. konuşmamaktan sebep. şimdi kıracağım. kafamı.

demeyin ki bana veda etmek sancılı bir şey!
bunu bana demeyin.
bir veda için çizginin kıyısında itler gibi kıvrılmak nedir siz önce onu bir öğrenin.
hele hele.
öğrenin. ayakta kalacak gücünüz kalırsa deyin ki bana veda etmek sancılı bir şey! o zaman ben de size bırakmazdan evvel, ayaklarımın altından taburemi kendim çekmezsem adam değilim.

"oyalama beni, veda et artık
baştan çıkarma, veda et artık
istersen hakimi ol tatmadığım duyguların
dokunma artık bana..."

alıntıdır...  

En son yuna tarafından 13 Kas 2007 19:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

yuna

13 Kas 2007 19:12

Mesaj Gönder

Confused  

sanwhere

13 Kas 2007 19:13

Mesaj Gönder

veda edilmişse birinin arkasından
görüşürüz denmemişse
dönmesin  
fotoğrafı yok

kLe

13 Kas 2007 19:14

Mesaj Gönder

durucam burda gidişini seyredicem,
kıpırtısız sakin gibi görünücem
kavgasız olucak,
fırtınasız olucak ,
saçmasapan olacak,
organlarım birbirine vurucak
arkandan sessiz bakıcam ,
ben yine salağı oyniycam......  

@BoRa@

13 Kas 2007 19:19

Mesaj Gönder

okadar içten ve sade anlatılmışki ...  

yuna

13 Kas 2007 19:19

Mesaj Gönder

Hass Confused  

@BoRa@

13 Kas 2007 19:20

Mesaj Gönder

bu son sarki, son nota
dinlemekten hoşlanırdık bir zamanlar
artık çınlamıyacak bir daha`

masadaki kırıntıları süpürme zamanı
toplamalı olmamışlıkların hasadını
sana bırakmali benden uzakta olanı

belki çokca yanılmıştık
ya da bırakmalıydık daha en başında
mutluluk geçmiş zaman oldu şimdi
hayallerimizi erteledik bir kez daha

elveda.  

yuna

13 Kas 2007 19:24

Mesaj Gönder

hayattaki vedalar
başka nerde vedalar oluyoki  

Pses

13 Kas 2007 19:27

Mesaj Gönder

her şey soğuk ve tehditkardı
yüzler soluk, bedenler itaatkar
saklı amaçlar peşinde koşarken insanlar

sinmiş, korkak, ürkek insanlar
yapayalnız seyirciler onlar
arkada kalan hayat nasıl bir karmaşa?

elveda dünyam, bensiz dön artık
zaten ihtiyacım yok yalanlarına

elveda dünyam, bensiz dön artık
kalsın seninle sahte ne varsa

medley  

yuna

13 Kas 2007 19:29

Mesaj Gönder

yoksun.. istanbuldan nefret ettirdiler yokluğunda; aralarında kısacık mesafeler olan iki oda bir salon aşklarından mahrum ettiler beni üstelik bir yandan da yalnızlığa mahkum ettiler.. bir apartmanın 3. katında ölü bulundu rengi kan kızıla henüz dönmüş saçlarım ben 12. katın camında çayımı içip lapa lapa yağan karı keyifle seyrederken.. cinayet romanlarına, korku filmlerine taş çıkartırcasına oynadılar rollerini, hem yazmaya hem yönetmeye kalkıştılar hikayemi... başrollerimi çaldılar, sustum; oysa kulağına fısıldayacak çok mutsuzluğum vardı daha.. bilirdim anlardın; çünkü yılbaşı alışverişinde aynı eldivene göz dikmiş iki yabancıydık biz; birbirine yabancı iki romantik komediydik tesadüfen çalan şarkılarımızla.. oysa hayat!..

yoksun..

..bu şehre sabah kar düştü..

..gördüğüm her şey adı "ho$çakal" olan bir düştü.."  

yuna

13 Kas 2007 19:33

Mesaj Gönder

işte gidiyorum bir şey demeden
arkamı dönmeden şikayet etmeden
hiçbir şey almadan bir şey vermeden
yol ayrılmış görmeden gidiyorum

ne küslük var ne pişmanlık kalbimde
yürüyorum sanki senin yanında
sesin uzaklaşır her bir adımda
ayak izim kalmadan gidiyorum

geldiğinde kalbim de kırılmadı
gönül kuşu şarkıdan yorulmadı
bana kimse sen gibi sarılmadı
ışığımız sönmeden gidiyorum

barış pirhasan ın yazdıgı kazım koyuncu şarkısı..  

yuna

13 Kas 2007 19:37

Mesaj Gönder

ben gayet iyiyim
çok şükür allahıma=)

dibe vurmak başka bişy
ben paylaşmayı seviyorum hepsi bu ...  

yuna

13 Kas 2007 19:40

Mesaj Gönder

cherry blossom demiş ki:
yilda 2 kere yasiyorum o vedalari..evimi ailemi yurdumu birakmak zorunda kaliyorum..arkamda aglayan anne baba birakiyorum hep..ama onlarin gozlerinde umut ve gurur oluyo cogu zaman..
her seferinde icimde ayni sizi, kalbimde kim olursa olsun..bazen terkedilmis oluyorum..bazen beni gozyaslariyla ugurlayan bi sevgili oluyo..hepsi ayni aciyi veriyo bana..
hep yarım Confused  

yuna

13 Kas 2007 19:41

Mesaj Gönder

yuna demiş ki:
ben gayet iyiyim
çok şükür allahıma=)

dibe vurmak başka bişy
ben paylaşmayı seviyorum hepsi bu ...


noldu facebook krizi
aşıldı mı Confused  
fotoğrafı yok

ACCESSDENIED

13 Kas 2007 19:41

Mesaj Gönder

access denied demiş ki:


noldu facebook krizi
aşıldı mı Confused
bilmem ilgilenmiyorum bitti gitti o iş...  

yuna

13 Kas 2007 19:42

Mesaj Gönder




Sayfa:  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23   Sonraki