yandaş medyada deprem

Anasayfa  \  Forumlar  \  Off Topic  \  yandaş medyada deprem
 
elif çakır izne ayrıldım yazmış

kabataş'ta güya tacize uğrayan türbanlı bacının yaşadıklarına şahitlik yapan elif çakır kovulmuş galiba loll  

gece gibi

25 Kas 2014 18:42

Mesaj Gönder

turk medyasi'nin mottosu:
music demiş ki:
yandas veya muhalif yok, cikar var.
 

music

25 Kas 2014 21:49

Mesaj Gönder

köşe yazarları fikirlerini okuyuculara değil
gazete sahiplerine satıyor..
bu durumda hiç bir
atılma satılma beni şaşırtmıyor..  

har i duPpa

26 Kas 2014 09:45

Mesaj Gönder

esat kıratlıoğlu çıktı dün canlı yayına 85 yaşındaymış adama hala siyasete dön diyorlar  

SaRU

26 Kas 2014 09:59

Mesaj Gönder

ethem sancak iyi bi adamdır diye bilirim çok tanımasam da,ama öle mit geldi cia gitti falan gibi derin bi mevzu olduğunu düşünmüorum,belli ki "sözde" yandaşların temizliği operasyonu..şahsi fikrim bu..  

cind3r3lla man

26 Kas 2014 10:34

Mesaj Gönder

ülkeyi yiğit bulut yönetio mnk  
fotoğrafı yok

dmmm

26 Kas 2014 12:42

Mesaj Gönder

konu ile ilgili bir analiz okudum ilginç

Alıntı:
önce birkaç olaya dikkatinizi çekeceğim.

1- sabah gazetesi aylardır ali babacan’ı diline dolamış. itibarsızlaştırmak, gözden düşürmek, değersizleştirmek için elinden geleni yapıyor.

bazen “paralel yapının elemanı” diyor, bazen ise “milli ekonominin önündeki en büyük engel” olarak gösteriyor.

hükümetin kıdemli bir mensubu hakkında, erdoğan’ın damadı ve kardeşi tarafından yönetilen bir gazetede bu tür haberler çıkmasını nasıl yorumlamalıyız?

2- geçtiğimiz ay yine sabah gazetesi diyanet işleri başkanı’na resmen savaş açtı.

diyanet işleri başkanı mehmet görmez, gezi sürecinde açıkça erdoğan’dan yana tavır almıştı.

hatta “kabataş camii ile alakalı öyle görüntüler izledim ki açıklasam ortalık karışır” diye ipe sapa gelmez cümleler bile etti.

fakat geçtiğimiz günlerde diyanet, atv’de yayınlanan “kertenkele” dizisini eleştirip, bu dizinin camilerde çekilmesine yasak koyunca kıyamet koptu.

sabah gazetesi mehmet görmez aleyhine büyük bir kampanya başlattı ve mehmet görmez’i “paralellerin adamı” ilan etti!

3- başbakan ahmet davutoğlu’nun yakın arkadaşı olan, onun önerisiyle atanan yök başkanı gökhan çetinsaya geçtiğimiz günlerde istifa etmesine fırsat bırakılmadan görevden alındı.

yerine herkesin “alo fatih” namıyla tanıdığı fatih saraç’ın kardeşi yekta saraç atandı.

tanıyanlar bilir, yekta saraç’ın en önemli özelliği erdoğan’ın isteklerini tartışmadan, itiraz etmeden yerine getirmesidir.

4- yine birkaç gün önce rtük, atv grubuna seçim yasaklarını deldi diye bir ceza kesti.

bunun üzerine yine sabah gazetesi birkaç gündür mahallede tanına bilinen rtük başkanı davut dursun aleyhine sert bir kampanya başlattı.

davut dursun’a sabah gazetesinin bu kadar fütursuzca yüklenmesi akıl alır gibi değildi.

fakat kimse üzerinde durmadı.

üstelik bunları sadece sabah gazetesi yapmıyor. sabah’ın hedefe koyduğu isimler, sosyal medyada bazı devşirme ak partililer eliyle hakaret yağmuruna tutuluyor.

***
 

gece gibi

27 Kas 2014 00:51

Mesaj Gönder

Alıntı:
hepimiz bunları görmezden geldik.

ne zaman ki medyada benzer bir tasfiye başladı o zaman kıyamet koptu.

bürokraside, yukarıda sıraladığım olaylara benzer, medyaya yansımayan onlarca değişiklik yapılıyor.

fakat tasfiye edilen gazeteciler göz önünde oldukları için dikkat çektiler.

ali babacan, mehmet görmez, gökhan çetinsaya, davut dursun niçin hedefe konulup gözden çıkarıldıysa star ve akşam’daki tasfiyeler de aynı gerekçeye dayanıyor.

peki nedir bu gerekçe?

***

yıllardır “dava” için yolsuzluğa göz yumanlar; oy arttırmak amacıyla yapılan, ayrışmayı körükleyen siyasi adımlara ses çıkarmayanlar; erdoğan’ın isteklerini “tamam yapalım ama şuna da dikkat edelim” diyerek talebi tartışmaya açanlar; bu istekleri yerine getirirken denge gözetip ayak sürüyenler tasfiye ediliyor.

“bu kadar da olmaz ki” diyenler gönderiliyor. yerlerine çatışmadan ve kavgada yana olan, emirleri gözükara ve hesapsızca uygulayacak birileri getiriliyor.

“iktidar olmak için bazı şeyleri sineye çekebiliriz ama bu kadarı da fazla” diyenler bir bir gidiyor, “erdoğan için gerekirse ölür, öldürürüz” diyenler geliyor.

yani ılımlı, uzlaşmacı, küçük itirazları olan, “efendim biraz dikkatli yapalım” diyenler sahneden kovuluyor.

***

üstelik bu insanların istifa etmelerine fırsat verilmiyor! yolsuzluk, ihanet, kifayetsizlik gibi suçlamalarla işten atılıyorlar ki gelecekte konuşma, eleştirme fırsatları kalmasın.

konuşmaya başladıklarında “kovuldular, o yüzden böyle konuşuyorlar” diyerek değersizleştirmek çok kolay.

cumhurbaşkanı erdoğan, birçok kararı, damadı berat albayrak ve damadın kardeşi serhat albayrak ile beraber alıyor.

ana çekirdek bu üçlü.

sabah gazetesi bir anlamda erdoğan’ın politikalarının da karargahı.

karargahın işlerini zora sokacak, kararlarını tartışmaya açacak, isteklere ayak direyecek kim varsa gözden çıkarılıyor.

gezi olayları sonrası erdoğan’ın istanbul’da yaptığı il başkanları toplantısında şöyle dediğini herkes biliyor: “hiç biriniz bir yiğit bulut kadar olamadınız!”

bunu sadece orada değil her ortamda dile getiriyor.

***
 

gece gibi

27 Kas 2014 00:53

Mesaj Gönder

Alıntı:
türkiye artık yeni bir evreye geçiyor.

çıkarılan yeni yasalar çerçevesinde polise vur emri verilmesi, molotof kokteylin silah sayılması, yüzlerce yeni toma alınması, ‘makul şüpheli’ uygulaması, polise dinleme yetkisi verilmesi… gibi adımların bir anlamı olması gerekiyor değil mi?

yine erdoğan en son yaptığı konuşmada şöyle dedi: “bizim medeniyetimizde esnaf gerektiğinde askerdir, alperendir, gerektiğinde vatanını savunan şehittir, gazidir, kahramandır. gerektiğinde asayişi tesis eden polistir, gerektiğinde adaleti sağlayan hakimdir hakemdir, gerektiğinde de şefkatli kardeştir.”

bütün bu tasfiyeler ve konuşmalar türkiye’nin yeni bir evreye girdiğinin de göstergesidir.

bu yeni türkiye’de, ak partili de olsa, ılımlılara, “ama” diyenlere yer yok.

çok sert bir rüzgar geliyor.

herkesin bileti kesiliyor.

müthiş bir kışkırtma ve meydan okuma bu.

bu yeni evrede çocuklarımızı, huzurumuzu, hayatımızı nasıl koruyacağımızı dert etmemiz gerekirken küçük ayrıntılarla uğraşıyoruz.

star’dan kovulan gazetecilerin durumuna sevineceğinize, türkiye’nin girdiği bu yeni evrede ne yapacağınızı düşünseniz fena olmaz.


http://www.internethaber.com/star-gazetesinde-tam-olarak-ne-oldu-16973y.htm  

gece gibi

27 Kas 2014 00:55

Mesaj Gönder

gazeteden kovulan köşe yazarları yaptıkları açıklamalar ile türkiye'deki gazetecilik anlayışına ışık tutuyor.
bazıları "nerede kaldı ahde vefa" diye hayıflanmaya başlamış.
gazetecilik mesleği ile türkiye'de bir statü kazanmaya çalışırsan bu senin gerizekalı olduğunu
ve ertesi gün kapıya konabileceğin ihtimalini ortaya çıkarır.

köşe yazarı dediğin yazısını yazar, maaşını alır, sosyal haklarını savunur hepsi bu.
işinden kovulursa da veya istifa ederse de patronuna bakmadan yarın başka bir gazetede iş bulur ve hayatına devam eder.

fakat bizim ülkede yazarlar haddinden fazla önemseniyor.
adeta birer halk kahramanı hepsi.  

r o m

27 Kas 2014 09:16

Mesaj Gönder

ben ayni fikirde degilim.
gazetecilik cok onemli ve prestijli bir meslek olmali esasinda. tipki ogretmenlik gibi, tipki avukatlik gibi, tipki doktorluk gibi.
ve bunun anlasilamayip olmamasinin nedeni, bu dunya duzeni icinde hicbir ahlaki degerin oneminin kalmamasi ile birlikte insanin mumkun olan her yonden bozulmasi.  

music

27 Kas 2014 09:28

Mesaj Gönder

mesela birgün gazetesinin twitter hesabı,
her sabah attığı manşetlerle ve okurlarının "ay bugünde gazetemi otobüste unutmuşum" minvalinde rt edilen twitleri ile kendisini övüyor,
veyahut başka bir şey.
bir gazeteye saplantı şeklinde hayranlık duymak vs.
bu bana biraz tuhaf geliyor.  

r o m

27 Kas 2014 10:31

Mesaj Gönder

gazetedeki köşe yazarlarının bence de değerli olması gerekiyor
sonuçta büyük sayıda insanlara ulaşma ihtimali normal insanlardan daha fazla

kovulan yalakalardan birinin biz olmasak gezi olaylarında çok daha fazla yara alırdınız tarzı yazısından da anlayabiliyoruz bunu  

asertis

27 Kas 2014 10:35

Mesaj Gönder

music demiş ki:
ben ayni fikirde degilim.
gazetecilik cok onemli ve prestijli bir meslek olmali esasinda. tipki ogretmenlik gibi, tipki avukatlik gibi, tipki doktorluk gibi.
ve bunun anlasilamayip olmamasinin nedeni, bu dunya duzeni icinde hicbir ahlaki degerin oneminin kalmamasi ile birlikte insanin mumkun olan her yonden bozulmasi.


bu soylediginize de cevap vermisim bu yazimimda rom.
"olmali esasinda" demisim.
iste boyle abuk subukluklar yaparak kendilerini bozdular. zaten akli eren kimsenin medyaya en ufak bir guveni de yok artik. medya zaten olusumu itibariyle siyasetle dirsek dirsegedir. fakat iste ayrismali ve objektif olarak halki bilinclendirme uzerine devam etmeliydi. olamadi. insan faktoru olunca tabi isin icinde, hersey bozulmaya mahkum.  

music

27 Kas 2014 10:36

Mesaj Gönder

yani medya mensuplari eger bu siyasetle ilisiklerini kirip bagimsizliga erebilselerdi ve haberlerini sadece halki dogru bir sekilde haberdar etmek uzere yapsalardi; sonuc cok daha farkli olurdu.
ama iste insan cok onursuz bir mahlukat oldugundan, bunlar umitten oteye gecemiyor.

bu konuyu surada da epey tartismistik;
http://forum.80630.com/f1/t307839.html  

music

27 Kas 2014 10:42

Mesaj Gönder




Sayfa:   Önceki  1 2 3 4 5   Sonraki