tsk sınır ihlali yapan bir grubu bombaladı / uludere

Anasayfa  \  Forumlar  \  Off Topic  \  tsk sınır ihlali yapan bir grubu bombaladı / uludere
 
parayı verdik fazla uzatmayın diyor yani  

gece gibi

22 May 2012 19:10

Mesaj Gönder

hava kuvvetlerini ele geçiremedik o nedenle boku onlara atıyoruz. devlet özür dilemez lan mealinde saçmalamalar by i.n.şahin  

SaRU

24 May 2012 09:13

Mesaj Gönder

işine geldikleri zaman asker siyasi otoriteye bağlı işine gelmedikleri zaman asker kendi yapmıştır. hass...tir diorum osman baydemir şeklinde  

SaRU

24 May 2012 09:33

Mesaj Gönder

 

gece gibi

24 May 2012 16:14

Mesaj Gönder

Alıntı:
yeni şafak yalanin da suyunu çikardi

yeni şafak gazetesi geçtiğimiz günlerde uludere katliamı’nı konu alan bir manşetle çıktı. gazetenin iddiasına göre uludere katliamı’nın sorumlusu tuğgeneral salim cüneyt kavuncu’ydu. gazete, bombalama emrini veren kavuncu’nun olayın ardından emekli edilerek cezalandırıldığını yazdı.

yeni şafak’ın yalanı kavuncu’nun gazeteye gönderdiği açıklamayla ortaya çıktı.

kavuncu, 28 aralık 2011 gecesi yaşanan katliamdan iki buçuk ay önce 17 ekim’de emeklilik dilekçesini vermiş, katliamdan bir buçuk ay önce ise milli savunma bakanı’nın da onayıyla emekli olmuştu. yeni şafak, emekli komutana “emir verdi” suçlaması yaparak açıkça yalan haber yaptı.

kavuncu’nun yeni şafak’ın yalanını ortaya koyan açıklaması gazetede abdulkadir selvi’nin yazısının altında şöyle yer aldı:

“17 ekim tarihinde tsk’dan emeklilik dilekçemi verdim. 17 kasım tarihinde milli savunma bakanı sayın ismet yılmaz’ın emekliliğimi onaylaması üzerine son derece iyi anılarla emekli oldum. bu olayla (uludere) ilişkilendirilmem beni son derece üzmektedir. baştan ibaren sayın milli savunma bakanı ve genelkurmay başkanlığı benim bu olayla ilgimin olmadığını açıklaması nedeniyle herhandi bir açıklama ihtiyacı duymamıştım. ancak bu tür haberlerin devam etmesi üzerine bu açıklamayı yapmaya gerek duydum.”

başbakan “iftiranın da bir sınırı var” dedi ama yeni şafak sınır tanımadığını gösterdi.

odatv.com
 

yasama dair

24 May 2012 18:48

Mesaj Gönder

Alıntı:
uludere cinayetse hesabını vermek kimlere düşer?
mustafa mutlu - mmutlu@gazetevatan.com
--------------------------------------------------------------------------------

başbakan erdoğan dün partisinin kadın kolları 3. olağan kongresi’nde son derece ilginç bir konuşma yaptı. sezaryenle doğuma karşı olduğunu söyledikten sonra sözü kürtaja getirdi ve “her kürtaj bir uludere’dir” dedi...

başbakan’ın “uludere”den kastı ne? şırnak’ın uludere ilçesinde mazot kaçakçılığı yapan 34 kişinin, 28 aralık 2011’de terörist sanılarak öldürülmesi... yani kendisinin, “özür diledik, fazlasıyla tazminat da verdik” anlamındaki sözlerle kestirip attığı o feci olay!

şimdi hiç kimsenin aklına gelmeyecek bir şekilde bu katliamı, “kürtaj”a benzetiyor!

demek istiyor ki; “türkiye’de kürtaj serbest olduğu için, her gün uludere’de öldürülenler kadar çocuk katlediliyor...”

işin “kürtaj” tarafını bir yana bırakalım; savunulacak tarafları da var karşı çıkılacak tarafları da...

ben bu sözlerin “uludere”yle ilgili bölümüne takılıp kaldım.

başbakan, kürtaj konusundaki görüşünü haklı çıkarmak için de olsa madem uludere’nin bir “katliam” olduğu fikrine katılıyor...

o zaman neden gereğini yapmıyor?

diyeceksiniz ki, “yapmış işte, özür dilemiş, fazlasıyla tazminat vermiş...”

hukuk devletlerinde böyle yaptırım olmaz...

sorumlular bulunur ve hesap sorulur...

oysa aradan geçen beş ayı aşkın sürede, emri kimin verdiği bile belirlenemedi...

peki; başbakan bu beş ayda, altmış yıl önce dersim’de yaşananlar konusunda rahmetli ismet inönü’yü ve dönemin bakanlarını, askerlerini, hakimlerini, savcılarını kaç kez “katliamcı” ilan etti?

en az beş kez!

dersim’in isyan mı katliam mı olduğu hâlâ tartışmalı ama kendi iktidarındaki uludere’nin “katliam” olduğunu, dün “kürtaj” vesilesiyle de olsa kendi söyledi...

eğer her kürtaj bir uludere’yse...

ve uludere de bir cinayetse, katliamsa...

bu durumda devlet eliyle işlenen bu katliamın, siyasetçi, asker, bürokrat bütün sorumlularının hesap vermesi gerekiyor!

operasyonda yetkisi bulunan herkesin istifa ettirilerek ya da görevlerinden alınarak yargılanması kaçınılmaz hale geliyor...

madem dersim’in bir numaralı sorumlusu olarak, dönemin cumhurbaşkanı ismet inönü’yü görebiliyor; o zaman bugünkü icraatın başı olarak kendisinin de kendi iktidarında meydana gelen bu facianın hesabını, siyaseten vermesi kaçınılmaz bir hal alıyor!

peki; başbakan, bu hesabı verir mi?

bu dünyadakini soruyorsanız...

çok beklersiniz!




 

yasama dair

27 May 2012 09:44

Mesaj Gönder

Alıntı:
uludere

bugün burada uludere konusunda samimi duygularımı anlatmak istiyorum. ben burada siyasetçiden öte bir insan, bir baba, bir kardeşiniz olarak konuşuyorum.medyaya konuşmuyorum. bizim milletimiz anlıyor. o yüzden milletimizin diliyle, gönül diliyle konuşuyorum.

bakın, bu ülkede son 30 yılda devam eden terör eylemlerinde yaklaşık 40 bin insan hayatını kaybetti. maalesef bu ölümlerle ilgili soru sorma fırsatı vermediler. medya doğru soruları sormadı, bazı partiler şehit cenazelerini manipüle etti, bazı partiler terör örgütünü manipüle etti. ilk kez ak parti çıktı bu terör hadisesinin karşısında açıkca çıktı ve dur dedi. biz dersim'i, faili meçhulleri, 27 mayıs'ı sorgulayan tek partiyiz. bazı partiler şehitlerimiz üzerinden prim kazandı, bazıları gözlerini kapatıp sessiz kaldı, bazı partililerimizde kan üzerinden pazarlık yaptı. ilk kez bu kanlı siyasete gönüllü olarak cesaretle 'dur ' diyen biz olduk.

biz mafyayla, çetele, cuıntayla savaşırken, biz kürt kardeşlerimizle helalleşirken birileri ilk defa vicdanı keşfetti. biz analar ağlamasın dediğimizde "tabii ki analar ağlayacak" diyenler şimdi başlarına taş düşmüş gibi...

bakın tekrar söylüyorum, uludere konusunda uluslararası bir karalama kampanyası yürütülüyor.

 

yasama dair

27 May 2012 18:03

Mesaj Gönder

Alıntı:
ak parti uludere konusunda kivraniyor

iktidar, iktidardaki ak parti’nin ilk günden itibaren uludere konusunda nasıl kıvranıp, acılar çektiğini görüyorsunuz. acı o kadar şiddetli ki başbakan recep tayyip erdoğan ve parti yöneticilerinin yüzlerinde, sözlerinde, davranışlarında bunu görmek mümkün.

erdoğan sezaryene karşı ama bu acıyı sezaryenden başka dindirecek bir çözüm yolu da görünmüyor. uludere’nin arkasındaki gerçeği ortaya çıkarmamak için doğumu erteledikçe, öyle zannediyorum ki hem çocuğu hem de ak parti’yi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyayız.

ak parti hamile olduğunu öğrendği anda ...

ak parti, uludere konusunda hamile olduğunu öğrendiği andan itibaren bu durumu kabullenmemek için elinden geleni yaptı. “çocuk benden değil, başkasından” demeye başladı.

çocuğun gerçek babasi mit

çocuğun gerçek babasının mit olduğunu yazmamın ardından da erdoğan önce kameralar karşısına geçip “böcek, cambaz” yakıştırmalarıyla, ardından da grup toplantısında şahsımı ve şahsım üzerinden bu haberlerin arkasında olduğunu düşündüğü “cemaat”i hedef alıp, “terbiye yöntemiyle” ortadaki “gerçek” durumu kapatacağını düşündü.

medyanin ak silahşorlari

başbakan’ın yanıldığı bir durum vardı. herkesi kendi partisi, medyası, grubu gibi düşünüyordu. medyada partisinin sözcülüğünü yapan, emir ve korkuyla yazı yazan (yazamayan), sayıları da bir hayli fazla olan bu “ak silahşorlara” beni benzetmek yanılgısına düşmüştü. ne ben onlar gibi bir yerlere aittim, ne de emir alarak yazı yazacak bir karaktere sahiptim.

uludere toplu tecavüzdü

uludere aslında toplu bir tecavüzün eseriydi. ortada bir tecavüz vardı ve bu tecavüz sonucu rahme düşen çocuğa kimse sahip çıkmıyordu.

olayın sorumlularından biri mit’ti. bunu yazmamın ardından vakit kaybetmeden kamuoyuna bir açıklama yapmışlar ve “spermlerin” kendilerine ait olmadığını açıklamışlardı. bununla da yetinmeyip, çocuğun gerçek babasını ortaya çıkarmak için çaba gösteren şahsımın peşine “elemanlarını” takmışlardı. “bildik” yöntemlerle beni susturmaya çalışıyorlardı.

lafı fazla uzatmak istemiyorum. uludere katliamının yaşandığı günden itibaren bugüne kadar yaşanan tartışmalara, ortaya çıkan gerçeklere bakıldığında bu çocuğun babasının kim olduğu, toplu tecavüze yeltenenlerin kimler olduğu artık gün yüzüne çıkmış durumda. istihbaratıyla, askeriyle, “milli kaynak” diyerek de bu durumu kapatmanın imkânsızlığı ortada.

uludere bir generalin işi olsaydi

uludere’de vur emri bir iki generalin işi olsaydı, emin olun ak parti şu an o generalleri vermiş, kamuoyunu da susturmuştu. kritik nokta “istihbaratın” kimden gittiğiydi ve ilk günden itibaren bu konu hep sumen altı edilmeye çalışıldı. bu durumu üst perdeden yalanlamaya çalışan başbakan, yanıldığını gördü. ya da kamuoyunu yanılttığı bu süreçte ortaya çıkınca zor durumda kaldı. bu kadar kıvranmanın, acı çekmenin nedeni, istihbaratın nereden gittiğini kendisinin de çok iyi bilmesi ve bunu kamuoyuna açıklayamaması.

yukarıda dediğim gibi soruşturmayı uzatmak, “gizli” adlarla kapatmaya çalışmak, hem kendisine, hem partisine hem de türkiye’ye zarar verecek. doğumu ötelemenin, uzatmanın manası yok. sezaryen en iyi çözüm. “gizlilik” adı altında dosyalar kapatılmaya çalışılırsa, inanın bu çocuk eninde sonunda dünyaya gelecek. doğumun ardından olay kapatılsa da bu kez de dna testiyle bu çocuğun “babalarının” kimler olduğunu öğreneceğiz.



"medyanın ak kalemşörleri", "ak parti hamile kaldı ve çocuk benden değil dedi", "uludere toplu tecavüzdü", "sezaryen iyi çözüm"


ooww baransu neler yazmış..bu konuyu aslında bi kapamışlardı ama amerikalı askerin açıklaması sonrası hani saçma sapan cevaplar verdiler konu tekrar gündeme oturdu  

gece gibi

28 May 2012 09:20

Mesaj Gönder

erdoğan'ın görmediği gerçekler


kaçakçılar mayına niye basmıyor diyen erdoğan ya gerçekleri söyleyemiyor ya da yanlış bilgilendiriliyor.


işte mayına basarak ölen yada sakat kalan uludereli köylülerden bir kaçının ismi


ben salih encü’yüm;

roboskî‘de açıldı gözlerim yalan dünyaya.. yedi nüfuslu bir aile idik..

kaçağa gitmediğim zamanlar, yerim anamın dizinin dibiydi, gözbebeği idim ben onun. fakat kader, ne yaparsın... iki ağabeyim okusun diye okulu bırakacak kadar yoksuldum..

okulu bıraktım diye hayallerimi de bırakmadım elbette. babam on dört yıl önce sakat kalmıştı mayına basarak... ağabeylerim okusundu, babam yürüsündü, neyime yetmezdi bu kadarı!? anlayacağınız onların umudu ben isem, benim de umudum onlardı...






ben aslan encü'yüm

abim, 10 kardeşe bakmak için gittiği kaçakta bacağını bırakmıştı şimdi bana mezar olan bu toprağa. sıra bana gelmiş abimin yerine ben düşmüştüm bu yola. hem eve bakmak hem de abimin eskimiş protezini değiştirmek için.
çıkmadan anama tembih ettim ''kekliklerimi susuz bırakma'' diye. keklikleri sahipsiz, anamı da aslan'sız bıraktı o koca bombalar.



ben faruk encü'yüm

uludere saldırısında kardeşimi kaybettim. babam zeki encü mayına basarak öldü. ben kaymakamı nafiz yavuz'a saldırdığı iddiası ile tutuklandım.



ben halil encü'yüm


katliamda iki oğlumu kaybettim orhan 13 ve zeydan ise 23 yaşındaydı. ben daha önce mayına basarak sakat kaldım



ben mehmet encü'yüm


köy korucusuydum mayın yüzünden gözlerimi kaybettim yetmedi uludere bombalamasında oğlum erkan'ı (13), kardeşim savaş'ı (15) ve kardeşim hüsnü'yü (26) de kaybettim


ben ismail encü'yüm


öldürülen 34 gençten hüseyin'in amcasıyım. traktörle mayına bastım şu an bir kolum yok.

ben lezgin encü'yüm

mayına bastım. bir ayağımı kaybettim uludere katliamında ise 6 akrabamı kaybettim.



ben abdullah ark'ım


mayına bastım ayağım sakat kaldı.



ben ubeydullah encü'yüm

ot toplamak için gittiğim dağda mayına bastım bacağım sakat.


ben selim encü'yüm


köyde hayvanları otlatıyordum yani çobandım mayına bastım


hava asal  

gece gibi

29 May 2012 13:33

Mesaj Gönder

bunları da okusa ya başbakan  

yasama dair

29 May 2012 19:52

Mesaj Gönder

fuhrerimiz bunları bilmiyorsa bile eminim etrafındaki içinde cia ajanlarınında olduğu yaklaşık 500 kişi biliyordur.ortaklaşa bir çalışma yürüttükleri içinde amerikan tarzı gündem belirleme ve toplum mühendisliği yaratılıyor. baktılar türk halkı kafayı dinle imanla bozmuş, asla ve asla sorgu yeteneği gelişmemiş.
dayıyorlar saçma gündemleri, nasılsa muhalefette aynı potada, yaslanıyorlar arkalarına.  

r o m

29 May 2012 20:10

Mesaj Gönder

milletvekilleri de dokunaklı konuşma sonrası ağlıyor...

eskiden 1 kişi ağlıyordu şimdi sayılar çoğalmış  

yasama dair

29 May 2012 20:16

Mesaj Gönder

mağduru severiz biz, duygusalız da biraz.
oktar babuna sağ olsun, ahaliden topladığı kan örnekleri ile genetiğimizi çözdürdü.  

r o m

29 May 2012 20:24

Mesaj Gönder

ağlamaya başladılar mı yeni bir yasa bişi geliyor demektir.  

gece gibi

29 May 2012 20:30

Mesaj Gönder

körtaj yasası geliyor arada köprü ihalesi geçti ...bombardıman emrini kim verdi halen açıklanmadı..  

yasama dair

29 May 2012 20:32

Mesaj Gönder