anayasa komisyonu için meclis’e gelen fener rum patriği bartholomeos, vatandaşlık tanımı için şu öneriyi getirdi: “türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes, din, mezhep, dil ve etnik köken gözetilmeksizin türk’tür. türklük, bütün türk vatandaşlarının beraberce varlığının ve dayanışmasının ifadesidir.”
fener rum patriği bartholomeos, anayasa uzlaşma komisyonu’nun davetiyle dün beraberindeki ekiple tbmm’ye geldi. geçmişte cumhurbaşkanı turgut özal’ın cenazesi için meclis’e gelen patrik, ilk kez davet üzerine meclis’i ziyaret etti. tbmm’nin toplantı çağrısında, dışişleri bakanlığı’nın genel olarak kullandığı “fener rum patriği” yerine “istanbul rum patrikliği” sıfatı kullandı. bartholomeos toplantıda, diplomatik alanda tartışma konusu olan “ekümeniklik” konusuna hiç değinmedi.
bürokraside yokuz
eşitlik, çoğulculuk ve özgürlük eksenli bir anayasa öneriler paketi sunan bartholomeos “ben gökçeada doğumluyum, yedek subaylığımı istanbul’da yaptım. bizler bu toplumun parçasıyız. vatandaş olarak görevlerimizi hep yaptık ama vatandaşlık haklarından yararlanamadık, 2’nci sınıf vatandaş olduk. biz bürokraside, eğitimde eşitlik istiyoruz. özellikle yüksek düzeyde bürokraside azınlıklar neredeyse hiç yoktur” dedi. bartholomeos “kamu hizmetlerine girme hakkı ve eşitlik” başlığıyla anayasa’ya şu maddeyi önerdi: “devlet, eşitliğin hayata geçirilmesi ve hiçbir vatandaşın dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerden ötürü kamu hizmetlerine girmede ayrımcılığa maruz kalmaması için gerekli bütün özel koruma önlemlerini almakla yükümlüdür.”
duygulandıran tanım
patrik, heyetin sorusu üzerine vatandaşlık tanımı olarak da şu öneriyi getirdi: “türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes, din, mezhep, dil ve etnik köken gözetilmeksizin türktür. türklük, bütün türk vatandaşlarının beraberce varlığının ve dayanışmasının ifadesidir.”
komisyonun mhp’li üyesi oktay öztürk, bu ifadeler üzerine “komisyon çalışmalarına başladığından beri ilk kez kez siz, türklüğü birleştirici, bütünleştirici olarak tanımladınız. beni duygulandırdınız, teşekkür ederim” dedi.
yabancı değiliz
“tüm işlemlerimizde dışişleri bakanlığı ile muhatap oluyoruz. bunu doğru bulmuyoruz, biz yabancı değiliz. biz 1700 yıldır buradayız. yabancı vakıflar tabirinin kullanılmasını yadırgıyoruz. böyle olunca anayasa’nın eşitlik ilkesi teoride kalıyor. en önemli sorun tüzel kişiliğimizin olmaması. lozan’da azınlıklar için ‘kendi paralarıyla okul açabilirler’ diyor. ancak 1844’te kurulan ruhban okulu 1971’de kapatıldı. bu haksız bir icraattı.”
azınlık olalım
tbmm anayasa uzlaşma komisyonu dün midyat süryani mor gabriel manastırı vakfı başkanı kuryakos ergün’ü de dinledi. ergün, yabancı isimleri kullandıklarını ancak azınlık sayılmadıkları için özgün soyadlarını kullanamadıklarını vurguladı. süryani kimliğinin tanınmasını isteyen ergün, şunları söyledi: “uygulamada azınlık olarak rum, ermeni ve yahudiler kabul ediliyor. lozan antlaşması kapsamında süryaniler’e hakları tanınmıyor. lozan antlaşması kapsamında süryaniler azınlık statüsünün kabul edilip anayasal güvenceye kavuşturulmalı.”
ayrım zihinde
vakiflar genel müdürlüğü’ne bağlı vakıflar genel meclisi’nde türkiye cemaat (rum, ermeni, yahudi) vakıfları temsilcisi pantelis lakis vingas da toplumda ayrımcılık güdülenmesine örnek verirken “bir görüşme için başbakanlığa gelmiştim. vakıflar genel müdürlüğü kartımı danışmaya verdim. görevli telefonla özel kalemi ararken ‘efendim bir yabancı sizi görmek istiyor’ dedi. oysa ben üzerinde ay yıldızlı kimliğimi uzatmıştım. zihinlerdeki ayrımcılığı yıkmak daha zor oluyor” dedi
fener rum patriği bartholomeos, anayasa uzlaşma komisyonu’nun davetiyle dün beraberindeki ekiple tbmm’ye geldi. geçmişte cumhurbaşkanı turgut özal’ın cenazesi için meclis’e gelen patrik, ilk kez davet üzerine meclis’i ziyaret etti. tbmm’nin toplantı çağrısında, dışişleri bakanlığı’nın genel olarak kullandığı “fener rum patriği” yerine “istanbul rum patrikliği” sıfatı kullandı. bartholomeos toplantıda, diplomatik alanda tartışma konusu olan “ekümeniklik” konusuna hiç değinmedi.
bürokraside yokuz
eşitlik, çoğulculuk ve özgürlük eksenli bir anayasa öneriler paketi sunan bartholomeos “ben gökçeada doğumluyum, yedek subaylığımı istanbul’da yaptım. bizler bu toplumun parçasıyız. vatandaş olarak görevlerimizi hep yaptık ama vatandaşlık haklarından yararlanamadık, 2’nci sınıf vatandaş olduk. biz bürokraside, eğitimde eşitlik istiyoruz. özellikle yüksek düzeyde bürokraside azınlıklar neredeyse hiç yoktur” dedi. bartholomeos “kamu hizmetlerine girme hakkı ve eşitlik” başlığıyla anayasa’ya şu maddeyi önerdi: “devlet, eşitliğin hayata geçirilmesi ve hiçbir vatandaşın dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerden ötürü kamu hizmetlerine girmede ayrımcılığa maruz kalmaması için gerekli bütün özel koruma önlemlerini almakla yükümlüdür.”
duygulandıran tanım
patrik, heyetin sorusu üzerine vatandaşlık tanımı olarak da şu öneriyi getirdi: “türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes, din, mezhep, dil ve etnik köken gözetilmeksizin türktür. türklük, bütün türk vatandaşlarının beraberce varlığının ve dayanışmasının ifadesidir.”
komisyonun mhp’li üyesi oktay öztürk, bu ifadeler üzerine “komisyon çalışmalarına başladığından beri ilk kez kez siz, türklüğü birleştirici, bütünleştirici olarak tanımladınız. beni duygulandırdınız, teşekkür ederim” dedi.
yabancı değiliz
“tüm işlemlerimizde dışişleri bakanlığı ile muhatap oluyoruz. bunu doğru bulmuyoruz, biz yabancı değiliz. biz 1700 yıldır buradayız. yabancı vakıflar tabirinin kullanılmasını yadırgıyoruz. böyle olunca anayasa’nın eşitlik ilkesi teoride kalıyor. en önemli sorun tüzel kişiliğimizin olmaması. lozan’da azınlıklar için ‘kendi paralarıyla okul açabilirler’ diyor. ancak 1844’te kurulan ruhban okulu 1971’de kapatıldı. bu haksız bir icraattı.”
azınlık olalım
tbmm anayasa uzlaşma komisyonu dün midyat süryani mor gabriel manastırı vakfı başkanı kuryakos ergün’ü de dinledi. ergün, yabancı isimleri kullandıklarını ancak azınlık sayılmadıkları için özgün soyadlarını kullanamadıklarını vurguladı. süryani kimliğinin tanınmasını isteyen ergün, şunları söyledi: “uygulamada azınlık olarak rum, ermeni ve yahudiler kabul ediliyor. lozan antlaşması kapsamında süryaniler’e hakları tanınmıyor. lozan antlaşması kapsamında süryaniler azınlık statüsünün kabul edilip anayasal güvenceye kavuşturulmalı.”
ayrım zihinde
vakiflar genel müdürlüğü’ne bağlı vakıflar genel meclisi’nde türkiye cemaat (rum, ermeni, yahudi) vakıfları temsilcisi pantelis lakis vingas da toplumda ayrımcılık güdülenmesine örnek verirken “bir görüşme için başbakanlığa gelmiştim. vakıflar genel müdürlüğü kartımı danışmaya verdim. görevli telefonla özel kalemi ararken ‘efendim bir yabancı sizi görmek istiyor’ dedi. oysa ben üzerinde ay yıldızlı kimliğimi uzatmıştım. zihinlerdeki ayrımcılığı yıkmak daha zor oluyor” dedi
biz de onu diyorduk zaten
sen önce kendi zihnindeki ayırımcılığı yık. kendini bizim içimizden biri gibi görüp sonra da azınlık hakları talebinde bulunarak nasıl bir çelişki içinde olduğun ortada. işi gücü fitne ve görevi ekümen devlet olma olan bu zihniyetli tüm insanların konuşmalarına hiç bir platformda izin verilmemeli zira okulunuzun da ne için kapatıldığı ortada, pamuk dede tripleri ile şekerden başka bi cacık satamazsın.
ismi futbolcu ismi gibi çok iyi bi adam bu :/
patrik göle türklük çalmış görenler patriğe ne yapıyorsun demiş ekümenlik diye cevaplamış.yapma etme patrik hiç göl türklük tutar mı demişler.ya tutarsa demiş
| b e r k e demiş ki: |
| biz de onu diyorduk zaten |
hayırlısı
kismen yalan
soyle ki
yurtdisindaki turklerin birbiriyle dayanismasi diye bisi yok
soyle ki
yurtdisindaki turklerin birbiriyle dayanismasi diye bisi yok
din denen olgunun aslen siyaset için yaratıldığını bir kez daha bize ispatlamış
bir sen eksik kalmıştın anayasa konusunda konuşmayan.
En son r o m tarafından 21 Şub 2012 11:52 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
bir sen eksik kalmıştın anayasa konusunda konuşmayan.
En son r o m tarafından 21 Şub 2012 11:52 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
türklük değil insanlık dayanışmadır
| furai demiş ki: |
| kismen yalan
soyle ki yurtdisindaki turklerin birbiriyle dayanismasi diye bisi yok |
ne gördün ne yaşadın bilmiyorum ama benim gördüklerim tam tersiydi
sırf türk öğrenciyim diye para almayan lokanta sahibini de gördüm, sen yeni geldin al özlemişsindir diye hürriyet gazetesini vereni de
ufak da olsa bunların kıymetini ve bende bıraktığı izi asla unutamam
amcamizin konusundan bagimsiz, oncelikle turkluk sadece milli mac oldugu zaman, sehit verildigi zaman, bir de baska bir ulkede azinlik konumundayken dayanismadir. bu sonuncusu da disa kapali, yeni olandan korkan zihin sebebiyle, mecburiyetten yani.
onun disinda birbirini her fisatta bu denli skmeye calisan millet yoktur zagaar.
onun disinda birbirini her fisatta bu denli skmeye calisan millet yoktur zagaar.
| b e r k e demiş ki: |
|
ne gördün ne yaşadın bilmiyorum ama benim gördüklerim tam tersiydi sırf türk öğrenciyim diye para almayan lokanta sahibini de gördüm, sen yeni geldin al özlemişsindir diye hürriyet gazetesini vereni de ufak da olsa bunların kıymetini ve bende bıraktığı izi asla unutamam |
ben bi türk iş adamları derneğine gitmiştim, benim onlara sarılasım varken yüzüme bakmamışlardı, bıyığım badem değildi sanırım ondandır diye düşündüm
| phantoma demiş ki: |
|
ben bi türk iş adamları derneğine gitmiştim, benim onlara sarılasım varken yüzüme bakmamışlardı, bıyığım badem değildi sanırım ondandır diye düşündüm |
o olay başkaymış ya sen tespiti yapmışsın zaten
sayın patriği sevmem ama tanımlama ve öneri yerinde olmuş
gerçekten samimi iseler ekümeniklik taleplerinden vazgeçip, ruhban okulu diye tutturmasınlar !!!
gerçekten samimi iseler ekümeniklik taleplerinden vazgeçip, ruhban okulu diye tutturmasınlar !!!